Enerjinin Kilit Noktası: Hürmüz

Trump'ın İran'da zenginleştirilmiş uranyum hedefine kara hazırlığı yapması savaşı sonlandırabilir mi, yoksa ABD'yi daha derin bir çıkmaza mı sürükleyecek?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, İran-ABD savaşında Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanmasının küresel enerji ve ekonomiyi sarsmaya başladığını, ancak Trump'ın asıl hedefinin uranyum rezervlerine yönelik kara operasyonu olduğunu iddia ediyor. Yazara göre ABD hedeflerine ulaşamadığı gibi, bu hesap hatası zaten göz göre göre maliyetlere dönüşmeye başlamış durumda. ABD ordusunun İran direnişini kıramadığı ve yıpratma savaşında başarısız olacağı öngörüsüne dayanarak, Trump'ın bu savaştan başarıyla çıkabileceğini pek mümkün görmüyor.

İran ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD)/İsrail Savaşı başladıktan hemen sonra küresel tüm aktörlerin gözü, İran'ın güney kıyısında bulunan stratejik bir nokta olan Hürmüz Boğazı'na çevrildi. Küresel aktörler, "İran Hürmüz'ü kapatacak mı" telaşına kapıldı. İran ise yaşanan bu süreci dikkatle okuyarak, satranç oyuncularının çok iyi bildiği "tehdit icrasından daha kuvvetlidir" stratejisiyle hareket ederek Hürmüz'de düşmanlarını zora sokacak adımlar atmaya başladı.

Tahran, resmî olarak Hürmüz Boğazı'nı kapatmadı. Fakat ABD saldırılarının bölgeyi kaotik hale getirdiği gerekçesiyle Hürmüz'ü "güvensiz bölge" ilan etti.

Devrim Muhafızları deniz güçleri ve İran donanması, bölgeye geçmeye çalışan tankerlerin kahir ekseriyetini telsiz uyarılarıyla durduruyor. İran'a karşı ABD-İsrail cephesinde yer almayan çok az sayıda geminin geçişine izin veriliyor.

Böylece Hürmüz resmî olarak kapatılmasa da fiilen neredeyse kapandığı için boğazdan geçiş, Mart ayında Şubat ayına nazaran %97 azalmış durumda. Boğazın her iki tarafında 700'den fazla tanker demirlemiş durumda ve geçiş izni bekliyor.

Hürmüz'ün Stratejik Önemi Ne

İran ve Umman arasında bulunan Hürmüz Boğazı, petrol hazinesi olarak bilinen Basra Körfezi'ni küresel sulara bağlayan tek geçiş noktasıdır.

Nitekim savaştan önce boğazdan günde yaklaşık 20 milyon varil petrol ve petrol ürünü geçmekteydi. Bu ise dünyada deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık %30'unu, küresel petrol tüketiminin ise %20'sini karşılıyordu.

Başta Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) kaynaklı sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) arzının yaklaşık %20-30'u da bu boğazdan geçiyordu.

Şimdi petrol ve doğalgaz taşımacılığı neredeyse durma noktasına geldi. Üstelik bu durum küresel enerji fiyatlarını beklenmedik şekilde artırdı. Son 2 ayda petrol fiyatları varil başına neredeyse 50 dolar yükseldi. Bu ise Körfez ülkeleriyle ticaret yapan Japonya, Güney Kore, Çin gibi devletlerin ekonomilerini ilk etapta, küresel ekonomik dengeleri ise dolaylı olarak olumsuz etkiliyor.

Petrol fiyatlarının artışı, küresel ölçekte üretim ve nakliye maliyetlerini de artırıyor. Her ne kadar Avrupa ve ABD ilk etapta zarar görmüyormuş gibi zannedilse de tüm bu olumsuzluklar onların da tedarik zincirini olumsuz yönde etkiledi.

ABD'nin "Hürmüz" Planı: