Yazar, FETÖ'nün Cemal Karaata gibi önemli kadrolarının ifşa edilmesiyle başlayan sızıntıların örgüt içinde güven krizine yol açtığını iddia ediyor. Bunu, sosyal medyadaki itiraflar, koruyan ülkelerin tutum değişikliği ve örgüt üyelerinin artan rahatsızlığıyla destekliyor. Ancak örgütün gizli tasfiye listeleri hazırlayarak iç temizliğe başlaması, daha büyük bir çöküşün mi yoksa yeniden kurgulanmanın mı habercisidir?
FETULAHÇI Terör Örgütü kendi içinde köstebek avına çıktı.
Yaşanan sızıntılar örgüt içindeki şüpheyi arttırdı, bazı örnekleri sosyal medyaya yansıdığı gibi; FETÖ yönetimi ile üyeler arasında güvensizlik zirve yaptı. Özellikle de FETÖ'nün MİT mahrem yapılanması yöneticilerinden Cemal Karaata'nın kimlik değiştirerek "Salih Ada" ismiyle Kanada'da normal bir hayat sürdüğünün ifşa edilmesi örgütte sarsıntıya yol açarken büyük bir tartışma başlattı.
Ancak belli sayıdaki kişilerin bildiği FETÖ'cü Cemal Karaata'nın yeni kimliğinin, iş bilgisinin, ev adresinin sızdırılması örgüt içinde herkesi şüpheli hale getirdi.
"Salih Ada" ismini kullanan MİT mahrem Yapılanma içinde görevli olan Cemal Karaata'nın, "Waterloo The Boardwalk Suite 406" adresinde bulunan "Qualia Counselling Services" adlı şirkette psikoterapist pozisyonunda anksiyete, depresyon ve öfke kontrolü konularında çalışıyor.
Haberin Devamı
KARLOV SUİKAST SANIĞI KANADA'DA İFŞA EDİLDİ
"Sadık" ve "Yavuz" kod adlarını kullanan Karaata, firarından önce Türkiye'de kapatılan Fatih Üniversitesi'nde İngilizce Bölümü'nde yardımcı doçent ünvanıyla görev yapıyordu. Karaata FETÖ'nün MİT mahrem yapılanması içinde yürüttüğü casusluk faaliyetlerini de akademisyen kimliğiyle perdeliyordu. Karaata, FETÖ'nün Ankara'da 19 Aralık 2016'da gerçekleştirdiği dönemin Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov suikastının da organizatörüydü. Karaata'nın isim değiştirmesindeki en büyük nedenlerden birisi de Rusya tarafından kaçırılma korkusuydu. Kanada'da Ruslar tarafından saldırıya uğrama endişesi taşıyan Karaata Kanada güvenlik birimleriyle de periyodik görüşmeler yapıyor.
Karaata ifşa olmasının paniği ile iş yerinin internet sitesinden tüm bilgilerini kaldırttı.
Yaşanan sızıntılar, örgüt içindeki mahrem yapılardan rahatsız olan üst düzey bazı örgüt mensuplarının başını çektiği bir grupta paranoyaya neden oldu.
"Bizi kim deşifre ediyor, kim ifşalıyor" soruları örgüt yönetimi içinde çalkalanmaya başladı. Daha fazla sızıntı olacağı yönünde söylentiler kulaktan kulağa yayılmaya başladı. Yıllardır titizlikle saklanmayı başarabilen mahrem imamlar arasında da huzursuzluk giderek arttı. Yeni sızıntılar olması ihtimaline karşı Avrupa'da ve ABD'de saklanan önemli mahrem isimler, çok boyutlu güvenlik prosedürüne tabi tutulmaya başlandı. Örgüt içinden deşifrelerin artmasından endişe ediliyor.
Haberin DevamıKORUYAN ÜLKELERDE TUTUM DEĞİŞİKLİĞİ
Örgüt içinde yaşanan güven krizi sadece geniş çerçevede değil, dar kapsamda da etkisini gösterdi. Pensilvanya'daki örgütün kamp merkezinde örgüt üyelerinde güvensizlikler oluştu. Kimse kimseye güvenmez, herkes birbirinden şüphe eder hale geldi.
Son olarak Yunanistan'ın 15 Temmuz 2016 darbe girişimi sonrası ülkeye kaçan FETÖ mensuplarına yönelik tutumunu sertleştirmesi de güvensizlik krizinin boyutunu arttırdı. Yunanistan "ulusal güvenlik ve kamu düzeni"ni gerekçe göstererek ikamet ve iltica izinlerini iptal etmeye ve uzatmamaya başladı. Bu durumun dalga dalga diğer ülkelere de yayılma ihtimali örgütün iç dinamiklerinde yeni bir ayrışmayı da tetiklemeye başladı.
Haberin DevamıKAÇAN FETÖ'CÜLER, YATAN FETÖ'CÜLER
FETÖ yönetimini sarsan bir diğer konu da örgüt içi itiraflar. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası kimi örgüt üyelerinin rahatlık içinde yaşamaya devam etmesi, kiminin ise cezayı çekmesi büyük bir tartışma da yarattı. Birbirleri içinde yardımların devam ettiği söylense de birçok FETÖ üyesi kandırıldığını, dini inanışlarının sömürüldüğünü düşünüyor.
Hatta üst yönetimde bile rahatsızlık yaşayanlar var. Kimi YouTube yayınları ile kimi X gibi sosyal medya platformlarından kendi yaşadığı gerçekleri anlatıyor. Firari gazeteci Ahmet Dönmez'in yazı dizisiyle başlayan ve örgüte içten bir şekilde ciddi zarar veren itiraflar, başka önemli isimlerle de devam etti.
Haberin DevamıÖrgüt elebaşı Fetullah Gülen'in Pensilvanya'daki kampta sekreteryasını yapan yani bir nevi özel kalemi olan Osman Şimşek de örgüt içindeki haksızlıkları anlatan önemli isimlerden biriydi. Bu furyada dikkat çeken ve örgüte bağlılığın azalmasını sağlayan, örgütün içindeki kirli yapılanmayı anlatan bir diğer isim de Fetullah Gülen'in yeğeni Ebuseleme Gülen oldu.

5