Türkiye siyasetinde "Kraliçe'nin adamı" önemli bir tanımlamadır.
"İngiltere ile iyi ilişkileri önemseyen" anlamının ötesinde, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun tüm Avrupa için kullandığı "vassal" yani "hizmetinde olan" anlamında kullanılır.
Kraliçe'nin Kraliçe, İngiltere'nin İngiltere olduğu dönemlerden kalmadır.
Türk siyasetinde son yıllarda önemini yitirmiş olmakla birlikte kaybetmemiştir.***Ancak cinsel istismar, insan ve nüfuz ticareti hükümlüsü finansör Jeffrey Epstein belgeleri, Kraliçe'nin de, İngiltere'nin de ne kadar çıplak olduğunu gösterdi.
Epstein, Prens Andrew üzerinden Kraliyet Ailesi'nin, siyasi danışman Peter Mandelson üzerinden de İngiltere Hükümeti'nin içinden geçmiş.
Kraliçe denildiğinde ilk akla gelen '007 James Bond'un ilham kaynağı efsanevi İngiliz istihbaratı ve emperyalizmin süzülmüş hali -yine efsanevi- İngiliz Dış Politikası 'uyurken' olmuş bütün bunlar...***Öyle bir ağır geçmiş ki;
Hem müteveffa anne Kraliçe 2. Elizabeth hem de yerine geçen ağabeyi Kral 3. Charles, Andrew'yu kraliyet ailesinden 'kazıyarak' çıkartmak zorunda kaldılar.
Önce kraliyet görevlerinden, sonra aileden, ardından saraydan kovuldu; geçen hafta da evinde gözaltına alınıp sorgulandı.
Sadece çocuklara yönelik şeytani suçlardan değil, devlet görevinde 'ticaret elçisi iken çıkar amaçlı bilgi paylaştığı' suçlamasıyla...
Aslında 'eski Prens' hiçbir ithamda resmi olarak suçlanmadı, yargılanmadı, mahkum olmadı.
Ama Kraliyet 'aynaya baktı' ve bunları beklemeden 'kol kesti'...***Hükümetin durumu daha trajik.
İngiltere'nin Washington Büyükelçisi Lord Peter Mandelson'un apar topar görevden alınmasıyla ortaya çıktı ki;
Mandelson, İşçi Partisi'nin 'gölge beyni' gibiydi. Başbakan Tony Blair'in, Gordon Brown'ın ve son 2 yıldır Keir Starmer'in akıl hocasıydı.
Blair onu Avrupa Ticaret Komiseri, Brown 'Ticaret Bakanı' ve 'Lord' unvanı sahibi yapmıştı. Starmer de ABD Büyükelçisi olarak atamıştı.
2025 başında göreve başladığında, Epstein mahkum olmuş, hücresinde ölü bulunmuş, kendisinin de onunla ilişkileri ortaya çıkmıştı.
Buna rağmen 'en yüksek profilli diplomatik göreve' atanan ilk sivil olmayı başaracak kadar 'en ziyade müsamahaya mazhar' bir kişiydi.
Fakat 9 ay sonra, Eylül'de yayınlanan, "erkek eşi ile birlikte Epstein'den para aldığına" dair yeni belgeler, hükümeti onu görevden almaya zorladı.
Üniversiteler, akademik kurumlar ve yerel kurumlar verdikleri onur unvanlarını ve üyeliklerini iptal ettiler; İşçi Partisi'nden kovulmadan istifa etti; polis evinde ve diğer mülklerinde arama yaptı.
Başbakan Starmer hala, "ilişkisini biliyordum ama derinliğini bilmiyordum" diye kendini savunmaya çabalıyor.
Belki de buna mecbur hissediyor!***Zira Starmer'in başbakanlığını giden yolu açan Mandelson olabilir.
2015'te İşçi Partisi'nin liderliğine seçilen Jeremy Corbyn, birkaç ay içinde Sunday Time gazetesinde yayınlanan, benzeri 90'ların Türkiyesinde görülecek bir manşet haberle 'darbe' tehdidi almıştı: "Üst düzey muvazzaf bir generale göre, Corbyn'in iktidara gelme ihtimaline karşı silahlı kuvvetler doğrudan eyleme geçecek."
Corbyn'in liderliği 4 yıldan fazla sürdü. Bu sürede ülkeyi 5 muhafazakar başbakan (Cameron, May, Johnson, Truss, Sunak) yönetti. Ancak 2019'da, yıpranan muhafazakarlara karşı Corbyn de beklenen sonucu alamadı.
İstifa etti; yerine Starmer seçildi.
Onun ilk işi ise Corbyn'i

6