FETÖVARİ kumpasçı polislere savcılıktan cevap: Takipsizlik

Savcılık takipsizlik kararıyla gazetecileri temize çıkardı, ama suç örgütünün 'medya ayağı' olup olmadığı sorusu hâlâ açık mı?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazarın iddiası, Ayhan Bora Kaplan suç örgütü davalarında kendisinin ve diğer gazetecilerin, kirli polisler ve mafya tarafından kumpas ile soruşturulmaya maruz bırakıldığıdır. Bunu açıklamak için ele geçen telefon mesajlarını ve savcılığın takipsizlik kararını delil gösterir. Peki bu mesajlar gerçekten yön. tüm basının yönetilmeye çalışıldığının kanıtı mı, yoksa belirli kişilerin manipülasyon girişiminin izoleli bir örneği midir?

Ankara'da görülen Ayhan Bora Kaplan suç örgütü yapılanmasına yönelik yargılamalarda ilginç gelişmeler oluyor.

Ne olduğunu bilmeden bir anda kendimi tartışmaların odağında buldum. Suç örgütü yapılanması yönetici ve üyeleri ile birlikte yargılanan polisler bu örgütün bir üst akıl tarafından yönetildiğini, medyayı da yönlendirebildiklerini söylediler. Suç örgütü üyeleri ile beraber yargılanan Emniyet mensupları şunlar; Ankara İl Emniyet Müdürlüğü'nde organize şubeden sorumlu eski müdür yardımcısı Murat Çelik, Organize Şube eski müdürü Gökay Öner, şube müdür yardımcısı Şevket Demircan.

Soruşturmada adı geçenlerden birisi de Ayhan Bora Kaplan suç örgütünün iki numaralı ismi olan daha önce adı itirafçı olarak da gündeme gelen Serdar Sertçelik'ti. Suç örgütü ve polisler yargılandığı süreçte ilginç gelişmeler yaşandı.

Haberin Devamı

MAFYANIN MEDYA AYAĞI YOK YA KUMPASIN MEDYA AYAĞI

Bundan 1.5 yıl sonra bugün yargılamaya konu olan bir telefon ortaya çıktı. İçinde mafya üyesi Sertçelik ile avukat arasındaki yazışmaları olan telefon bir not ile poşet içinde 12 Eylül 2025 tarihinde sanık polislerden Murat Çelik'in avukatının kapısına bırakıldı. Çelik, ancak iki hafta sonra telefonu poşet ve not ile birlikte savcılığa teslim etti. Jandarma, emniyet ve bilirkişi incelemelerinden sonra komploda adı geçen sanık polislerin müşteki, mafya üyelerinin sanık olduğu 13 Mart 2026 tarihli iddianameyle bir başka dava açıldı. İşte o davanın geçen haftaki duruşmasında hem sanık hem de müşteki olan polislerden Murat Çelik, birkaç gazeteciyle benim bu suç yapılanmasıyla bağlantım olduğunu iddia etti. Elbette hemen iftiradan mahkemeye verdim.

Meğer, benim 13 Mayıs 2024 tarihli yazımda adını geçirdiğim sanık olan polisler Murat Çelik, Şevket Demircan ve Kerem Gökay Öner bu telefonun bulunmasından sonra benimle birlikte İsmail Saymaz, Tolga Şardan, Abdurrahman Şimşek, Odatv hakkında da aynı iddiayla şikâyetçi olmuşlar. Sebebi de suç örgütü üyesi olan itirafçı Serdar Sertçelik ile şimdi firari olan avukatı arasında geçen şu mesajlarmış:

Haberin Devamı

4 Mayıs 2024: "Serdar, kendimiz videolar yapcaz. YouTube den yayınlayacaksın. Sen sadece sana attığımız mail'deki yazıları oku", "Gerisini biz editleyeceğiz. Sana atacağız, sen de kanalından yayınla, gündeme düşeceksin", "Gazeteciler senin videodan haber yapacak. Başka türlü olmuyor", "Ayarladık hepsini; Odatv Abdurrahman Şimşek ok. O ayarlayacak diğerlerini de", "Darbe marbe diyecek ki etkili olsun. Alp müdürün elemanı o."

19 Mayıs 2024: "Oyun şimdi başlıyor", "Serdar, o açtığın yeni twit hesaptan hem kendini etiketle hem de Cevheri, Abdurrahman şimşek, İsmail Saymaz, Nedim Şeneri de etiketle."

12 Eylül 2023:"Abi günaydın. Bu Tolga Şardan neler yazmış öyle", "Alp yazdırdı..."

Haberin Devamı

Ankara Cumhuriyet Savcılığı, "Silahlı suç örgütü tarafından Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmekte olan kamu davasını hukuka aykırı olarak etkilemek amacıyla birtakım basın mensubu kişilere silahlı suç örgütünün amaçlarına uygun haber yaptırıldığına dair oluşan suç şüphesi"