ABD, Suriye'den çıkarken PKK/YPG/SDG'li Abdi hâlâ kalkan uçağın tekerleğine sarılmaya çalışıyor

Nedim Şener
20.02.2026
6

ABD, 2021'de Afganistan'da işbirliği yaptıklarını satıp çıkarken; Suriye'de kullandığı PKK/YPG/SDG terör örgütü için "Gün gelecek kaçmak için tekerleğine sarılacağınız ABD uçağı bile bulamayacaksınız..." demiştim.

8 Aralık 2024'te Ahmed Şara yönetimindeki birlikler Şam'a girip Esad yönetimini devirdiğinin ertesi günü bu köşedeki yazıma şu başlığı atmıştım: "Esad'ın işbirlikçisi, ABD tetikçisi PKK/YPG yakında kaçmak için sarılacak Amerikan uçak tekerleği de bulamayacak."

Yazımda şunları ifade etmiştim: "Muhaliflerin Şam'ı da ele geçirmesi ve Beşar Esad'ın ülkeyi terk etmesi ile Suriye'de yönetimi devralmaları sadece bu ülke için değil, tüm bölge için büyük değişikliklere yol açacak. Gün gelip Rusya'ya, gün gelip İran'a sırtını dayayan PKK/YPG'nin bu konuda güvendiği tek ülke ABD kaldı. ABD yönetimi de desteğini 'DEAŞ ile mücadele' gerekçesine dayandırıyor. Ancak DEAŞ ile mücadele Suriye'nin yeni yönetiminin de meselesi olduğuna göre ABD'nin PKK/YPG'ye desteğinin sahte gerekçesi de ortadan kalkmış oluyor. Dolayısıyla PKK/YPG kısa süre içinde ABD'nin de desteğini kaybedecek... Afganistan'da olduğu gibi ABD'liler geldikleri uçaklarla Suriye'den çıkarken PKK/YPG'liler sarılacakları uçak tekerleği bile bulamayacaklar."

Haberin Devamı

İşte 14 ay önce tarif ettiğim o günlerden geçiyoruz...

ABD, SURİYE'DEKİ 1000ASKERİNİ ÇEKİYOR

ABD ordusu, Haseke kırsalında bulunan Şeddadi Üssü ile Suriye, Irak ve Ürdün sınırlarının kesişim noktasında yer alan El-Tanf Askeri Üssü'nü Suriye ordusuna devretmesiyle birlikte Suriye'de bulunan DEAŞ tutuklularını hızla Irak'a taşıdı.

ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Suriye'deki DEAŞ mensubu tutukluların Irak'a taşınması için 21 Ocak'ta başlattığı operasyonu 12 Şubat'taki gece uçuşuyla tamamladığını ve toplamda 5 bin 700'den fazla kişinin nakledildiğini açıkladı.

Dün de Wall Street Journal gazetesi ABD'nin Suriye'deki askeri varlığını tamamen sonlandırma kararı aldığını duyurdu. Habere göre; DEAŞ'a karşı 10 yıldır Suriye'de bulunan ABD ordusu toplam 1000 askerinin tamamını iki ay içinde geri çekecek. Suriye yönetimi ile siyasi ve diplomatik ilişkilerini geliştiren ABD böylece, DEAŞ'le mücadele adı altında 10 yıllık askeri varlığına son vermiş olacak.

Bundan en çok etkilenen ABD'lilerin 2015'te "Suriye Demokratik Güçleri" adını verdikleri PKK terör örgütünün Suriye kanadı PYD/YPG oldu.

Haberin Devamı

ABD'nin desteği ile Suriye topraklarının yüzde 33'ünü uzun süre işgal altında tutan YPG/SDG terör örgütü 6 Ocak 2026'da başlayan operasyonlarla ay sonunu görmeden sadece elinde tuttuğu alanları değil tüm siyasi planlarını kaybetti.

ABD İHANET ETMEMİŞ

Büyük bölümü Araplardan oluşan SDG artık fiilen ortadan kalktı ortada sadece PKK/PYD/YPG terör unsurları kaldı. Ama onlar içinde kaçınılmaz son yaklaşıyor. 30 Ocak'ta yapılan mutabakat gereği Suriye yönetimi ile entegre olmaktan başka seçenekleri kalmadı. Çünkü arkasındaki hem maddi hem askeri hem siyasi ABD desteği artık yok.

Arkasında kendisini kullanan bir emperyalist olmadan yaşayamayan PKK terör örgütü ve Suriye kolu PYD/YPG, ABD'nin hızla desteğini çekmesinin şaşkınlığı içinde; "ABD bizi sattı" diyen çok.

Haberin Devamı

Ama yine de bir umut fazla sert eleştirmeye girişmiyorlar.

Almanya'da Münih Güvenlik Konferansı'na katılan PKK/PYD/SDG terör örgütü yöneticisi "Mazlum Abdi" kod adlı Ferhad Abdi Şahin Amargi internet sitesine verdiği röportajda bu konuda şunu söyledi:

"Amerika'nın ihanet ettiğini söyleyemeyiz. Amerika bize bir söz verip sonra bozmadı. Amerika buraya IŞİD'le savaşmak için geldi; bu yüzden SDG ile çalıştılar. Türkiye'ye veya Suriye devletine karşı bizimle birlikte savaşmaya gelmediler. Elbette Amerika'nın tavrı çok zayıftı ve halkımızı hayal kırıklığına uğrattı. Halkımız Amerika'nın böyle davranmasını beklemiyordu. Böyle olmamalıydı. Ancak son dönemde ABD politikasının değiştiğini ve savaş Kürt çoğunluklu bölgelere ulaştıktan sonra durdurmak için devreye girdiklerini gördük. Başından beri bu tutumu göstermeliydiler. Biz ABD'nin tavrının zayıf olduğunu söyleyebiliriz. Ancak savaş Kürt bölgelerine ulaştıktan sonra yapılan protestolar, büyük diplomatik çabalar ve sahadaki direniş kamuoyunu etkiledi ve bu da ABD'nin pozisyonunu değiştirdi.

Haberin Devamı