ABD'nin 'petrol bekçisi', Siyonist İsrail'in bölücülük aparatı PKK/PYD/YPG ile buraya kadar

Nedim Şener
09.01.2026
7

PKK terör örgütü kurulduğunda Rusya ve Suriye, sonrasında Fransa başta Avrupa ülkeleri ile İran, ardından ABD son olarak da Siyonist İsrail tarafından kullanılan bölücü bir aparattan başka bir şey olmadı. Bugün de yabancı ülke desteği olmasa ayakta kalamaz.

Suriye ayağı PYD/YPG de KCK yapılanmasının parçası olarak 2003 yılında PKK elebaşı Öcalan'ın talimatıyla kuruldu. Suriye PKK'sı PYD/YPG'nin başındaki "Mazlum Abdi" kod adlı Ferhat Abdi Şahin isimli terörist 6 Aralık 2024 günü Channel 8 isimli kanala yaptığı açıklamada, Suriye iç savaşının başladığı 2011 yılında 30 kişi başladıklarını söyleyip "Şimdi eli silah tutan insanlarımızın sayısı 110 binin üzerindedir" dedi. 2011 yılına kadar Türkiye'ye karşı terör faaliyetlerinin üslerinden biri olmak dışında amacı bulunmayan PYD/YPG'nin elebaşı Şahin, verdiği rakamla 2011 yılına kadar sadece 30 kişilik bir örgüt olduklarını ortaya koymuştu.

ESAD İLE ANLAŞTI ABD'DEN DESTEK ALDI

Kendi deyimiyle PKK/PYD'yi 110 bin kişilik mevcuda çıkartan gelişme; 2012 yılı temmuz ayında Esad yönetiminin Türkiye sınırında işgal ettiği Ayn El Arap ve Haseke gibi bölgelerini PKK/PYD'ye terk etmesi yanında ABD'nin DEAŞ'a karşı mücadelesinde kullandığı araç haline gelmesiydi.

Haberin Devamı

Türkiye, bu sırada ABD'nin, PKK'nın Suriye kolu işbirliğinden duyduğu rahatsızlığı yüksek sesle dile getirmeye başladı. Bunun üzerine ABD'lilerin önerisiyle 2015'ten itibaren SDG (Suriye Demokratik Güçleri) adını kullanmaya başladılar.

ABD'NİN PETROL BEKÇİSİ PKK/PYD

ABD'nin terör örgütüne biçtiği asıl misyon Suriye'nin petrol kuyuları için bekçilik yapmaktı. Nitekim, Donald Trump birinci başkanlık döneminde 24 Ekim 2019 tarihinde attığı tweet ile SDG terör örgütüne petrol kuyuları için bekçilik misyonu verdiğini şöyle ifade etti: "General Abdi ile yaptığım görüşmeden keyif aldım. O da yaptıklarımızı takdir ediyor ve ben de Kürtlerin yaptıklarını takdir ediyorum. Belki de Kürtlerin petrol bölgesine doğru yola çıkma zamanı gelmiştir"

Öyle de oldu, PKK/PYD, Rakka ve Deyrizor dahil petrol kuyularında ABD adına bekçilik yaparken Trump, ABD askerini Suriye'den çekme fikrini ortaya attı. Türkiye'nin Suriye'ye yönelik güvenli bölge operasyonları sırasında yaşanan bu gelişme PKK/PYD için korku yarattı. PKK/PYD, ABD için petrol kuyularında bekçilik yaparak arkasına alacağı ABD desteği ile Türkiye'nin operasyonlarından korunacağını hatta işgal ettiği alanlarda özerk bir statü elde edeceklerini düşündüler.

Haberin Devamı

Aynı Trump "(Türkiye-Suriye sınırı) Sınırı başkaları kontrol etsin. Biz petrolü güvence altına aldık. Petrolü seviyorum" dedikten sonra Suriye'deki ABD askerlerinin evlerine dönmesinin zamanın geldiğini açıkladı.

2019 yılı aralık ayında ABD Savunma Bakanı Mark Esper daha da açık konuştu: "Biz Kürtlerle özellikle de SDG ile DAEŞ'i yenmek üzere el sıkıştık. Biz onlara otonom bir Kürt devleti kurmaları için yardım etme sözü vermedik. Onlarla Türkiye'ye karşı savaşmalarına destek vermek için el sıkışmadık."

ABD Başkanı Trump, görev dönemi sonu olan 2020 yılı ocak ayında ise "Suriye petrolü Amerika'ya aittir" diyerek bugün Venezuela Devlet Başkanı Maduro'nun kaçırılmasında olduğu gibi asıl derdinin petrol olduğunu doğrudan söylemişti.

Haberin Devamı

SURİYE DEVRİMİ İLE DEĞİŞEN HAVA

ABD'nin petrol kuyularının bekçisi PYD/YPG bu misyonla, 110 bin kişilik mevcudu ile Suriye topraklarının yüzde 30'undan fazlasını işgali altında tuttu. 8 Aralık 2024 devrimi ise Suriye'deki hesapları toptan değiştirdi. ABD, desteğini Ahmed Şara yönetimine çevirdi.

PKK/PYD ile dar bir alana sıkışan, müttefiki Türkiye'yi karşısına alan ve geleceği olmayan çıkarları ile Suriye coğrafyasının tamamına yayılan, Türkiye ve Şara yönetimini yanına alan uzun vadeli çıkarları ile değiştirdi.

Bu amaçla da 10 Mart 2025 tarihinde helikopterle Şam'a götürdüğü Mazlum Abdi ile Suriye Cumhurbaşkanı Şara arasında bir entegrasyon mutabakatının imzalanmasına aracılık etti.

Haberin Devamı

Ama, SDG/PKK/YPG terör örgütü 2025 yılı sonunda süresi dolan mutabakat metni konusunda hiçbir adım atmadı. Dürziler, Aleviler üzerinden Suriye'yi bölmeyi amaçlayan Siyonist soykırımcı İsrail'in desteğini bekleyip durdular.