HTTP/
25 Mart 2009'da 5 kişi ile birlikte kendisini taşıyan helikopterin düşmesi sonucu hayatını kaybeden Muhsin Yazıcıoğlu'nun öldürülmesiyle ilgili 17 yıllık dosyaların Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na yollanmasından sonra soruşturma sil baştan ele alınacak.
Soruşturmayı kısa süre önce İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan, Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekilliğine atanan Ömer Örücü yürütecek. Kahramanmaraş'taki 190 klasörden oluşan Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin öldürülmesiyle ilgili dosyaların tamamının Ankara'ya yollanmış olması sonrası Ankara Başsavcı Vekili Ömer Örücü ile yaptığım kısa görüşme 17 yıl sonra da olsa gerçeklerin ortaya çıkacağına dair umutları yeşertti.
Başsavcı vekili Örücü'nün "Muhsin Yazıcıoğlu'nun faili meçhul kalmaması başta ailesine, dostlarına ve sevenleri olmak üzere Türk milletine verilmiş bir sözdür. Cumhurbaşkanımızın ve Sayın Bakanımızın faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması konusunda, 'soruşturma kime dokunursa dokunsun, ucu nereye giderse gitsin' talimatıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımız sonuna kadar gidecek, gerçeği ortaya çıkaracak ve adalet mutlaka yerini bulacak. Bu Türk yargısının Türk milletine verdiği sözün yerine getirilmesidir" sözleri bu kararlılığı yansıtıyor.
Haberin Devamı"Ucu nereye giderse gitsin" sözleri tıpkı Gülistan Doku cinayeti soruşturmasında olduğu gibi kararlılığı yansıtan bir şifre oldu adeta. Dosyanın 17 yıllık geçmişine baktığımızda sürpriz isimlerin soruşturmaya dahil edilmesi beni şaşırtmaz.
Ömer Örücü
YARGI SUİKASTI
Bu sözleri soruşturmanın sorumluluğunu taşıyan Ankara Başsavcı Örücü'den duymak önemliydi. Böylece Kahramanmaraş-Ankara arası gidip gelen en son Kahramanmaraş'ta 17 yıl boyunca karanlıkta kalan dosyalar bu kez başkent Ankara'da titizlikle ele alınacak.
Yazıcıoğlu suikastının arkasındaki FETÖ bağlantısı delilleriyle 2020 yılında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ortaya konmuştu. Ama bir el o soruşturmayı Kahramanmaraş'a çekip karanlığa bırakmıştı. Nitekim tam altı yıl önce 30 Aralık 2020 tarihinde bu köşedeki "MUHSİN YAZICIOĞLU'NA YARGI SUİKASTI" başlıklı yazımda özellikle 2009-2016 döneminde dosyanın yargıdaki FETÖ'cüler eliyle nasıl üzerinin örtüldüğünü anlatmış şu cümleyi kurmuştum:
Haberin Devamı"Muhsin Yazıcıoğlu'nun yalnızca kendisi değil, olayın ilk saatlerinde karartılmaya çalışılan ancak daha sonra ortaya konan ve dosyaya giren delillere rağmen 11 yıldır aydınlatılamayan davası da resmen 'yargı suikastına' uğramış."
Yıl 2020 olmasına rağmen, "Maalesef bugün de hâlâ durum pek iç açıcı değil" dedikten sonra sebebini şöyle aktarmıştım:
"25 Mart 2009 günü yanındaki beş kişi ile birlikte, düşen ya da düşürüldüğü iddia edilen helikopterde hayatını kaybeden Muhsin Yazıcıoğlu'nun dosyasına önce Malatya özel yetkili savcıları olan FETÖ'cü Şeref Gürkan ve Özden Doğan baktı. Yalancı tanıklar, sahte belge ve gizli tanıklarla Yazıcıoğlu dosyasını önce Ergenekon kumpasına bağlamaya çalıştılar. Eğer 17-25 Aralık 2013 operasyonları ve 15 Temmuz 2016 darbesi başarılı olsaydı, Yazıcıoğlu dosyası, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın yargılanacağı bir kumpasa dönüştürülecekti.
Haberin Devamı17-25 Aralık operasyonları sonrası FETÖ'nün kontrolündeki özel yetkili mahkemeler kaldırılınca, Yazıcıoğlu dosyası 13 Mart 2014 tarihinde Kahramanmaraş Savcılığı'na gönderildi. Bu kez Kahramanmaraş Savcısı Habip Korkmaz, Malatya'dan gelen Yazıcıoğlu dosyası hakkında 13 Mayıs 2014 tarihinde takipsizlik kararı verdi. Yazıcıoğlu ailesinin avukatları bu karar itiraz etti. Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesi 17 Haziran 2014 tarihinde takipsizlik kararını kaldırıldı.
Soruşturma yeniden açıldı. Kahramanmaraş Savcısı Necati Kazak, 20 Haziran 2016 tarihinde 132 şüpheli hakkında takipsizlik kararı verdi. 13 Temmuz 2016'da itirazda bulunuldu. Ancak bu kez takipsizlik kararının kalkması iki yılı buldu. Kahramanmaraş 2. Sulh Ceza Mahkemesi 10 Nisan 2018'de, 112 kişi hakkında takipsizlik kararını kabul ederken, FETÖ'den haklarında soruşturma olan 20 kişi hakkında takipsizliği kaldırdı.
Haberin Devamı11 yıllık soruşturma ve dava süreci Yazıcıoğlu için ve birlikte hayatını kaybedenler için adaleti getirmekten oldukça uzaktı. Her türlü delil olmasına, bazı delillerin karartılmasına rağmen suikastı aydınlatacak etkili bir soruşturma ve dava açılmadı.

5