Demek ki İmamoğlu'nun yolsuzluğunu görmek için dürbünle bakmaları gerekiyormuş

19Mart 2025 tarihinde Ekrem İmamoğlu'na yönelik yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sonrası Özgür Özel başta olmak üzere yandaşları, besleme medyacıları ile birlikte "siyasi operasyon" dediler.

Yolsuzluk ve rüşvetten tutuklanmamak için seçime 3 yıl varken kendini korumaya almak için aday olacağını açıklayan, tutuklandıktan sonra da tek kişinin aday olduğu dünyanın en gülünç seçimi ile Cumhurbaşkanı adayı ilan edilen İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanı adayı olduğu için tutuklandığı yalanını ortaya attılar.

Ardından soruşturmanın "gizli tanık" ifadeleriyle yürütüldüğü yalanını söylediler. Açık tanıkları ve 70'ten fazla itirafçıyı göz ardı ettiler. İtirafçı değil, "iftiracı" dediler.

"Delil olmadığı için" yazılamıyor dedikleri 4 bin sayfaya yakın iddianameye, dört saat içinde "içi boş" diye klasör salladılar, "İddianame değil iftiraname" dediler.

Yargılama başlar başlamaz "dava çöktü" diye kampanya yaptılar.

Suç örgütünün başındaki İmamoğlu, hakikati ortaya çıkaracak sorulara cevap vermek yerine kendi gündemine göre besleme gazetecilerine açıklamalar yazdırdı.

Haberin Devamı

Ama işler, dışarıda olduğu gibi algı operasyonlarıyla yürümüyor. Mahkeme heyetini taciz etme, tribünlere oynama para etmiyor.

Tribünlere ellerinde dürbünle gelenler, İmamoğlu'nun yolsuzluk ve rüşvet ilişkilerini artık daha yakından görüyorlar.

RÜŞVET VİLLALARI,DAİRE VE DÜKKÂNLAR

Ama bir de bakıyorsunuz; İmamoğlu'na rüşvet vermek zorunda bırakılan, dava kapsamında tutuksuz sanık olan iş insanları hem kendisini hem yandaşlarını hem de besleme gazeteci ve medyacıların kulaklarını sağır, dillerini sessiz, gözlerini kör eden hakikatleri söyleyiveriyorlar.

Ekrem İmamoğlu'nun başında olduğu suç örgütünün yargılanmasına tutuksuz 325 sanığın ifadelerinin alınmasıyla devam ediliyor. Tutuklu birkaç sanığın, savcılık tarafından yetersiz bulunduğu için kabul edilmeyen ifadelerini geri çektiklerini söylemesini manşetlere taşıyan besleme gazeteciler ve medyacılar, inşaat ruhsatı, imar izni ve iskân almak için İmamoğlu'nun yüzüne karşı verdikleri rüşvetleri söyleyince suskunluğu büründüler. Kimi para, kimi daire, kimi dükkân, kimi villayı rüşvet olarak vermiş; kimileri de bir ikisini ve hepsini birden.

Haberin Devamı

'RÜŞVET VERMEK ZORUNDA KALDIK'

Ekrem İmamoğlu'nun 18 yıllık aile dostu ve ortağı müteahhit Seyfi Beyaz verdiği ifadede daha önce savcılıkta verdiği ifadelerin arkasında olduğunu söylerken, rüşvet çarkını da anlattı. Beyaz savcılık ifadesinde, West Side projesinin ruhsat ve iskân sürecinde para ve taşınmaz verdiklerini anlatmıştı. Adem Soytekin üzerinden milyonlarca lira ödeme yapıldığı belirten Seyfi Beyaz, 7 dükkân ile 5 dairenin devredildiğini, 3.5 milyon liralık çek verildiği, dairelerin bir bölümünün Hasan İmamoğlu adına geçirildiği açıklamıştı. Beyaz, 26 Mayıs tarihli ifadesinde "Verdiğimiz daire ve paraları rızaen vermedik. İskân ve inşaat ruhsatı süreçlerinde bunları vermek zorunda kaldık" dedi.

Haberin Devamı

Tapu kayıtları, HTS analizleri, MASAK raporları da zaten bunu doğruluyor.

Dahası var; ifade veren iş insanı Mustafa Keleş, duruşmada Ekrem İmamoğlu'nun yüzüne "Beylikdüzü'ndeyken Deniz İstanbul projem için benden rüşvet olarak villa istedin" dedi.

İş insanı Cemal Üneş ise rüşvet için kendisine 5 senet imzalatıldığını söyledi. Cemal Üneş, İBB Başkan Danışmanı Mehmet Çakılcıoğlu'nun ismini verip kendisinden 5 senetle iskân rüşveti alındığını itiraf etti.

Bunları çok duyacağız ama ben Cemal Üneş ve Mustafa Keleş ile İmamoğlu arasında geçen diyalogdan basına yansıyan bir bölümü vermek istiyorum.

"PARA İSTEDİNBAŞKANIM"

İBB davasının 2. celsesinde Ekrem İmamoğlu ile Cemal Üneş arasında geçen diyalog şöyle:

Haberin Devamı

Ekrem İmamoğlu: Emin misin Cemal Abi Emin misin ben senden para istedim yani.

Cemal Üneş: