Terörsüz Türkiye; Terörsüz Suriye, Terörsüz Irak, Terörsüz İran'a yani "Terörsüz Bölge"ye doğru ilerliyor.
Özellikle PKK terör örgütünden kimileri süreci bozmayı amaçlayan bazı açıklamalar yapsa da; bu sadece açıklama ötesine geçmiyor. Önemli olan Türkiye Cumhuriyeti devletinin sadece Türkiye'de değil tüm bölgede terörün sonlandırılmasına yönelik yürüttüğü süreçtir. Başından beri süreç bu dinamikle ilerliyor. "Terörsüz Türkiye" diye çıkılan yol o yüzden Suriye, Irak ve İran'ı da kapsayan bölgede yaşayan her devleti ve herkesin güvenliğini ve refahını yükselten bir projeye doğru ilerliyor.
1 EKİM 2024'TEN İTİBAREN
Sadece iki yıl önce Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1 Ekim 2024 günü TBMM'nin açılışında önemli bir uyarıda bulunmuştu: "'Vaat edilmiş topraklar' hezeyanıyla hareket eden İsrail yönetiminin, tamamen dini bir fanatizm ile Filistin ve Lübnan'dan sonra gözünü dikeceği yer, açık söylüyorum, bizim vatan topraklarımız olacaktır. İsrail'in Filistin ve Lübnan'daki saldırılarını çok yakından takip ederken, Irak'ın ve Suriye'nin kuzeyinde bölücü örgütü maşa olarak kullanmak suretiyle nasıl birer küçük uydu yapı kurmak istediğini de çok net görüyoruz."
Haberin Devamıİşte bu sözlerin ardından MHP Lideri Devlet Bahçeli, bugün olduğu gibi kıymeti ileride daha da iyi anlaşılacak çok önemli bir adım attı; PKK terör örgütünün siyasi kolu DEM Partililerin elini sıkarak, 'Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge' girişimini başlattı.
Daha sonra MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin çağrısıyla PKK terör örgütünün kurucusu Öcalan 27 Şubat 2025 tarihinde örgüte silah bırakma ve örgütü feshetme çağrısı yaptı. 12 Mayıs 2025'te fesih kararı alan PKK terör örgütü 11 Temmuz 2025 günü Süleymaniye'de sembolik silah yakma töreni gerçekleştirdi. 10 Ağustos 2026 tarihinde de PKK'nın tasfiyesine yönelik Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi Kanunu TBMM'de kabul edildi. Şimdi sıra PKK'nın silah bırakmasında ve mağaraları boşalmasında. Ardından sıra PKK üyelerinin geri dönüşüne sıra gelecek.
IRAK İLE MUTABAKAT AÇIKLAMASI
Bu hatırlatmayı yaptıktan sonra "Terörsüz Türkiye Terörsüz Bölge" girişiminin ne kadar önemli olduğunu gösteren son gelişmeyi aktarmak istiyorum. 23 Eylül 2026 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Irak Başbakanı Ali Zeydi'yi kabulünden sonra yapılan açıklamada iki ülke arasında birçok konuda mutabakata varıldığı belirtilirken, bunlardan birisi de Terörsüz Türkiye ve dolayısıyla terörsüz bölge hedefine yönelikti.
Haberin Devamıİletişim Başkanlığı bu son dakika gelişmesini şöyle duyurdu: "Türkiye ve Irak makamlarının iki ülke arasındaki stratejik ilişkileri tüm veçheleriyle ele aldıkları görüşmelerde, taraflar güvenlik alanında iş birliğini derinleştirme konusunda mutabık kalmış; bu çerçevede Sincar'da devlet otoritesinin bütünüyle tesisi ve yasaklı yabancı silahlı unsurların varlığına son verilmesi konusunda anlaşmışlardır.
Irak'ın bu güvenlik uygulamalarının kaydettiği ilerleme çerçevesinde; kararlaştırılan mekanizma ve zaman çizelgesi doğrultusunda, Türk kuvvetleri Başika-Zilkan yerleşkesini Irak Federal Hükümetine kademeli olarak teslim edecektir. Bu çerçevede Bağdat Hükümeti'nin Sincar'daki PKK bağlantılı yapılara silah bıraktırması ve uygun görülen kişileri Irak güvenlik kurumlarına dahil etmesinin ardından, Türkiye'nin de kademeli olarak Başika'da DEAŞ ile mücadele amacıyla bulundurduğu askeri varlığını azaltarak Bağdat Hükümetine devretmesi söz konusu olacaktır."
SURİYE, IRAK'A EMSAL OLDU
Böylece "Terörsüz Türkiye – Terörsüz Bölge" hedefinin bölgesel ayağında biri daha tamamlanıyor. Kısa süre önce Suriye'de PKK/YPG'nin tasfiyesinin ardından, Mazlum Abdi'nin açıklaması sonrası SDG'nin lağvedilen unsurları Suriye Ordusu tugaylarına katıldı. SDG kontrolündeki sınır kapıları, petrol sahaları ve idari kurumlar Şam merkezi hükümetine devredildi; bu durum Sincar için de doğrudan emsal oluşturdu.
2 BİN 200 YBŞ'LİIRAK ORDUSUNA
Irak'ta Sincar'ın boşaltılması ve 2 bin 200 YBŞ'linin Irak ordusuna katılması kararıyla Türkiye'nin "Terörsüz Türkiye Terörsüz Bölge" anlayışı; "Tehdit ortadan kalktıkça askeri varlık azaltılır" ve "Türkiye'nin sınır ötesi terör tehdidini kaynakta kesme" stratejileri, Irak'ın egemenlik haklarını aynı zeminde buluşturuyor. YBŞ, DEAŞ'ın'ın 2014'te Sincar'a saldırmasının ardından Ezidilerden oluşturuldu. PKK'nın bölgede etkin olduğu dönemde kurulan YBŞ'yi Türkiye, PKK'nın Sincar yapılanması olarak değerlendiriyor.
Haberin Devamı
14