NATO Zirvesi için Türkiye'ye gelmeden önce ABD Başkanı Trump'ın 25 Haziran günü Beyaz Saray'da Hürriyet gazetesi yazarı ve CNN Türk Washington Temsilcisi Yunus Paksoy'un "F-110 jet motorlarını ve F-35 savaş uçaklarını istiyorlar. Türkiye'ye büyük bir hediye paketiyle mi gidiyorsunuz" şeklindeki sorusuna, "Sanırım öyle, evet. Bakın, o (Türkiye) bir NATO üyesi. NATO'nun güçlü bir üyesi. Evet, muhtemelen onu çok mutlu edecek bir şey yapacağım" cevabını verdiğinde bu kadarını bekleyenlerin sayısı çok değildi.
NATO Zirvesi'nin düzenlendiği Ankara'ya gelmek için Washington'dan hareket etmeden önce KAAN savaş uçağı için gerekli F-110 jet motorlarının Türkiye'ye satışına onay vereceği beklentisi güçlendi. Uçağa bindiğinde ise ABD medyası, F-35 uçakları konusunda da görüşmeler yapacağını aktarıyordu.
7 Temmuz günü öğlen saatlerinde Ankara'ya ulaşan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından resmi törenle karşılanan Trump, KAAN uçağı motorları yanında F-35 uçaklarının satışını yapılabileceğini söylerken CAATSA yaptırımlarının da kaldırılacağını açıklayıverdi.
Trump bir, en fazla iki "hediye" beklenirken üçüncüyü de açıklamıştı.
Türkiye'de memnuniyet, soykırımcı İsrail ile son zamanlarda onunla işbirliği yapan Yunanistan'da şok dalgası yarattı.
Haberin DevamıYAHUDİ, ERMENİ, YUNAN LOBİSİ DEVREDE
Washington'dan hareket ettiği günün sabahında Trump'ın izlediği Fox News'e çıkıp, "Türkiye'ye F-35 veya savaş uçakları için motorların verilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Bu durum Ortadoğu'daki güç dengesini olumsuz etkileyecektir" diyen soykırımcı İsrail'in Başbakanı Netanyahu, Ankara'daki Trump'a tepkiyi ertesi gün yine ABD medyası aracılığı ile verdi.
Türkiye'yi Kuzey Kore'ye benzeten, Türkiye'nin İsrail gibi ABD'nin de dostu olmadığı şeklinde kamuoyunu provoke etmeye çalışan Netanyahu'nun hemen ardından Yahudi Lobisi, Ermeni Lobisi ile Rum/Yunan Lobisi, Trump ve Türkiye aleyhine kampanya başlattı.
SORUN ÜRETEN İSRAİL, SORUN ÇÖZEN TÜRKİYE
Netanyahu, Trump'ın üç konudaki açıklamasının Türkiye'nin savunma sanayisinin ihtiyaçlarının çok ötesinde bir anlamı olduğunu biliyordu.
ABD Başkanı, Ortadoğu'daki en önemli müttefiki olan ve bölgede kendisine sorun çıkarmaktan başka bir işe yaramayan İsrail'in yerine sorunların çözümünde rol oynayan Türkiye'yi öne çıkarıyordu.
Haberin DevamıTürkiye'nin Filistin'de, Gazze'de, Suriye'de, Lübnan'da, Irak'ta, Körfez ülkelerinde hatta İran üzerindeki etkisi, Libya dahil Kuzey Afrika ülkelerinde, Somali'de, Sudan'da, Türkistan coğrafyası yanında Rusya ve Ukrayna ile ilişkisini biliyordu. Hatta bunun sonuçlarını gördü. Örneğin, Suriye'de yıllardır terör örgütü PKK/PYD'ye silah ve para veren ABD, Türkiye'yi karşısına alma pahasına geleceği olmayan dar çıkarlarının yerine, Türkiye'nin etkili olduğu Şara yönetimi ile ilişkilerini geliştirerek tüm ülke genelinde ve geleceği olan çıkarlarını tercih etti.
ABD DÜNYA SAHNESİNE DÖNDÜ
Trump, Gazze'de adıyla anılan ateşkesin imzalanmasında Türkiye'nin Hamas üzerinde etkisi olduğunu gördü. Azerbaycan ile Nahçıvan'ı birbirine bağlayan ve Trump koridoru adı verilen çalışmada Türkiye'nin rolünü biliyordu.
Haberin DevamıYani, sorun üreten İsrail'in yerine sorun çözen Türkiye ile daha yakın bir ilişkide olması ABD'nin menfaatineydi.
Beyaz Saray'ın sosyal medya hesabından, "Amerika dünya sahnesine geri döndü" şeklindeki paylaşım, İsrail ile yakın olmanın zararını gören Trump yönetiminin Ankara üzerinden yeniden itibar kazanma çabasından başka bir anlam taşımaz.
Trump, aynı zamanda Türkiye'nin "bölgesel bir güç" ve "küresel bir aktör" olarak gücünü Netanyahu'nun yayılmacı politikalarını sınırlamak için öne çıkarıyor.
İSRAİL'İN TRUMP'LA SÜRTÜŞMESİ
ABD'nin resmi ve açık politikasına dönüşmemiş olan Trump'ın bu tutumunu en iyi okuyan Netanyahu ve İsrail oldu. Nitekim, Netanyahu'nun tepkisinin ABD'de lobileri, Kongre üyelerini, medyayı harekete geçirmesinin arkasında da bu tablo yatıyor.

9