SÖZ konusu Türkiye düşmanlığı olduğunda, soykırımcı Siyonist İsrail ile İran yönetiminin ortak özelliği ortaya çıkmıştır.
Bu ortak özellik; İsrail'in Türkiye'ye karşı Suriye kolu PKK/YPG'yi, İran'ın PKK/PJAK'ı kullanıyor olmasıdır.
Ama bugün şartlar değişti ve İsrail, Suriye'de PKK/YPG'yi kullandığı gibi İran'da da yönetime karşı başlayan ayaklanmada PKK/PJAK yanında diğer ayrılıkçı terörist gruplarını destekliyor.
Bir zamanlar İran'ın Türkiye'ye karşı kullandığı PKK/PJAK da MOSSAD üzerinden İsrail'in bu ilgisine kayıtsız kalmıyor. Yani İran'ın Türkiye'ye karşı kullandığı terör silahı şimdi kendisini vuruyor.
BAKAN GÜLER UYARMIŞTI
Öyle ki, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 2 Mayıs 2024 tarihinde CNN Türk yayınında İran'ın ülkedeki PKK yapılanmasına yönelik yaklaşımını şöyle özetlemişti: "İranlı dostlarımızla konuşuyoruz 'Bak kardeşim şu noktadan karşıya geçtiler, şuraya gittiler takip ediyoruz. İHA'dan, SİHA'dan bakıyoruz. İranlı dostlarımız cevap veriyor 'Biz oraya baktık orada hiç kimse yok'. Bu hoş bir yaklaşım değil. Tabii ki rahatsızız."
Haberin DevamıYani Türkiye, PKK'lıları bulundukları yerlerde tespit edip İranlı yetkililere bildirdiklerinde operasyon yapacaklarına, yer değiştirmeleri için imkân tanıyordu.
Lübnan'da Hizbullah'a yönelik operasyonlar, Esad yönetiminin Suriye'de devrilmesi, MOSSAD'ın ülke içinde gerçekleştirdiği suikastlar ve ABD ile İsrail'in nükleer tesislere saldırıları sonrası İran'ın Türkiye'ye maşa olarak kullandığı PKK/PJAK'a bakışı da değişti.
"Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge" süreci ile 8 Aralık 2024 devrimi sonrası İran'ın nüfuz alanını kaybetmesi tüm denklemi değiştirdi.
Bu değişimi yine Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 19 Aralık 2025 günü yaptığı basın toplantısında şöyle anlattı: "Özellikle İsrail-İran savaşı esnasında İran'daki PJAK'lı teröristler, bu savaşı İran'ın kaybedeceğini ve hatta İran'da yönetimin değişeceğini düşünüyorlardı. Bu minvalde açıklamalar yaptılar ve gerçek yüzleri bir günde ortaya çıktı. İsrail-İran arasındaki çatışma istedikleri şekilde sonuçlanmadı ve İran PJAK'a operasyon yaparak ağır zayiat verdirdi.
Terör örgütü PKK, silah bırakma açıklamasının ardından Irak'ın kuzeyinden birçok terörist ve silah-mühimmatı İran'a aktarmaya çalıştı. Biz bunları her gün İran'a bildirdik. Onlar da fırsat buldukça operasyonlar icra ediyorlar. İran da bu vesileyle terör örgütü PJAK'ın gerçek yüzünü daha iyi görmüş oldu."
Haberin DevamıPKK elebaşı Öcalan'ın 27 Şubat 2025 tarihinde yaptığı "PKK'nın tüm grupları ile fesih kararı alması" çağrısına uymayacaklarını ilk açıklayan grup terör örgütünün İran yapılanması PKK/PJAK oldu.
AYAKLANMAYI BÖLÜNMEİÇİN FIRSAT GÖRÜYOR
Gerçekten de PKK/PJAK'ın da aralarında bulunduğu 7 örgüt bir araya gelerek İran'da başlayan ayaklanmaları fırsat olarak gören PKK/PJAK Eş Başkanı Emir Kerimi, ayaklanmaların 16'ncı günü olan 12 Ocak 2025'ta yaptığı bir açıklamada, "PJAK'ın çeşitli güçlerle ilişkileri, diyalogları ve görüşmeleri var" diyerek ABD başta olmak üzere yabancı ülkelerle yaptığı işbirliğini ortaya koydu. Dahası, İran'da başlayan ayaklanmaları "fırsat" olarak gördüğünü de saklamadı. İran'da rejimin toplumsal meşruiyetini yitirdiğini, mevcut durumu "kâğıt üzerinde ayakta, pratikte çökmüş bir devlet" olarak tanımlayan bölücü terör örgütü PKK/PJAK eş başkanı Kerimi, tıpkı Suriye'deki PKK/YPG gibi ulus devlete karşı olduklarını şöyle anlattı: "Şimdi ulus-devlet yapısı çözülürken... Bu Kürtler için kesinlikle bir fırsattır. Ama değişim demokrasiye gitmeyen bir yönde ilerlerse... Bu Kürtler için kesinlikle bir tehlikedir."
Haberin DevamıBölücü PJAK'lı Kerimi, çözümün merkeziyetçi olmayan, halkların kendini yönetebileceği Demokratik İran Cumhuriyeti'nden geçtiğini belirterek, "

7