Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in, Trump'a bin yıllık ağaçları gösterip Washington'a uğurlamasından -ki İngiltere Kralı da, ABD'nin 250 yıllık geçmişiyle alay ederek, 'bizim için daha dün gibi' demişti. Yani Amerikan köksüzlüğü küresel eğlence konusu olmayı sürdürüyor- birkaç gün sonra Rusya Devlet Başkanı Putin, Pekin'de. Bu ziyaret Trump'ınki kadar ilgi görmeyecek. Ama ondan daha çok somut sonuç üretecek...
Trump, Çin'e gitmeye hazırlanırken duyurulan Putin'in Pekin'e 25'inci ziyareti, biraz da, "senden sonra Rusya ile ilişkimiz değişmeyecek" mesajı içindi. 'Stratejik ahenk' vurgusu diyebiliriz...
Onlarca ülkenin yanı sıra süper güçlerin birinin gidip diğerinin geldiği tablo en çok Çin'in imajına yarıyor. Savrulan dünyaya "istikrar ve önünü görme" feneri tutuyor...
Pekin-Moskova ilişkileri Ukrayna savaşının ardından hızla yükseliş dönemine girdi. Şu da dahil: Rusya, Çin'e daha bağımlı hale geliyor. Komplikasyonları sonranın işi ama Çin açısından durum rahat; devasa Rus enerji kaynaklarına erişiyor, Rusya gibi stratejik bir ortağı arkalıyor...
Bu defa enerji ilk madde olacak. En önemlisi de, "Sibirya'nın Gücü-2" doğalgaz boru hattı projesi. Proje büyük ama daha aşılmamış bürokratik safahat bulunuyor. Müzakereler bunun üzerinden ilerleyecek. Çin, birçok ülkeden enerji alıyor ve bunları dengelemek istiyor...
Petrol daha rahat. Yaptırımlara rağmen Çin, Rus ham petrolü satın almaya devam ediyor, ödemeler ABD doları yerine Çin yuanı üzerinden gerçekleştiriliyor...
***
Bu hatta geniş parantez açmakta fayda var. Çünkü proje değişen küresel siyaset ve enerji dinamiklerinden ortaya çıktı. Asya, Rus ekonomisi ve geleceği için hayati bir konuma geliyor. Etkisi on yıllar sürebilir ve bizi de etkileyecek. Hat, Avrasya'nın en önemli enerji koridorlarından biri. Avrasya'daki, Hazar'daki jeopolitik düzeni, Türkiye'nin 'Orta Yol' politikalarını etkileyecek. Rüzgârı, Asya'ya, oradan Hazar ve Türkiye'ye, hatta Avrupa'ya vuracak. Enerji pazarlarında genişleyen etki yaratacak...
50 milyar metreküplük ve 2600 Km'lik hat, iki süper güç arasındaki stratejik ortaklığı 'uzun vadeye' yayacak ve derinleştirecek. Tabii, "Sibirya'nın Gücü-1" de var, o da yaklaşık 40 milyar metreküp gaz taşıyor...
Yine de her şey güllük gülistanlık değil. Müzakereler biraz karışık. Fiyatlandırma, sözleşme şartları, Çin'in çok kaynaktan enerji alma politikası süreci yavaşlatıyor. Finansal yatırım meselesi de var. Çok para istiyor. Ama hiçbiri projeyi hayata geçirme iradesini kırmış değil. Pekin'e göre 10 yıl içinde bitmiş olacak...
***
Ukrayna ve İran savaşlarının bölgelerini de kucaklayarak yarattığı küresel enerji dalgalanmaları, iki süper güç ilişkisi içinde çok kritik bir başlık ama esas mesele bu değil...
Müstakbel yerküre düzeni üzerine stratejik uyumu var iki ülkenin. Birbirlerinin stratejik bağlamı yeniden yazma potansiyellerini besliyorlar. Bu da dünyanın enerji, uluslararası ilişkiler, jeopolitik rekabetini şekillendiriyor...
Denebilir ki, bütün beklentilere ve iki ülkenin kimi tatsız olayları da içeren geçmişine atıflara rağmen Rusya ve Çin birlikte hareket etmeyi sürdürecek.
***
Çok ilginç bir haber...
"Kafkasya'da sessiz savaş; ABD veri merkezleri İran sınırına taşınıyor. ABD'li teknoloji devlerinin Güney Kafkasya'ya yönelmesi, Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki rekabeti yeni boyuta taşıdı. İran-İsrail/ABD savaşının gölgesinde veri merkezleri artık yalnızca ekonomik yatırım değil; enerji güvenliği, hava savunması ve jeopolitik istikrar hesaplarının merkezinde yer alıyor. Kafkasya, 'yapay zekâ çağının' yeni dijital cephesi mi oluyor" (Press TV ve Cumhuriyet, 18/05.)

31