Siz, bizim insan kardeşimizdiniz...
Bizim demek doğru değil aslında... Bizim büyük dedelerimizin kardeşiydiniz...
Siyasetçilerin yalanlarına kandınız, dolduruşuna geldiniz...
Belki "ok zengin olacaksınız" dediler size...
Belki "vatan-millet" diye gaza getirdiler.
Ege zeytinliklerinde huzurlu bir yaşam vaat ettiler belki de...
Tarihe geçeceğinizi, ölümsüz olacağınızı söylediler...
"Düşman zaten çöküyor. Padişah teslim oldu, orduları dağıldı, askeri kalmadı. Hiçbir direnişle karşılaşmayacaksınız. Burnunuz bile kanamayacak" diye cesaret pompaladılar...
★★★
Sonra birer çakar almaz tüfek tutuşturup ellerinize, hepinizi doldurdular gemilere...
Büyük bir sevinç içinde koşarak çıktınız İzmir Limanı'na 15 Mayıs 1919'da...
Yerel halkın Rum kökenli olanları sevinç çığlıklarıyla, çiçeklerle, şampanyalarla karşıladı sizi...
Türkler'de ise büyük bir sessizlik vardı...
Sadece izliyorlardı yaptıklarınızı...
★★★
O rahatlıkla Türk bayraklarını indirip yerine kendi bayrağınızı astınız.
Sonra kutlamalara başladınız sevinç içinde...
"Söylenenler doğruydu demek ki... Padişah gerçekten teslim olmuş olmalı ki tek bir asker bile yok" diye düşündünüz...
Tam şampanyaları patlatmaya hazırlanıyordunuz ki tek bir el silah sesi duydunuz...
"Bir Türk gazeteci... Hasan Tahsin'miş adı... Aklınca bizimle savaşacakmış... Hallettik" dedi komutanlarınız...
Rahatladınız!
★★★
Keşke rahatlamasaydınız be büyük dedelerimizin ölü kardeşleri...
O "ilk kurşun"u uyarı kabul edip geldiğiniz gemilere binip dönseydiniz memleketinize...
Keşke kalıp da üç yıl boyunca yakıp yıkmasaydınız güzelim Anadolu'yu... Gittiğiniz her kasabada yüzlerce, her kentte binlerce masumun kanına girmeseydiniz, ırzına geçmeseydiniz...
Keşke cemaati içeriye sokup kapılarını zincirlediğiniz camilere koyduğunuz bombaları patlatmaya kalkmasaydınız...
Keşke zalim kralınızın zalim askerleri olmayı reddedebilseydiniz...
★★★
Biliyor musunuz; büyük dedelerimizin ölü Yunan kardeşleri...
Biz bugün "bayram" yapıyoruz!
ünkü yaşadığımız toprakları sizin işgalinizden kurtarışımızın yıldönümü bugün...
Burada kaldığınız üç yılda her şeye el koydunuz, herkese söz geçirdiniz... Padişahı yandaşınız, Osmanlı kabinesini suç ortağınız bile yaptınız.
Ama tek bir kişiyi unuttunuz...
Gazi Mustafa Kemal Paşa...
Onu ciddiye almadınız!
Sustu, sustu, sizin en zayıf anınızı bekledi...
Tam "Artık Anadolu bizimdir" dediğiniz anda...
Afyon'da...
98 bin 670 piyade ve 5 bin 282 atlıyla daldı karargahınızın tam ortasına...
Siz 195 bin kişiydiniz... Sadece savaşın çıktığı meydandaki askerlerinizin sayısı 130 bindi...
Bin 300 de atlınız vardı.
Öyle çaresiz yakalandınız ki Mustafa Kemal'in askerlerine; 3 bin 152 hafif, 1.002 ağır makinalı silahınız hiçbir işe yaramadı. 344 topunuz, 50 uçağınız, 3 bin 818 motorize aracınız sustu, kaldı.
★★★
Sizinle savaşanların ise pek bir şeyi yoktu. Sadece uçaklarının sayısını vereyim yeter; 10...
10 uçakla, 839 ağır makinalı tüfekle yendiler sizi...
Silahları yoktu ama namusları vardı.