Bilgi sitelerindeki kaydında "Türk mühendis, tıp doktoru ve siyasetçi" yazan F. B. Sayan Kaya'nın diplomalarını da gündeme taşıdı muhalif milletvekileri; Bakanlığı, milletin aile yapısını yorduktan sonra.
Şeceresinin tapu kayıtlarına kadar ezberlendiği, affedilmiş bakanın diplomaları konu edilecekse bu görev, gereğini yapmakla ünlenmiş yarı resmi gazeteci Sayın Ahmet Hakan'a düşerdi. Zira bir o bilir, hangi diplomanın muhteşem olduğunu. Yazmamış işte. Lakin öğretmenliği denemiş, patlayan "Fon" olayında.
"AK Partililer iyi bir sınav verdi!"
Neredeyse zil takıp oynayacak, birimiz bir "Fon" işi yapsa da iyi bir sınav versek, beklentili AKP'lilerle oturup, kalkmış olmalı.
"Olayı geçiştirmediler... Kaya'nın istifa etmesi gerektiğini söylediler."
Olayı geçiştirmediler demek, daha önceleri çok geçiştirmişlerdi, manasını da barındırırken, kabul edilmesini ve geçiştirme haklarının kullanılmamasını AKP'lilerin meziyeti vurgusunda yazan Sayın Ahmet Hakan, istifanın istenmesinde ise, aman bize bulaşmasın, temiz bilinelim kokusunu sindirmiştir.
Sosyal medyada paylaşılan ve tamamı Türkçe kelimelerle kurulmuş savunma tezlerinin ertesi gün izahını yapması, Sayın Hakan'ın okuyucularına güvenmeme belgesidir ve onlara neyi, nasıl anlamaları gerektiğinin terbiyesini vermeye kalkmasıdır. Fakat bizim konumuz, bu tavır değil. Diplomalara takıldığımızı vurgulamıştık yazımıza girerken. O başa dönüyoruz.
Bir öğrenci, okuduğu bütün dersleri aynı oranda mı sever Fizik'teki başarı, Anatomi'de de geçer mi Fizyoloji'yi iyi bilen, İntegral hesaplarında da iyi not mu alır mu Nörolojik bilgiler Kimya formüllerini mi ezberletir Eşyanın tabiatına aykırı bir durumdur bu. (Genel sınavlarda "Tam puan" alan liselilerimizin durumu da hatırlansın.)
Diplomaları konuşulan eski Bakan Sayın Kaya'ya, benzer bir gerekçe uydurabilirler zannıyla, hatırladığımız bir belge röportajı anlatalım:
Üniversite Giriş İmtihanı (ÜGİ) 1973 sonuçlarının ikinci en yüksek puanını alan öğrencisi ile yapılmış bir söyleşi yayımlanmıştı bir gazetede.
İTÜ'den diplomalı o öğrenci şöyle diyordu: Ailem mühendis olmamı istedi. Onlar için mühendis oldum. Şimdi kendim için hayalimdeki Tıp Fakültesinde okuyacağım.
Not: Hürriyet Gazetesi'nin sayın yazarının, savunduğu eski bakanı sadece "Kaya" soyadı ile anması, tasarruf bilgisiyle açıklanamaz. İki adına ilaveli bir de "Sayan" soyadı var kütüğünde.
"GELENEKSEL VEDA TÖRENİ"
"Yanlış yapanla, nefsine yenik düşenle vedalaşırız!"
Moral arama yarışında paylaşılan Sayın Erdoğan'ın bu cümlesini, haber siteleri de başlık yapmıştı.
Ayrılırken hayırlar dileme, esenleşme manasını "Veda" kelimesinin karşısına yazan lûgatlar, "Vedalaşmak" izahına da "Allah'a ısmarladık" duasını yazmışlar.
Nutuk yazıcıları ise, başlığa koyduğumuz çağrışıma kapı aralandığını hesaba katmamışlar.
Saadet Partisi Genel Başkanı Sayın Mahmut Arıkan'ın "Yüzyılın en büyük vurgunu, 'Görevden af' ile geçiştirilemez" itirazını ederken, "Bataklıktaki sivrisineklerden sadece biri" diye tanımladığı dört isimli eski bakan Sayın Sayan Kaya'nın Sayın Erdoğan'la vedalaşması, Muazzez Turing'in radyolarımızda okuduğu Pir Sultan Abdal türküsünü hatırlattı bize de.

13