Halkın önemli bir bölümünün, büyük umutla arkasından itelediği Özgür Özel ve arkadaşları, ilk ciddi sınavda fena halde çuvalladı...
"PKK'lı teröristlere af"tan ibaret olan yasa tasarısında uyanıklık yapıp hem "Evet", hem de "Hayır" oyu kullandılar...
Yani "Ne şiş yansın, ne kebap" dediler.
Hem DEM sempatizanlarını, hem de Atatürkçüleri partide tutmak istediler; ama evdeki hesap çarşıya uymadı...
Milletvekillerinin üçte ikisi, yöneticilerin de aralarında olduğu üçte birinden ayrı düştü.
Parti ikiye bölündü.
★★★
Bu yasa tasarısı Meclis'e gelmeden önce gazilerin yanına gidip "Bana güvenin" diyen Özgür Özel... Lütfen söyle:
Nasıl güveneceğiz sana
Bir yasaya "Hayır" oyu vermek için bin tane haklı sebep sayıyorsun; on saniye sonra 180 derece kıvırıp "Evet" oyu veriyorsun...
Neymiş
"Barış gelecekmiş..."
"Evlatların bayrağa sarılı tabutları yoksul evlerine götürülmeyecekmiş"...
Bunun adı "barış" değil "teslim" olmaktır kardeş...
"Pes" etmektir
Peki; bizim gibi cahillerin bildiğini, "alim" olarak sen bilmiyor musun
Bilmez misin Koskoca parti liderisin... Halkın umudusun...
Peki niye böyle davranıyorsun
Haftalardır yağmur, dolu, güneş demeden arkanda yürüyen insanlar iki gündür, "Meğer onun da diğerlerinden farkı yokmuş, o da 'Türkiye'nin yönetimi, Türklere bırakılamayacak kadar önemli' diyen emperyalist güçlere hoş görünme derdindeymiş" diyor...
Bu sözler eminim ki senin de kulağına çalınıyordur!
Hiç mi utanıp, sıkılmıyorsun
Bu insanları bir kez daha hayal kırıklığına uğrattığın için hiç mi suçluluk hissetmiyorsun Hiç mi yüreğin yanmıyor
★★★
Oylamadan önce "Bana güvenin" deyip duruyordun ya...
"Güven" duygusu cam gibidir Özgür Bey...
Bir kez kırıldı mı sittin (Arapçada altmış) sene uğraşsan, yapıştırmaya çalışsan eskisi gibi olmaz...
Korkarım ki senin camın kırıldı...
Bundan sonra ağzınla kuş tutsan nafile!
★★★

18