Yazar, Türkiye'nin İngiltere, İspanya ve İtalya ile son dönemde geliştirdiği savunma sanayi ve teknoloji ortaklıklarını, sadece ticari anlaşmalardan öte ABD'den stratejik özerklik kazanma ve Avrupa güvenlik mimarisinde güçlü rol alma hedefi olarak yorumluyor. Bu gelişmeleri tarihsel mirasa sahip devletlerin ortak güvenlik kaygıları ve bölünme tehditleriyle açıklıyor; ancak İsrail meselesi çözülmediği sürece bu senaryonun tamamlanmayacağını öne sürüyor. Peki bu ortaklıklar gerçekten ABD'ye karşı bir blok oluşturmaktan mı, yoksa Batı içinde işbölümünü yeniden tanımlamaktan mı ibaret?
Son üç günde Londra'dan gelen iki haber dikkat çekici:
22 Nisan Çarşamba günü, İngiltere Gelir ve Gümrük İdaresi (HMRC), Borsa İstanbul'u New York ve Londra borsalarıyla aynı yasal statüye 'Tanınmış Borsa/ Recognised Stock Exchange' statüsüne aldı.
Anlamı: İngiliz yatırımcılar, BİST'te yatırım yaptığında İngiltere'de vergi avantajına sahip olacaklar. Bu, küresel fonlar için de 'yatırım tavsiyesi' niteliğinde.
23 Nisan Perşembe günü de, İngiltere ile Türkiye arasında 'Stratejik Ortaklık Çerçeve Belgesi' imzalandı.
Anlamı: İki ülke, savunma, ticaret, teknoloji ve enerji gibi stratejik alanlarda iş birliğini derinleştirecek. Ortadoğu'nun istikrarı ve küresel güvenlik meselelerinde ortak hareket edecekler. Serbest Ticaret Anlaşması güncellemesi 2026'nın ikinci yarısına yetişecek. STA, Türkiye'nin istediği tarım sektörü ile birlikte dijital ticaret, finansal teknolojiler ve yapay zeka alanlarını da kapsayacak.
***Borsa kararı, 'hemen' sonuç verecek bir karar ve küresel fonlara işaret fişeği olacak.
Stratejik ortaklığı güçlendiren anlaşma ise daha çok orta vadede sonuç verecek ama özellikle savunma ve teknoloji alanlarında kısa vadede görünür olacak. Anlaşmanın da başta Avrupa olmak üzere küresel ölçekte 'güven' etkisi var.
***Bu iki gelişmeyi tek başına okumak yetmez.
Ekim 2025 sonunda, Türkiye ve İngiltere, Eurofighter Typhoon savaş uçağı, ekipman ve mühimmat alımı için 8 milyar sterlinlik sözleşme imzaladı.
Ocak 2026 başında, iki ülkenin Ekonomik ve Ticari Ortaklık Komitesi (JETCO) Eylem Planı ile ikili ticaret hacmini 40 milyar dolar hedefine ulaştırmak için somut adımlar planlandı.
Nisan sonunda, Eurofighter Typhoon savaş uçaklarının bakım ve işletilmesine yönelik lojistik destek mutabakatı imzalandı.
***Türkiye ile İngiltere arasındaki bu gelişmeler sadece 'bağların güçlendirilmesi' değil 'daha üst düzey bir gelecek stratejisi' anlamına geliyor.
Savunma sanayi işbirliği daha merkezi bir konum almış görünüyor. Bu da Türkiye'nin 'Avrupa güvenlik mimarisinde güçlü bir rol alma' hedefini destekliyor.
***Bunu da tek başına okumayalım...
Türkiye, son bir yıl içinde İspanya ve İtalya ile de çok güçlü stratejik ortaklıklar başlattı.
Türkiye, tarihinde 'ilk' kez bir savaş uçağı (Hürjet) üretti ve ilk kez bu uçağı bir NATO ve AB üyesi ülkeye, İspanya'ya sattı. Bu sadece bir satış değil, aynı zamanda savunma ve teknoloji işbirliği olarak 'stratejik' anlama sahip.
Türkiye de, ikinci uçak gemisi projesi (TCG Trakya) için İspanyol Navantia şirketi ile tasarım ve teknoloji transferi odaklı işbirliğine gitti.
İtalya ile de bir başka 'ilk' olarak, Türk özel savunma şirketi Baykar üzerinden yeni bir stratejik ortaklık düzeyine geçildi.
2025'te Baykar, İtalya'nın köklü havacılık şirketlerinden Piaggio Aerospace'i satın aldı ve Avrupa'da üretim ve tasarım altyapısına sahip oldu. Ardından, İtalyan savunma devi Leonardo ile eşit ortaklıkla LBA Sysetms'i kurarak Avrupalı bir savunma grubuna dönüştü. Baykar halen, İtalya'ya uçak gemileri için SİHA üretimi yapıyor.
Ayrıca, İtalyan savunma şirketleri, denizcilik alanında da farklı Türk şirketleri ile hibrit deniz araçlarının İtalya'da ortak üretimi için stratejik ortaklıklar kurdu.
Devletler nezdinde de, Bilim, Sanayi ve Yatırım anlaşmaları imzalandı ve yüksek teknoloji alanlarında yeni bir dönem başlatıldı.
***İngiltere, İspanya ve İtalya ile savunma sanayi merkezli ama karşılıklı teknoloji transferini de kapsayan daha 'derin' bir stratejik seviyeye işaret ediyor.
Zira sadece Türkiye için değil, bu ülkeler için de ABD'den stratejik özerklik anlamına geliyor.
Avrupa'nın iki büyük ve AB'nin kurucu ülkeleri Fransa ve Almanya şimdilik biraz mesafeli ama farklı gerekçelerle...
Almanya ile ilişkiler henüz 'normalleşme' sürecinde.
Fransa ise Türkiye'yi Doğu Akdeniz ve Afrika'da 'rakip' olarak görüyor. 4 ülkenin mirası ve mirasçı liderlik

2