Başlığın sıralamasını değiştirerek size bir tablo anlatayım:
Ermenistan'da 7 Haziran'da yapılan genel seçimlerini yüzde 49,81'le Başbakan Nikol Paşinyan'ın liderliğindeki Sivil Sözleşme Partisi kazandı.
Bu oran 2021'deki yüzde 54'lük başarının altında görünse de, Paşinyan'a parlamentoda yüzde 60'lık (105 sandalyenin 64'ü) bir çoğunluk kazandırdı. En yakın rakibi, Rusya yanlısı Samvel Karapetyan yüzde 23,29 oy alabildi.***Seçime katılım oranı yaklaşık yüzde 59 olarak açıklandı. Düşük gibi görünse de, bu oran son 9 yılın en yüksek katılımı. Çünkü kayıtlı 2.5 milyon seçmenin yaklaşık 800 bini Rusya, Avrupa ve ABD'de yaşıyor; Ermenistan da yurt dışında elçiliklerde oy kullanımına izin vermiyor. Ayrıca uzun süredir yurt dışında yaşayan ancak Ermenistan'da adres kaydını sildirmeyen seçmenler de güncelleme yapılarak yurt dışı seçmen sayıldı. Böylece oy veren yaklaşık 1,5 milyon seçmen, aslında görünenden çok daha yüksek bir katılım oranını temsil ediyor.***Seçim kampanyasına Rusya-Batı ekseni ve Türkiye ile ilişkiler damgasını vurdu.
Paşinyan, kampanyasını AB ile güvenlik ve ekonomik bağları güçlendirmek, Azerbaycan ile nihai bir barış ve Türkiye ile sınırları açarak normalleşme dönemine girmek üzerine kurdu. Seçim sonunda "Ermeni halkı bölgesel refah ve iş birliğine oy verdi" dedi.
Rusya merkezli şirketleri bulunan ve 4,1 milyar dolarlık servetiyle Forbes listesine giren iş insanı Karapetyan ise Rusya ile geleneksel stratejik ortaklığa geri dönme vaadinde bulundu, aksi halde "Ukrayna durumuna düşme tehlikesi doğacağını" savundu. Paşinyan'ı Türkiye ve Azerbaycan'a taviz vermekle, resmi belgelerden Ağrı Dağı görselini kaldırmakla suçlamak ise muhalefetin ortak söylemi oldu.***Ermeni diasporasına ev sahipliği yapan Avrupa ve ABD medyasında ise Paşinyan'ın başarısı daha çok "Rusya'ya karşı Batı yanlısı seçim" olarak alkışlansa da, Türkiye ile ilişkilerin gelişmesi, Azerbaycan ile kalıcı barış, sınırların açılması ve ekonomik fırsatlar bakımından olumlu karşılandı.***Bir başka süreç de Irak'ta nisbeten sessiz sedasız devam ediyor.
Kerkük Vilayet Meclisi, 16 Nisan'da Irak Türkmen Cephesi Başkanı Mehmet Seman Ağa'yı Kerkük valisi olarak seçti. Bu Irak için ilk...
Aslında zaten valilik dönüşümlü olacaktı, ancak KYB'li (Talabani kanadı) valinin istifası üzerine erkene alındı. Yakın zamana kadar PKK ve uzantısı örgütlere yakınlığı nedeniyle Türkiye'nin tepkisini çeken KYB'nin bir süredir Türkiye ile ilişkilerde başlattığı tutum değişiminin bununla ilgisi var.
Irak merkezi yönetiminde de KYB'li Nizar Amidi, 11 Nisan'da cumhurbaşkanı seçilmişti.
11 Kasım 2025'teki seçimden sonra da hükümet çoğunluğu sağlanamamış, ancak cumhurbaşkanı seçilince görevi verdiği Ali ez-Zeydi, 14 Mayıs'ta hükümeti kurabilmişti. Ancak yeni hükümetin kabinesi hala eksik ve güçlü bir bakanlığa, beklentiye göre enerji veya planlama bakanlığına bir Türkmen'in getirilmesi bekleniyor.***Bu beklentinin güçlü bir dayanağı da var: Irak, Kalkınma Yolu projesi ve Kerkük-Ceyhan TANAP mantığıyla çalışacak Körfez'den petrol ve doğalgazı boru hatlarıyla Türkiye üzerinden Avrupa'ya ulaştırma projelerinin doğrudan Türkiye ile ilgisi/projelere doğrudan Türkiye'nin desteği ve ortaklığı var. Kerkük-Ceyhan hattı artık Körfez'e uzanacak ve bölgenin enerji kaynaklarını taşıyan bir küresel enerji koridoruna dönüşecek.***Ve en son gelişme, Irak ordu sözcüsünün, "ordu dışında silahlı grup kalmayacak" açıklaması...
Güvenlik konusunda Irak'ın daha önce attığı en önemli adım, Irak Ulusal Güvenlik Konseyi'nin PKK'yı 'yasaklı örgüt' ilan etmesiydi. Yeni açıklama, İran yanlısı yarı sivil yapılar ile kuzey Irak ve Sincar merkezli PKK eksenli örgütleri kapsasa da, zamanında İran destekli kurulan yine Şii motivasyonlu ama resmen ordu içinde sayılan Haşdi Şabi ve IKBY bölgesindeki Peşmerge'ye de "merkezi orduyla emir-komuta bağının güçlendirilmesi, ağır silahların merkezileştirilmesi" mesajı veriyor.***Suriye'de son iki yılda 'bir şeyler' oldu...
Türkiye'nin 'güvenlik sorunu'

13