Kaymak!

Öküz yerine koya koya halk önce "çaresizlik tuzağına" düşebilir. Ne diyorlar: Öğrenilmiş çaresizlik. Ancak bir an gelir öğrenilmiş çaresizliği yırtıp atan bir dip dalga patlar. Bu dalga ile beklenmedik bir uyanma olur.

Acı tokat iner!

Çok örnek var.

★★★

Bir eski İçişleri Bakanı vardı. Öfkeler, azarlamalar, korkutmalar peşinde koşardı. Dün gibi hatırlıyorum. Şehit cenazelerine "muhalefet partisi üyelerinin katılımını" yasaklamaya kalkmıştı. Bir haftadır bu eski bakanın şimdi sadece milletvekilliği yaptığı, Meclis'e haftada sadece 1 gün geldiği ve ay sonunda 450 bin TL maaş aldığı yazılıp, konuşuluyor.

★★★

Bu tip kaymaklı maaş alanların sayısı 2018'den sonra Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçilince çok arttı. Bütün üst bürokrasi silme kaymaklı oldu. Bilerek ve isteyerek devletin üst kademesinde "bir kaymak tabaka" oluşturuldu. Geçen gün de Merkez Bankası Başkanı ile yardımcılarının aldığı "kaymaklı maaşlar" haber konusu olmuştu. Okudum. Şaşırtıcı rakamlar vardı.

★★★

Başkan:

Ayda 830 bin TL.

Yardımcıları:

Ayda 700 bin TL.

Bürüt maaş alıyorlarmış. Bizim ülkemizde genel ücret düzeyinin çok üstünde maaşlar, asgari ücretli bir işçinin ya da memurun aylığı ile kıyaslandığında 30 katı bulmaktaymış. Dün de yine benzer bir haber okudum. Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu üyesi olan iletişim uzmanı, bir özel holdingin "yönetim kurulu üyeliğine" yeniden seçilmiş. Bu arkadaş da "benim ne eksiğim var" diyerek bu yolla "maaşını kaymaklı yapmaya" çalışıyormuş.

★★★

Bizim ülkemizde bir üst düzey kaymaklılar sınıfı; "bir etek öpücü tabaka (oligarşi)" oluştu. Ve bu etek öpücü oligarşiyi destekleyen, yüreklendiren, teşvik eden de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi oldu.

Bir oligarşik yapı!

Bir elit tabaka!

Bir etek öpücü.

Devletin tepesine yerleşti, demir attı. "Ücret ve gelir eşitsizliğini" tavana çıkartıyor ayda 800 bin-700 bin-450 bin TL aylıklar tutturabilmek için her yolu deniyor. Halkı da öküz yerine koyuyorlar.