ABD'nin gözden çıkardığı PKK/SDG artık Siyonist İsrail'in kucağında

Nedim Şener
08.12.2025
8

Siyonist soykırımcı İsrail'in Suriye'yi bir kısım Dürzi ve Aleviler üzerinden bölüp parçalama senaryosunun son parçasının PKK terör örgütü ve Suriye uzantısı SDG olduğu tamamen ortaya çıktı.

ABD'nin Suriye'de Şara yönetimini desteklemesi ve Büyükelçisi Tom Barrack'ın Katar'ın başkenti Doha'da son yaptığı açıklama sonrası siyonist İsrail PKK/SDG'nin tek umudu halini aldı.

Tom Barrack, Suriye'de üniter yapının gerekliliğine vurgu yaparken ABD'nin Kürt bölgesi stratejisinin Ortadoğu'yu 'Balkanlaştırdığı' özeleştirisinde bulundu. ABD'nin 2003 yılında işgal ettiği Irak'ta kurduğu düzen sonrası durum için "3 trilyon civarında yatırım, 20 yıllık felaket dolu bir tarih, hayatını kaybeden birkaç yüz bin kişi" değerlendirmesini yapan Barrack, "Elde hiçbir şey kalmadı" dedi.

'ORTADOĞU'YUBALKANLAŞTIRDIK'İTİRAFI

Irak'ta kuzeydeki Kürtlerin yeni devlet yapılanmasına dahil olmak istemedikleri için federal sistem getirildiğini kaydeden Barrack, şunları söyledi:
"Aynı şeyi Suriye'de de yaptık. Yani SDG bir tür YPG ya da PKK, bırakalım birbirleriyle baş etsinler. Neden Çünkü daha kolay ve iyi görünüyor. Özerk olabilirler. Kendi kültürleri var, kendi dilleri olabilir, kendi okulları olabilir, hatta kendi yerel orduları bile olabilir. Sorun şu ki bu durum Yugoslavya'da olduğu gibi Balkanlaşıyor. Orada da aynı şeyi yaptık. 'Yani tek bir federal model üzerinde anlaşamıyoruz, o halde yediye bölelim.' Bu da yaklaşık bir nanosaniye sürüyor ve birbirleriyle savaşmaya başlıyorlar. Irak'ta olan buydu."

Haberin Devamı

Sürecin Yugoslavya örneğindeki gibi işlediğini belirten Barrack, "Bu durum çok kısa sürer, ardından birbirleriyle savaşmaya başlarlar. Doğal kaynaklar açısından zengin Kürt bölgelerini merkezi hükümetlerden koparma politikasının bölgesel gerilimi derinleştiriyor. Petrolün olduğu taraftaki Kürtler, bu federal yapının parçası olmak istemiyor" dedi. Tom Barrack, ABD'nin bölge ülkelerini federatif yapılar olarak bölme stratejisinin Irak'ta da Libya'da da işe yaramadığını itiraf etti.

İSRAİL'İN SURİYE'YİPARÇALAMA PLANI

Şu çok açık ki İsrail'in Suriye'yi "bölme ve parçalama" stratejisi ile ABD'nin üniter yapıyı koruma stratejisi birbiriyle çelişiyor. ABD Başkanı Trump'ın Suriye Cumhurbaşkanı Şara'ya verdiği destek ve Tom Barrack'ın açıklamaları bunu gösteriyor. Elbette İsrail, buna karşı adımlar atarak Dürziler ve Aleviler gibi PKK/SDG üzerinden Suriye'yi bölmeyi amaçlayan stratejisine her alanda devam ediyor.

Haberin Devamı

Nitekim İsrail'in Suriye stratejisi, 21 Kasım 2025 günü Jerusalem Post gazetesinde PKK/PYD-SDG'li terörist Mazlum Abdi'nin fotoğrafı ve "Suriye parçalanırken İsrail, Kürtlerle ittifakını derinleştirmeli..." başlıklı yazıyla bir kez daha ortaya konmuştu.

Şara yönetimindeki Suriye'nin merkezi bir devlet olmayacağı ve parçalanacağı ifade edilen yazıda, IKBY Başbakanı Mesrur Barzani yönetiminin de bu konudaki rolü ve görüşleri paylaşıldı. Yazıda, İsrail'in Suriye'ye bakışı, parçalamaya yönelik stratejisi ve taktikleri şöyle özetlendi: "İsrail, güneydeki 'Suriye tampon bölgesinden' çekilmemeli ve Suriye'deki Dürzilere destek ve koruma sağlamaya devam etmelidir. İsrail'in Rojava'daki Kürtlerle ve Irak'taki özerk Kürt bölgesiyle bağlarını güçlendirmesi gerekiyor. ABD yönetimine SDG'ye desteğini geri çekmemesi ve Irak'taki, özellikle Kürt bölgesinde askeri varlığını sürdürmesi için daha fazla baskı yapılmalı. Kürtler Yahudilerin doğal müttefikleridir..."

Haberin Devamı

Yazı Kürtlerden bahsetse de şu cümle ile bitiyor: "Şimdi, İsrail'in SDG'ye destek verme zamanı."

Yazının başlığında "Kürtler" yazılmasına rağmen yazının sonunun Suriye'yi bölmek için kullanacağı PKK/SDG ile bitmiş olması, kullanacağı maşanın kim olacağını da gösteriyordu.
PKK/SDG'Lİ ABDİ İSRAİL MEDYASINDA
Bu yazıdan iki hafta sonra, 7 Aralık 2025 günü PKK/SDG'li terörist Mazlum Abdi ilk kez İsrail medyasında boy gösterdi. Yine aynı gazeteye röportaj vererek soykırımcı İsrail'in maşası olduğunu herkesin göreceği şekilde ifşa etti. İsrail gazetesi üzerinden yine DEAŞ terör örgütünü bahane ederek ABD yönetimini şu sözlerle üstü kapalı biçimde tehdit etti.