15Temmuz darbe girişiminden üç hafta sonra, 7 Eylül 2016'da Ahmet Arif Denizolgun'un şüpheli ölümü sonrası "Süleymancılar" olarak bilinen cemaatin yönetimini ele geçiren yeğeni 'Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç yapılanması'yla ilgili iki soruşturmada tüm yollar Fethullahçı Terör Örgütü'ne çıkarıyor.
15 Temmuz darbe girişimi ile terör yapılanması açığa çıkan FETÖ'nün yerine geçen Alihan Kuriş'in liderliğindeki "Süleymancılar"; bir yandan ülke içinde, diğer yandan Almanya merkez olmak üzere dünyanın 150'den fazla ülkesinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti karşıtı yapılanmasını genişletti.
'Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü'ne yönelik operasyon kapsamında kara para aklama soruşturması da yapılırken, diğer yandan FETÖ bağlantısı ortaya çıkıyor.
17/25 ARALIK 2013 ÖNCESİ TEKLİF
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen iki ayrı soruşturmada savcılık dosyalarına giren tanık ifadeleri, "Süleymancılar cemaatinin lideri Arif Ahmet Denizolgun'un FETÖ'ye karşı devletin yanında konumlanması ile Alihan Kuriş'in yapılanmanın başına geçirilmesi arasında nasıl bir ilişki var ve 'Alihan Kuriş suç örgütü'nün FETÖ ile temasının boyutu neydi" sorusunu gündeme getiriyor.
Haberin DevamıHer iki savcılık tarafından alınan ifadeler, FETÖ'nün Süleymancılar cemaati ile ilişkisinin 17-25 Aralık 2013 kumpasları öncesine dayandığını gösteriyor. 17/25 Aralık Yargı-Emniyet kumpası öncesinde devlete karşı FETÖ elebaşı Gülen'den işbirliği teklifi geldiği, Ahmet Arif Denizolgun'un bunu reddettiği ifadelere yansıdı. Aynı ifadelerde Denizolgun'un şüpheli ölümünden hemen sonra gerçekleşen liderlik değişimi ile Alihan Kuriş-FETÖ ilişkisi ortaya çıktı.
FETÖ'DEN GELEN MEKTUP
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2026/153745 sayılı 'Alihan Kuriş suç örgütü' soruşturması kapsamında, Alihan Kuriş'in ağabeyi Mustafa Kösemusul'un kardeşi Mahmut Kösemusul verdiği ifadede 17-25 Aralık 2013 sürecinden kısa süre önce Arif Ahmet Denizolgun ve iş insanı Recep Aşoğlu ile birlikte bulunduğu bir ortamda, Denizolgun'un kendilerine Fethullah Gülen'den bir mektup geldiğini söylediğini anlatırken şunları söyledi: "Alihan Kuriş benim ağabeyim Mustafa Kösemusul'un damadıdır. Son 10 yıldır, 2016 yılında babamın vefatından sonra Alihan Kuriş ve diğer grubundaki mensupları ile hiç bir irtibat ve görüşmem söz konusu olmadı. Baştan anlatmam gerekirse; Alihan Kuriş isimli şahıs Ahmet Denizolgun'un yeğeni ve halk arasında Süleymancılık olarak adlandırılan grubun 2016 yılından sonra başına geçen isim olarak biliyorum. Ağabeyim Mustafa'nın damadı olana kadar kendisini tanımazdım. 17-25 Aralık 2013'ten kısa bir süre önce Ahmet Denizolgun, ben ve Recep Aşoğlu isimli Sakarya'da işadamı olan bir kişi ile birlikte oturduğumuz ve iş dünyası hakkında sohbet ettiğimiz esnada Ahmet Denizolgun şunu söyledi: 'Fethullah Gülen'den mektup geldi, ilerleyen süreçte birlikte hareket etmek istediğini söyledi. Ancak ben hayır demeyi düşünüyorum, biz devletimizin yanında dururuz'. Ben, Pensilvanya'dan gelen bu teklifin, devlete ve hükümete karşı bir işbirliği için yapıldığını, Ahmet Denizolgun'un 'Biz devletimizin yanındayız' demesinden ve ayrıca aradan kısa bir süre sonra 17-25 Aralık'ın yaşanması neticesinde anladım."
Haberin DevamıFETÖCÜLER ALMANYA'DAKİ MERKEZDE
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 'Alihan Kuriş suç örgütü' soruşturmasında, 15 Ağustos 2026 tarihinde Rüstem Şahin'den alınan bilgi alma tutanağında ise yapılanmanın yurtdışındaki para trafiği ve FETÖ firarileriyle bağlantısına ilişkin çok daha kapsamlı beyanlar yer aldı. Şahin, yapılanmanın fitre, zekât ve kurban derisi başta olmak üzere çeşitli kaynaklardan topladığı paraların kayıtdışı şekilde bir havuzda toplandığını, daha sonra Almanya ve Hollanda başta olmak üzere yurtdışına çıkarıldığını anlattı. Şahin, Almanya'da oluşturulan 70 milyon Euro harcanan büyük bir merkezin FETÖ mensuplarının Türkiye'ye iade edilmeden faaliyet gösterebilmelerine imkân sağladığını söyledi.

15