HABERİ, İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 30 Ocak günü NSosyal hesabından yayımladığı mesajıyla verdi:
"Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımız tarafından yürütülen kapsamlı dijital izleme ve analiz çalışmaları neticesinde 379 FETÖ ve FETÖ iltisaklı sosyal medya hesabı tespit edilmiştir. Söz konusu hesapların terör propagandası yürüttükleri ve sistematik biçimde dezenformasyon ürettikleri açıkça ortaya koyulmuştur. Bu tespitlerin ardından ilgili kurumlarımızla tam bir koordinasyon içerisinde derhal harekete geçilmiş, milli güvenliğimizi hedef alan bu dijital ağlara yönelik gerekli erişim engelleme ve hukuki işlemler uygulanmıştır."
Daha önce de topluca ve bireysel olarak FETÖ'cü hesaplar hakkında kapatma kararları alınmış ve uygulanmıştı ama bu kez duyurunun içeriği diğerlerinden farklıydı.
"FETÖ", "sosyal medya", "terör propagandası", "milli güvenlik" yanında "ilgili kurumlarla koordinasyon" aynı cümlede geçmesi elbette benim de dikkatimi çekti.
SAYI ARTIYOR
Haberin Devamıİki gün sonra, 2 Şubat günü tespit edilen FETÖ'cü hesap sayısının 379 rakamıyla sınırlı kalmadığı ortaya çıkınca konu benim açımdan daha da ilgi çekici hale geldi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı kararı doğrultusunda engellenen FETÖ bağlantılı hesap sayısının 385'e ulaştığı kamuoyuna yansıdı.
Biraz araştırınca İletişim Başkanlığı tarafından FETÖ'nün sosyal medyada etkileşim ağı ile ilgili tespit edilen hesap sayısının 2 bin 65'e ulaştığını ve bu konuda mücadelenin her zamankinden çok daha güçlü olduğunu öğrendim.
Türkiye'nin terörle mücadelesini yalnızca sahada değil çevrimiçi mecralarda da sürdürdüğü, İletişim Başkanlığı'nın terör örgütlerinin algı operasyonlarını ve dezenformasyon faaliyetlerini sadece izleyen değil onlara karşı mücadele eden bir strateji izleyeceği ortaya çıktı.
KIRMIZIKİTAP'TAKİ AYRINTI
Bu konudaki stratejinin temelinin 2025 yılı Milli Güvenlik Kurulu toplantılarına kadar gittiği anlaşılıyor. Nitekim 22 Ocak 2025 tarihli MGK toplantısı ilgili bildiride, "Düzenli olarak beş yılda bir, ihtiyaç halinde ivedilikle güncellenen Millî Güvenlik Siyaseti Belgesi (MGSB); Türkiye'de, bölgede ve dünyada meydana gelen ve gelmesi muhtemel gelişmelerin değerlendirilmesiyle yenilenmiş ve kurulca uygun bulunmuştur" cümlesi çok şey anlatıyor. Türkiye'nin milli güvenliği ile ilgili öncelikleri ve mücadele stratejisini içeren "Kırmızı Kitap" olarak adlandırılan Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'nin yenilenmesi sonrası toplam altı Milli Güvenlik Kurulu toplantısı gerçekleştirildi.
Haberin DevamıDaha önce olduğu gibi 20 Mart 2025 ve 22 Mayıs, 30 Eylül, 30 Temmuz, 26 Kasım 2025 tarihli MGK toplantıları ile ilgili yayımlanan bildirinin birinci maddesi şu oldu: "PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ terör örgütleri başta olmak üzere milli birlik ve beraberliğimiz ile bekamıza yönelik her türlü tehdit ve tehlikeye karşı yurtiçinde ve yurtdışında azim, kararlılık ve başarıyla sürdürülen operasyonlar ile son dönemdeki uluslararası gelişmeler hakkında kurula bilgi sunulmuştur."
Böylece Milli Güvenlik Kurulu'nun birinci gündem maddesinin tüm terör örgütleriyle mücadele olduğu kamuoyuna duyuruluyordu.
Ama 2025 yılında yapılan altı MGK toplantısı bildirilerine göz atıldığında, 30 Temmuz 2025 tarihli dördüncü toplantıda önemli bir fark dikkat çekiyor.
Haberin Devamı30 Temmuz tarihli MGK toplantısıyla ilgili bildirinin üçüncü maddesinde dikkat çeken cümle şuydu: "FETÖ ile mücadelede gelinen aşama ve müteakip süreçte izlenecek hareket tarzları ele alınmış; ihanet şebekesinin tamamen çökertilmesine ve son kalıntılarının da bertaraf edilmesine yönelik sarsılmaz irade vurgulanmıştır."
ÇALIŞMA DERİNLEŞECEK
Bu, FETÖ ile mücadelenin daha da derinleşeceği anlamına geliyordu. Nitekim İletişim Başkanlığı Stratejik İletişim ve Kriz Yönetimi Daire Başkanlığı'nın hazırladığı detaylı raporlar, FETÖ'nün "renklendirme" adını verdiği taktikle farklı kimliklerdeki sosyal medya hesapları üzerinden toplumsal kaos yaratmak için algı operasyonları yaparak milli güvenliği tehdit ettiğine yönelik tespitlerde bulundu.
Haberin DevamıBu konuda yapılan çalışmalarla FETÖ'nün "etkileşim ağı" içinde 2 bin 65 hesabı yönettiği ortaya çıkarıldı. Araştırma ve incelemeler soruşturmaya dönüştü.
Sadece 2 bin 65 sosyal medya hesabından oluşan etkileşim ağı değil, bunları kullananların kimliklerinin tespitine yönelik soruşturmalara başlandı. Ankara Cumhuriyet Savcılığı'nın kararı doğrultusunda ilk etapta kapatılan 385 hesap ve devam eden soruşturma buna işaret ediyor. Kapatılan bu hesapları kimlerin kullandığı tek tek ortaya çıkarılacak.
İLETİŞİM, MİT, EMNİYET, SAVCILIK
Milli İstihbarat Teşkilatı ve Emniyet teşkilatının çalışmaları ile kimlik tespitlerinin yapılmasından sonra soruşturmalar daha da derinleştirilecek. İletişim Başkanlığı'nın tespitlerine ba

9