Yazarın iddiası, Ursula von der Leyen'in Türkiye'yi Avrupa dışında konumlandırma çabasının, AB'nin kendi içindeki istikrarsızlık ve çelişkili tutumlarını yansıttığı; bunu öne sürüyor çünkü AB'nin Türkiye'ye karşı yapısal önyargıları, İngiltere'nin Ankara'yla kurmakta olduğu stratejik ortaklıkla çelişiyor. Kilit argüman: ABD-Avrupa ilişkilerindeki belirsizlik ve Çin-Rusya faktörü, mantıken AB'yi Türkiye'ye yaklaştırırken, Avrupa'nın 'habis mirasındaki' zihinsel engeller bunu engelliyor—peki bu çelişki çözülebilir mi, yoksa Türkiye'nin bağımsız bir yol arayışını meşru kılmış mıdır?
Ursula von der Leyen hanımın -malûm, kendisi AB Komisyonu Başkanı oluyor- 'Avrupa kıtasını tamamlamayı başarmamız gerekiyor ki, Türk, Rus ya da Çin etkisi altına girmesin' açıklamalarına "yerli Avrupacılar" dahi vahlandılar.
Yine de eleştirilerini, 'patavatsızlık' diyerek yumuşattılar ki, çok dövmeyelim. Ama Avrupa'nın Türkiye'ye dair bu cümleleri kurarken "aklından ve gönlünden geçeni" söyleyip söylemediğinde uzlaşmamız gerekiyor. Bir de, zamanlamasını manidar bulmak zorundayız. Çünkü hem Batı/Transatlantik içindeki çatlaklara hem de bizzat Avrupa içindeki kırıklara basıyor...
Leyen'in sözlerine Avrupa'dan da itirazlar duyduk. Mesela, AB Konseyi eski Başkanı Charles Michel dedi ki, "Sayın Leyen, Türkiye, NATO'nun önemli bir müttefiki, kilit güç ortağı, bir enerji koridoru, Avrupa'nın sınırında önemli bir savunma ortağı ve ciddi bir bölgesel güçtür. Avrupa, çifte standart uygulayarak güçlenemez"...
Aslında bu da Türkiye ile ilişkilerde "nelere baktıklarını" önceliyor ama neyse artık..
AB ve Avrupa'nın Türkiye'ye dair gerçek hissiyatları bunlar mıdır On yıllar boyu süren AB maceramızda karşımızda hep bu mu vardı Öyleyse, yeni dünya arayışlarında biz Avrupa'ya nasıl bakmalıyız
Leyen'in açıklamasıyla paralel, kısa geçmişten tek örnekle bu tartışmayı bağlayabiliriz...
Josep Borrel'i hatırlıyor olmalıyız; AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi, yani AB Dışişleri Bakanı diyebiliriz, 2022 Ekim'inde dedi ki, "Avrupa güzel bir bahçedir, dünyanın geri kalanı ise jungle/vahşi bir orman". Bu Leyen'in dünyaya ve bize bakışıyla birebir aynıdır...
"Bu genel bir değerlendirme, Leyen gibi özel olarak ülkeleri tasnif etmiyor" diyebilirsiniz. O da var; 2020 Avrupa Parlamentosu'nda yaptığı konuşma, "eski imparatorluklar geri gelmeye başladı. Bunlardan üçü Rusya, Çin ve Türkiye'dir."
Türkiye-AB ilişkileri, Avrupa'nın Ankara'yı dışarıda ve aşağıda gördüğü sayısız örnekle doludur. Müslüman ve büyük nüfuslu bir ülke olmamızdan başlayarak konjonktüre göre gerekçelendirilmiş ayak sürümeler tarihidir...
'Leyen'e kızmak kolay', evet... Kendimize de kızmayı öğrenmemiz gerekmiyor mu
***
Bu ve benzer açıklamaların anlık zırvalıklardan, Batı tipi yerleşik ve çarpık zihin yapısının tezahürleri olduğundan başka, bir de "zamanlaması" var...
AB, Türkiye'yi "bulaşmasın bize" türünden salgın hastalık gibi tarif ederken, İngiltere, Türkiye'yi ağırlıyordu...
Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan ile İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, iki ülke arasında "Stratejik Ortaklık Çerçeve Belgesi" imzaladılar...
Ortak açıklamada da şöyle denildi; "Bugün Londra'da imzalanan belge, tarihi bir dostluğa, mükemmel düzeyde ikili ilişkilere sahip, Ortadoğu'nun güvenlik ve istikrarına yönelik güçlü iradeleri dahil çeşitli uluslararası meseleler ve küresel sınamalar hakkında ortak bakış açısını paylaşan, NATO müttefiki ve stratejik ortak olan ülkelerimiz arasında diyaloğu ve iş birliğini güçlendirmek için sağlam bir temel teşkil etmektedir. Küresel ölçekte çok kutuplu, parçalanmış uluslararası düzene doğru geçişin hızlanması Türkiye ve İngiltere'yi artan riskler dönemine sokmuş, güvenliğimizin ve kolektif savunmanın temel taşı olan NATO'nun siyasi ve askeri önemini artırmıştır."
Açıklamanın, ekonomiden savunma sanayine başka başlıkları da var ama özü bu.
Peki, AB'nin sözleriyle İngiltere'nin sözleri arasındaki mesafe ne anlama geliyor
***
İngiltere, Fransa ve Almanya, yeni güvenlik mimarilerinin nasıl olması gerektiği ve ABD ile ilişkilerin dayattığı yeni jeopolitiği nasıl sindirecekleri konusunda ortak akıl kurmaya çalışıyorlar. Ancak her konuda anlaşamıyorlar...
Almanya, Türkiye'nin Avrupa'nın yeni döneminde oynayacağı rol konusunda isteksiz ve ikna olmuyor. Fransa bir gidip bir geliyor ama onun ilişkileri Yunanistan'la stratejik ilişkiler kurmaya yatırım yapıyor. Ortadoğu'yu kavrayış biçimlerimiz de zıt...

6