BİRİNCİSİ, dünyada herkes ABD'nin İran'a saldırısının kendi çıkarlarından çok Siyonist İsrail'in Başbakanı Netanyahu'nun 40 yıllık planı için katıldığını biliyor.
Nitekim, 1 Mart günü şahsi sosyal medya hesabı X'ten şu sözlerle açıkladı: "...Bu mücadeleye Amerika Birleşik Devletleri'nin desteğini de getiriyoruz; dostum, ABD Başkanı Donald Trump'ı, ABD ordusunu. Bu güçlerin birleşimi, tam 40 yıldır hasretini çektiğim şeyi yapmamızı sağlıyor - terör rejimini şaşkına çevirerek vurmak. Bunu vaat ettim - ve öyle de yapacağız."
İkincisi, dünyadaki hiçkimse İsrail ve ABD'nin İran'a saldırmasının arkasında nükleer silah tehdidi olduğuna inanmıyor. Çünkü herkes Netanyahu'nun bu yalanı 1992 yılından itibaren her üç ya da beş yıl içinde defalarca söylediğini biliyor.
Üçüncüsü, ABD ve İsrail uçaklardan attıkları bombalar ve füzelerle yerle bir etmeye çalıştığı İran'da rejim değişikliği için karadan kendi askerlerini değil İran'da yaşayan grupları maşa olarak kullanmak istiyor.
Haberin DevamıNitekim, Netanyahu saldırıyı başlattıkları 28 Şubat günü yaptığı ilk konuşmasında bunu açıkça şöyle ifade etti: "İran halkının tüm kesimleri için - Farslar, Kürtler, Azeriler, Beluçlar ve Ahvaziler - zulmün boyunduruğunu üzerinden atmak ve özgür, barışsever bir İran getirmek zamanı geldi."
Buna rağmen, muhalif kesimin sokağa çıkmadığını gören Netanyahu aynı gün X üzerinden şu mesajı paylaştı: "...İran halkına da sesleniyorum: Bu fırsatı kaçırmayın. Geleceğiniz ve özgürlüğünüz için birleşin."
Muhalifleri ayaklandırmayı başaramayan Netanyahu, İran yönetimini destekleyenlerin meydanları doldurmasına iyice sinirlenmiş olacak ki, 1 Mart günü bir kez daha şu sözlerle "ayaklanın" çağrısı yaptı: "...Ey İran vatandaşları, bu fırsatı kaçırmayın. Bu, her nesilde yalnızca bir kez ortaya çıkan bir fırsat. Sokaklara çıkma anı, milyonlarca varlığınızla sokaklara çıkma anı; işi bitirmek, hayatınızı acı kılan korku rejimini devirmek için...
Ey İran vatandaşları, Farslar, Kürtler, Azeriler, Ahvaziler ve Beluçlar - Şimdi güçlerinizi birleştirme zamanı; rejimi devirmek ve geleceğinizi güvence altına almak için."
Haberin DevamıCIA, BÖLÜCÜ TERÖRİSTLERİ DESTEKLİYOR
Netanyahu'nun iki günde üç kez yaptığı "ayaklanın" çağrısına tek yanıt, 28 Şubat saldırısından önce MOSSAD'ın ve CIA'nın silahlandırıp desteklediği, 22 Şubat günü ittifak kuran bölücü Kürt silahlı örgütlerinden geldi. "İran Kürdistanı Siyasi Güçleri Koalisyonu" adıyla kurulan ve PKK terör örgütünün İran kolu Pjak yanında, Barzani yanlısı KDP-İ, PAK, Komala ve Sazman-ı Xebat ABD ve İsrail'in saldırısı ile ayaklanma yaşanmasıyla rejim değişikliği için silahlı güç olarak beklemeye başladı. Bu sırada ABD basınında silahlı bölücü Kürt örgütlerin CIA tarafından desteklendiği hatta ayaklanmaya katılması konusunda Kuzey Irak'taki Mesut Barzani ve Bafel Talabani yanında 5'li bölücü ittifak ortaklarından KDP-İ lideri Mustafa Hicri ile görüştüğü yazıldı.
Haberin DevamıABD'de Beyaz Saray sözcüsü bölücü Kürt örgütlerini rejime karşı ayaklandırma konusundaki rolünü inkâr etmesine rağmen, ABD medyası Netanyahu ve MOSSAD'ın, CIA'i bölücü Kürt örgütlerini silahlandırma ve ayaklanma konusunda ikna ettiğini yazdı.
İran'da rejim muhaliflerinin sokağa çıkmamasına rağmen dün silahlı bölücü Kürt örgütlerinin yönetime karşı ayaklandığı, hatta Irak'tan binlerce kişinin İran'a saldırdığına yönelik haberlerden sonra İran İstihbarat Bakanlığı ile Devrim Muhafızları ortak operasyon düzenledi. İran bölücü terör örgütlerinin karargâhı ve mühimmat deposunu bombaladı.
İran'daki muhaliflerin ayaklanmaması yanında, eleman sayısı az olan, CIA ve MOSSAD'ın eline verdiği hafif silahların dışında gücü bulunmayan ve korkularından harekete geçemeyen bölücü örgütler üst üste açıklama yaparak "ayaklanma" iddialarını yalanladılar.
Haberin Devamı
4