En değersiz şey!

Sadece benzinin, mazotun,LPG'nin değil...

Soğanın, patlıcanın, patatesin, turpun, şalgamın, domatesin, kabağın, kerevizin, enginarın, maydanozun, dereotunun, terenin, kıvırcıkın...

Portakalın, elmanın, muzun, çileğin, kivinin...

Çekirdeğin, leblebinin, fındığın, fıstığın, kajunun, şam fıstığının, bademin, cevizin...

Kuru nanenin, karabiberin, kırmızı toz biberin, isotun, kekiğin...

Toz deterjanın, sıvı deterjanın, sabunun, tuvalet kağıdının, kağıt havlunun, kadın pedinin, kağıt mendilin, çamaşır suyunun, tuzruhunun...

Tuzun, unun, ayçiçek yağının, zeytinyağının, margarinin, zeytinin, peynirin, salamın, sucuğun, sütün, yoğurdun, yumurtanın...

Şişe suyunun, maden sodasının, ayranın, meyve suyunun, kolanın, gazozun, biranın, rakının, şarabın...

Çivinin, kablonun, tuğlanın, kirecin, boyanın, fırçanın, anahtarın, anahtarlığın, çekicin, keserin, kazmanın, baltanın...

Odunun, kömürün, elektriğin, suyun, doğalgazın...

Ulaşımın, otelde konaklamanın...

Konaklarken yediğiniz yemeğin, sosisli sandviçin, tostun, hamburgerin...

Ayakkabının, pantolonun, gömleğin, tişörtün, bluzun, montun, kabanın...

Atkının, kravatın, eşarbın...

Oturduğunuz sandalyenin, koltuğun, çalıştığınız masanın, seyrettiğiniz televizyonun, kullandığınız buzdolabının, çamaşır makinesinin, bulaşık makinesinin, klimanın, ocağın, fırının, termosifonun...

İğnenin, ipliğin, düğmenin, fermuarın, kurdelanın...

Kedi mamasının, köpek mamasının, kuş yeminin...

Kıymanın, kuşbaşının, bifteğin, antrikotun, pirzolanın, balığın, tavuğun... Hatta sıyrılmış kemiğin...

Kahvenin, fincanın, çayın, bardağın, kaşığın, çatalın...

Leğenin, tencerenin, saksının...

Kiranın...

Yani...

Gündelik hayatta tükettiğiniz, kullandığınız her şeyin fiyatı...

Üretici, satıcı ya da bizzat devlet tarafından her hafta, hatta kimi zaman haftada bir kaç kez kimseye sormadan"ŞAK"diye artırılırken...

Bu yüzden enflasyon rakamlarını kafasına göre belirleyenTÜİK bile ilk dört aydaki enflasyonuyüzde 14.64olarak açıklarken...

Bu dört ayda, zam yapılmayan tek şey ne

★★★

Söyleyeyim:

"Fiyatı, sahibi tarafından belirlenemeyen tek şey"olan...

EMEK!

Yukarıda saydığım, saymadığım, unuttuğum, atladığım ne kadar mal ve hizmet varsa, hepsinin fiyatını üretici ve satıcı belirliyor.

Çünkü kahrolası serbest piyasa bunu gerektiriyor.

Ama sizin aldığınız maaş, yılda bir kez... O da işveren insaflıysa artırılıyor...

Üstelik sattığınız emeğinizin"fiyatı"olan maaşınızı hiçbir durumda siz belirleyemiyorsunuz...

★★★

Aldığınız maaşlar bir yıl boyunca donup kalacak...

Ama o maaşla geçinmeye çalışırken tükettiğimiz her şeyin fiyatı otomatik olarak artacak...

Yemişim böyle serbest piyasayı...

Kahrolsun böyle liberalizm...

Korumalı gazetecimsi!

Ferhat Murat, 2019seçimlerindeAKP'nin BursaveAğrı'daki seçim kampanyalarını yöneten bir siyasal iletişimci...

Asıl işi bu... Siyaset pazarlayıcısı!

Yandaş kanallarda yorum yapıyor,CHPbaşta olmak üzere muhalefete haddini (!) bildiriyor.