Altın cephesinde moraller bozuk. Petrol fiyatlarının uzun süreden beri tahminlerin çok üzerinde seyretmesi enflasyon ateşini körükleyince merkez bankaları sıkı para politikasında kalınca değerli metal büyük değer kaybına uğradı.
ABD merkez bankası 28 Ekim akşamı faizleri sabit tuttu, ancak. FED Başkanı Warsh'ın enflasyonun yüksek seviyede kaldığını vurgulaması, piyasalarda aralık ayı ve 2027 başı için faiz artışı ihtimalini güçlü bir şekilde tetikledi. Bu gelişmenin üzerine dün ABD ekonomisinin 2026 yılı üçüncü çeyreğinde beklentileri aşarak %3,4 büyüdüğünün açıklanması ilk anda pişmiş aşa su kattı. Zira güçlü büyüme ve dirençli tüketici harcamaları, Federal Rezerv'in (FED) yüksek faiz ortamını daha uzun süre sürdüreceği beklentisini (higher-for-longer) pekiştirerek faiz getirisi olmayan altının fırsat maliyetini artırmış ve fiyatı sınırlandığı yorumlarına yol açtı. Ancak büyüme verileriyle birlikte açıklanan yıllık kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksi, üçüncü çeyrekte yüzde 2,1 artarak yüzde 3,4'lük piyasa beklentisinin çok altında kaldı. Gıda ve enerji fiyatlarının hariç tutulduğu çekirdek kişisel tüketim harcamaları fiyat endeksindeki artış ise yüzde 2,5 ile önceki çeyrekteki yüzde 3,3 seviyesinin gerisinde.
Açıklanan bu makroekonomik tablo, ABD Merkez Bankası'nın (FED) faiz politikası açısından "yumuşak iniş" (soft landing) senaryosunu destekler nitelikte ve yüksek faiz ortamının kademeli olarak gevşetilmesinin önünü açıyor. Genellikle güçlü büyüme faizlerin yüksek kalacağına işaret etse de bu verinin iç kırılımları FED'in elini rahatlatacak cinsten. Nitekim büyümenin hızlanmasında güçlü yatırımlar ve kamu harcamalarındaki artış önemli rol oynadı. İhracat gerilerken ithalat yükseldi. Tüketim Harcamaları (PCE) endeksinin yıllık bazda %2,1'e gerilemesi, FED'in resmî %2'lik enflasyon hedefine neredeyse ulaşıldığını gösteriyor. FED için faiz oranlarını belirlemede en kritik öncelik büyümek değil, fiyat istikrarıdır. Enflasyonun %2,1'e kadar dizginlenmiş olması, FED'in artık ekonomiyi daha fazla soğutmak için çok yüksek faiz oranlarına ihtiyaç duymadığının en büyük kanıtı... Büyümenin %3,4 ile güçlü gelmesi normal şartlarda enflasyonist bir risk sağlayabilirdi. Ancak PCE fiyat endeksindeki gerileme, bu büyümenin tüketici harcamalarının aşırı ısınmasından değil; daha çok ekipman, özel sektör yatırımları ve kamu harcamaları gibi arz yönlü dinamiklerden kaynaklandığını ortaya koyuyor. Rakamlar FED'in ekonomiyi resesyona (aşırı durgunluğa) sokmadan enflasyonu düşürmeyi başardığını gösteriyor...

37