Kurtuluş Savaşı ruhu: 15 Temmuz

CUMHURBAŞKANI Erdoğan'ın 29 Ocak 2009'da Davos toplantısı sırasında dünya kamuoyunun önünde İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres'in yüzüne Gazze'de işledikleri soykırım suçlarını vurduktan sonra MOSSAD maşası Fetullahçı Terör Örgütü harekete geçirildi.

Nitekim yine 31 Mayıs 2010'da Gazze'ye insani yardım taşıyan Mavi Marmara'ya yönelik İsrail saldırısı sonrası FETÖ elebaşı Gülen'in açıklamalarıyla, topyekûn mahrem yapılanma düğmeye bastı. Emniyet ve yargı içindeki mensupları AK Parti'nin siyasi, bürokratik kadroları ile gazetecilerin "İran ajanı" olduğuna yönelik 2014'e kadar gizli kalan Selam Tevhid Kudüs Ordusu soruşturması başlattılar.

FETÖ'NÜN 1'İNCİ ADIMISİYASİ OPERASYON

FETÖ'nün iktidarı devirme girişimi, siyasi, yargı ve askeri darbe operasyonu olarak üç aşamadan oluştu. Yargı ve siyasi operasyonu eş zamanlı devreye soktu.

12 Eylül 2010 referandumunda yargıdaki örgütlenmesini tamamlayarak, iktidarı devirmeye yönelik ilk adımı attıktan sonra, siyasi operasyonu başlattı. Siyaseti kullanarak iktidarı değiştirmeye girişirken ilk yaptığı muhalefeti dizayn etmekti. CHP lideri Deniz Baykal kaset kumpasıyla değiştirildi. FETÖ'ye karşı olan Deniz Baykal yerine FETÖ operasyonlarının destekçisi Kılıçdaroğlu yönetimi işbaşındaydı. Ardından MHP'ye kurulan kaset kumpası partiyi sarstı ama Devlet Bahçeli geçit vermedi.

Haberin Devamı

Sıra siyasi operasyona geldi; FETÖ 12 Haziran 2011 seçimlerinde AKP listelerinden 150 milletvekilliği istedi. Böylece seçim sonrası AKP'den ayrılacak milletvekilleri ile iktidarı düşürmeyi planladı. Hatta gölge CIA diye bilinen ABD'li kuruluş Stratfor tarafından Washington'a gönderilen 7 Mart 2011 tarihli raporda; benim ve Ahmet Şık'ın Oda TV operasyonu kapsamında 6 Mart günü tutuklanmamız ve bir yılı aşkın süre ile Silivri Cezaevi'nde kalmamız da buna bağlandı. Rapora göre FETÖ, 12 Haziran 2011 tarihinde yapılacak genel seçimlerde AKP'den 150 milletvekilliği istemiş ve uluslararası alanda AKP'yi sıkıştırmak için de bu tutuklamaları yapmıştı. Nitekim AK Partili Bekir Bozdağ da FETÖ'nün AK Parti'ye operasyonu 2011 seçimlerinde başlattığını açıkladı; "Bunlarla ne kadar irtibatlı kişi varsa hepsi aday adayı oldular. Cumhurbaşkanımız buna izin vermedi. Bunu, başarmış olsalardı AK Parti'yi böleceklerdi. Milletvekili olacaklardı ve istifa edin denince AK Parti iktidarını düşüreceklerdi" dedi. (10 Ekim 2018 Akşam gazetesi)

Haberin Devamı

FETÖ'NÜN 2'NCİ ADIMIYARGI OPERASYONU

Siyasi operasyondan sonuç alamayan FETÖ, 12 Eylül 2010 referandumu ile yargıdaki tek güç haline geldi; 7 Şubat 2012 MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın tutuklanması girişimi, 17-25 Aralık 2013 Operasyonları, 1 Ocak 2014 Hatay Kırıkhan'da, 19 Ocak 2014'te MİT tırlarının durdurulmasıyla üst üste operasyon yaptı. Hepsinde de nihai hedef Cumhurbaşkanı Erdoğan'dı.

FETÖ'NÜN 3'ÜNCÜ ADIMIASKERİ DARBE OPERASYONU

2010'den itibaren eş
zamanlı olarak siyonist İsrail'in kontrolünde olan ABD ve Avrupa'daki küresel medyasında Türkiye'ye, "narko-devlet, DEAŞ'a silah yollayan devlet" şeklinde iftira atılırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında tam bir algı operasyonu başlatıldı. Gezi olayları da bunun üzerine eklendi ve küresel medya, FETÖ'cüler askeri darbenin zeminini yaratmaya girişerek 15 Temmuz'a giden yolun taşları döşendi.

Haberin Devamı

DIŞ CEPHEDE DÜŞMANA, İÇ CEPHEDE FETÖ'YE KARŞI MÜCADELE

Ama Türk milleti FETÖ'nün araç olarak kullanıldığı küresel operasyona geçit vermedi.

Emperyalistlerin maşası olan işgalci Yunan'a karşı dış cephede verdiği Kurtuluş Savaşı'nda olduğu gibi yine emperyalistlerin maşası olan iç cephede hain FETÖ terör örgütüne karşı verdiği mücadele ile bağımsızlığına sahip çıktı.

15 Temmuz 2016'dan beri her yerde bunu anlatıyorum; 15 Temmuz'un ikinci Kurtuluş Savaşı olduğunu, Kurtuluş Savaşı'nın 15 Temmuz direnişinde vücut bulduğunu söylüyorum.

CUMHURBAŞKANI'NINVURGUSU

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 15 Temmuz'un 10'uncu yılı ile ilgili yaptığı konuşmasında: "15 Temmuz; iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle işbirliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr'i tekrar diriltmeyi, Türkiye'yi bir sömürge ülkesi haline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir. Ortada sadece bir darbe teşebbüsü değil, aynı zamanda topyekûn bir işgal girişimi vardır. Aziz milletimizin göğsünü siper etmesi neticesinde bu kirli plan bozulmuş, emperyalist proje buruşturulup çöpe atılmıştır. Türkiye, bağımsızlığına bir kez daha sahip çıkmıştır. Çok zor şartlar altında Millî Mücadeleyi sevk ve idare eden Meclisimiz, 15 Temmuz'da 'RUH YİNE O RUHTUR' diyerek milletin muazzez iradesine leke sürdürmemiştir" sözleri önemliydi.