Yazar, Atatürk döneminde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bağımsız çalışması ve halkın çıkarlarını korumasını, bugünkü Meclis'in Cumhubaşkanı'nın tasarılarına mekanik olarak onay vermesiyle karşılaştırarak, parlamenter demokrasinin dejenere olduğunu iddia ediyor. Bu eleştiriyi geçmiş ve bugün arasındaki kurumsal fark üzerinden temellendiriyor. Ancak bugünkü vekillerin içinde o kadar da önemsiz ve bağımsız hareket etmeyen temsilciler bulunmadığı söylenebilir mi?
Atatürk, yurdu düşmandan ve Osmanlı'dan kurtarmaya karar verdiğinde ne yaptı
Üç beş arkadaşını toplayıp çete mi kurdu
Hayır...
Önce Amasya Genelgesi'ni yayınladı. Amaçlarını, neler yapacaklarını açıkladı.
Sonra memleketi karış karış dolaşıp, halkın temsilcilerinin katıldığı kongreleri topladı.
Bu kongrelerden bir "Meclis" çıkardı.
Kurtuluş Savaşı'nı bu Meclis'in kararlarıyla verdi.
★★★
Gerçekten "tek adam"dı o...
İstese Cumhuriyet'i kurmakla falan uğraşacağına padişahlığını ilan ederdi; halktan da "gık" diyen çıkmazdı.
Ama o; bütün yetkiyi, kuruluşuna öncülük ettiği Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne verdi.
O Meclis; Atatürk de dahil, başbakanı, bakanları sorguya çeken bir Meclis'ti.
Evet; Atatürk'e saygılıydılar; ama ülkenin geleceği asla "tek adam"a bırakılmayacak kadar önemliydi.
Atılan her adımda Meclis vardı.
O Meclis'teki vekiller bugünkü gibi emme basma tulumba gibi kol kaldırıp, kol indiren vekillere benzemiyordu.
İnançlarını Mustafa Kemal Atatürk'le bile tartışacak kadar yürekten savunan gerçek halk temsilcileriydi onlar!
Ve o Meclis'te bir sınıfın ya da zümrenin değil; halkın üstün çıkarı için yapılıyordu yasalar!
★★★
Dün kuruluşunun 106'ncı yıldönümünü kutladığımız Türkiye Büyük Millet Meclisi, çok şükür ki bugün hala var...
Var ama...

4