Eskizler: İngiltere'nin rövanşı, generallerin tasfiyesi, NATO'nun yeni lideri ve Türkiye karargâhları...

Hem İran savaşını bitirmeyi konuşuyor hem NATO'yu cezalandırmayı, yani NATO'dan çekilmeyi...

Şimdilik ikisi de zor ama, Trump, EĞER hem İran'dan hem NATO'dan çekilirse, yeni dünya düzeninin 'âraf'/eşik/giriş bölümü tamamlanacak, ABD dönemi tamamlanmış, 'teslim' değil ama siyaseten 'beyaz bayrak' çekmiş sayılacaktır...

Sonra... Batı adına buraya kim vaziyet edecek diye-nihayet-konuşmaya başlayacağız...

***

Çin'in ne yapacağını -yine nihayet ve geriden- The Economist kapakladı; "Never interrupt your enemy when he is making a mistake'/'Düşmanın hata yaparken önünü/sözünü kesme".. Burada okumuştunuz; "Rusya ve Çin için İran savaşının artık bitmesi değil, 'kontrollü biçimde sürdürülmesi' avantajlı hale geliyor". (14/03.)

Rusya için ayrıca, Ukrayna savaşına dair final ihtimalidir. İran savaşının bitmesiyle Hazar havzasına 'alakası' artacaktır. Artık İsrail ve İngiltere ile mücadele etmek zorunda kalacaktır. Böylesi durumda Ankara ne düşünür ayrı bahistir...

***

"ABD'nin İran'dan çekilmesi" Ortadoğu için bir meseledir, transatlantik ittifakı için ayrı bir meseledir.

Avrupa/İngiltere kaleminde ana başlık NATO'dur. 'NATO eşittir Amerika' denklemi bozulacağından "rövanş" ihtimalinden bahsedenler haklıdır...

İngiltere Başbakanı; İran savaşı bizim savaşımız değil. Üzerimizdeki büyük baskıya rağmen bu savaşa sürüklenmeyeceğimizi net şekilde söylüyorum. Ulusal çıkarlarımız Avrupa ve AB'deki müttefiklerimizle daha yakın ilişkiler kurmamızı gerektiriyor"...

Trump'ın İngiltere'yi yerin dibine sokmasının sebebi budur ama...

"İngiltere Ortadoğu'daki dört ülkede askeri varlığını artırma kararı aldı; Katar'daki üslerde bulunan Eurojet Typhoon savaş uçaklarının görev süresi uzatıldı. Suudi Arabistan'a Sky Sabre hava savunma sistemi konuşlandırılacak. Bahreyn'de kısa menzilli hava savunma sistemi kurulacak. Kuveyt'te mevcut ORCUS sistemine ek Rapid Sentry devreye sokulacak". (AA)

İran savaşına girmeyen Londra, Ortadoğu'ya giriyor!

İlginç ipuçları devam ediyor; İngiltere, Hürmüz Boğazı'nın akıbetini görüşmek üzere 40 ülke katılımıyla bir toplantı düzenledi...

28 Nisan'da da İngiltere Kralı III. Charles, Washington'a gidecek ve Trump'la kapsamlı görüşmeler yapacak. Bu da kritik. Üstelik, ABD-İngiltere rekabetinin Londra içindeki dalgalanmalarını da bize gösteriyor! O da ayrı bahis...

***

Bu okuma açısı, Türkiye-İngiltere ilişkilerini tetkik etmeyi, Eurofighter Typhoon savaş uçaklarının alınması, yeni destek anlaşmasının imzalanmasının siyasi boyutunu merak etmeyi getiriyor...

Sorular güçleniyor; Eğer Trump çekilirse, çekilmeyip küserse de aynıdır, 'Amerikasız NATO'nun liderliği nasıl olacak', Türkiye'nin bu sapakta rolü, tercihi ne olacak

Nihayet, İran coğrafyasından Türkiye'ye fırlatılan balistik füzeleri, "neden NATO vuruyor" sorusu evrim geçirerek, "hangi NATO vuruyor"a terfi ediyor!

Amerikan savaş gemileri her zaman Washington anlamına gelmiyor, bazen de Pentagon kabul ediliyor...

İran'dan fırlatıldığı söylenen füzeler, Türkiye'yi İran savaşına çekmeye 'gel gel' yakıtı taşıyorsa, Türkiye'nin savaşa girmesini istemeyen o NATO tarafından vuruluyor. Savaşa ABD-İsrail yanında girilmesini istemeyen ülkeler hangileridir

***

Gelelim Türkiye'deki yeni NATO karargâhları meselesine...

Sorunun kuruluşu önemli, böyle tercih edelim; "Trump-NATO, ABD-Avrupa tartışmalarının Türkiye'deki yeni 'karargâhlarla' ilgisi var mıdır"

Adana'da konuşla 6. Kolordu bünyesinde, 'NATO Çokuluslu Karargâhı'nın, Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu kapsamında da, Beykoz'da Deniz Unsur Komutanlığı'nın faaliyete geçirilmesi, planlanması...

'Nereden çıktı şimdi bunlar' dendiğinde, Amerikancı/NATO'cu yazar-çizer, emekli diplomat tayfası size bir süreç anlatıyorlar. NATO uhdesinde yaşanmış çeşitli toplantıların safahatı ve kronolojisi sıralanıp, 'bu kadar' deniyor. Aynı grup içinde "NATO içinde ayrışma" olarak durumu gören, yeni uyanmış bir grup da var. O da sığdır, sebep-sonuç ilişkisi kuramıyor. Aşağıda açacağız...