Bütün dünyanın gözü Türkiye'de... Ama baştan söyleyeyim; dün sona eren NATO'nun 36. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kimsenin umurunda değil...
Herkes "Trump Show"u izliyor.
ünkü zirveye katılan 32 liderin 31'i bir yana...
Trump bir yana!
O liderlerin hiçbiri saygı duymuyor bu adama...
Sevmiyor.
Yakınlık hissetmiyor.
Sadece korkuyorlar!
"Delidir, ne yapsa yeridir. Aman benden uzak olsun" diyorlar...
O çakal da meydanı boş bulunca, kendini aslan sanıyor.
★★★
Önceki gün Cumhurbaşkanı Erdoğan'la bir araya geldiği basın sohbetinde, sık sık onu ne kadar sevdiğini ve dostluklarını anlattı.
Ama kendi üslubuyla!
Konuşmasının her saniyesinde, bu sevginin tamamen "her istediğini almaktan kaynaklandığını" örtülü mesaj olarak hissettirdi.
Hatta Erdoğan'la her görüşmesinde defalarca söylediği gibi Rahip Brunson örneğini verdi:
"Ben Cumhurbaşkanı'nı aradım ve derhal serbest bıraktı!"
★★★
Bizim Cumhurbaşkanı da bu sözlerden sonra hep yaptığı gibi sustu.
"Olur mu öyle şey, biz demokrasiyle yönetiliyoruz. Bizim demokrasimizde hukukun üstünlüğü ilkesi vardır. Yargı bağımsızdır. Bana kalsa daha önce söylediğim gibi Rahip Brunson'u asla bırakmazdım. Ama mahkeme öyle karar verdi. Brunson'u benim serbest bıraktırdığım iddiası kesinlikle doğru değildir" diyemedi!
★★★
Olayı hatırlatalım:
Andrew Craig Brunson Amerikalı bir papaz ve Evanjelik Presbiteryen Kilisesi üyesi...1990'ların ortasında Türkiye'ye geldi, İzmir Diriliş Kilisesi'nde görev yaptı.
2016'da FETÖ üyesi olduğu iddiasıyla tutuklandı.
28 Eylül 2017'de Erdoğan, Brunson'u ABD'de yaşayan Fethullah Gülen ile takas etme önerisinde bulundu.
Meşhur, "Ver papazı, al papazı" sözünü o zaman söyledi.
26 Temmuz 2018'de ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, Erdoğan'a Brunson'u serbest bırakması gerektiğini, yoksa Türkiye'ye önemli yaptırım uygulayacaklarını söyledi. Hemen ardından

14