Ahbap soruşturmasına ilişkin medyada yer alan ifadelere baktım.
Hesaplarını kullandıranlar da, para verenler de "Türkiye'nin en güvenilir insanı bildik, güvendik" diyor...
Doğru, yanlış; herkes kendini kurtarma peşinde.
Haluk Levent dahil...
***
Üç kadının durumu daha özel:
Nurdan Eriş, İsviçre'de kendi işini kurmuş bir iş kadını...
İfadesinde özetle, "Haluk Levent'le 2016'da İsviçre'de tanıştık, 2018'de orada evlendik. Bana çok duygu sömürüsü yaptı, beni kullandı. Peşimde tefeciler var, mafya var dedi. Şirketimi sattım ona para verdim. Kendimi salak hissediyorum. Boşanma kararı aldım" dedi.
Sevda Kurt da ABD'de kendi işini kurmuş bir iş kadını...
İfadesi özetle şöyle: "Bağış yaptım. Varlıklı olduğumu anlayınca her gün aradı, yemeğe, konserlere davet etti. 'Borçları ödersem evleneceğiz, çocuk yapacağız' dedi. İsteği üzerine tanımadığım kişilere havale yaptım, nakit dolar verdim. Evli olduğunu nezarette öğrendim. Evlilik hayallerim çalındı, bana borçları var, mağdurum."
Ece Güner, uluslararası iş hukuku alanında tanınmış bir avukatlık şirketi sahibi...
İfadesinde, hastalık, boşanma gibi zor durumlardan geçerken tanıştığı Haluk Levent'in bu kırılganlığından yararlandığını söyledi, özetle şöyle dedi: "Ahpab'a bağış yaptım. Haluk Levent geldi, borç istedi. Halk kahramanı görüyorduk, kabul ettim. Bana bir yıl kan ağlattı, mağdurum. Bu kişi korkunç bir dolandırıcıdır, borç için bin tane hikaye anlatıyordu. Milyonlarca Türk vatandaşını kandırdı."
***
Ve Haluk Levent'in avukatının tüm ifadelere karşı yaptığı savunma:
"Zenginler zenginlere para göndermiş. Dolandırıldık diyen kişiler savunma sanayiine mal veren kişiler, dolandırılmaları mümkün değil."

4