Bu bir "ben demiştim" yazısı değil.
Neler olup bittiğiyle ilgilenenlerin gözlemlediği gibi, savaşın bitmesi için savaşın gerçek tarafları, Avrupa ve Rusya'nın doğrudan görüşmesi gerekiyordu.
'Mecburen' başladılar.
***16 Aralık 2025 Salı günü, "AB artık kendisi için kaygılı" başlıklı yazımda, "AB'de Putin'i ilk kim arayacak" sorusunun altında analiz etmiştim bu mecburiyeti.
Rusya'nın Ukrayna'yı işgal girişiminin ardından sadece Fransa Cumhurbaşkanı Macron bir adım atmış, ancak sonuç alamayınca çekilmişti.
"Bakalım ilk adımı (yine) Macron mu atacak, Almanya Başbakanı Merz mi" diye sormuştum.
19 Haziran 2026 Cuma günü de, "ABD, Avrupa ile NATO nikahını tazeler mi" Başlığının altında, "AB, bir ara Fransa'nın denediği 'Rusya ile görüşme' için bu kez Almanya ve İngiltere'yi de ekleyerek 'üçlü görüşme' ayarlamayı tartışıyor. Rusya ise şimdilik 'tuzu kuru' görüntü veriyor" diye özetlemiştim son durumu.
***İlk doğrudan görüşme iki gün önce 26 Eylül'de BM zirvesi marjında New York'ta yapıldı.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Alman mevkidaşı Johann Wadephul ile BM Genel Merkezi'nde bir araya geldi.
Rusya Dışişleri Sözcüsü, "görüşmenin Alman tarafının girişimiyle gerçekleştirildiğini" açıkladı.
Sözcü, "Alman tarafının, görüşme öncesi basının kısıtlatmasını, gazetecilerin soru sormamasının garanti edilmesini, açılış konuşmalarının kaydedilmemesini, görüntülerin yayınlanmamasını" istediğini de ekledi.
Lavrov da 'ağırdan aldı', "İgi çekici mesajlar bekliyordum ama yeni bir şey duymadım" demekle yetindi.
***Anlaşılan Almanya, görüşmeyi BM marjına sokarak diplomatik düzeyini sıradanlaştırmak istemiş ama görüşmeyi yine de 'korka korka' yapmış.
Bunu gıcıklık olsun diye söylemiyorum, Wadephul görüşmeden sonra, "bazı mevkidaşlarımın isteği üzerine görüştüm" sözlerinden çıkarıyorum: "Avrupalılar, Rusya ile temasların tamamen ABD'ye bırakılmasını istemiyor. Yeniden doğrudan konuşmaya başlamanın gerekli olacağını söylediler. Bu nedenle bu görüşmeyi yaptım. Birçokları Lavrov ile görüştü ve görüşme talebi de bana o isimlerden geldi."
Savaşın bitmesine artık Avrupa'nın Ukrayna kadar, Rusya kadar ihtiyacı var.
Rusya hala 'tuzu kuru' görüntü veriyor ama Avrupa tarafı telaşlı.
***Wadephul, Rusya ile görüşme trafiği yürüten 'meslektaşlar'ı açıklamadı ama Almanya'nın güvenebileceği kadar önemli AB üyeleri olduklarını tahmin edebiliriz. Hatta, Boris Johnson sonrası Birleşik Krallık'tan da cesaret almış olması şaşırtıcı olmaz. Zira Londra, savaşların tarafı olmanın maliyetine katlanmak yerine arabulucu olmanın fırsatlarını yeniden keşfetmiş görünüyor. 14 Temmuz tarihli "Büyük devletlerin dış politikası iç politikadır" başlıklı yazıda, dönemin Dışişleri Bakanı Yvette Cooper'dan alıntıladığım yeni politika işaretleri bunu gösteriyordu.
Ve bunun tamamlayıcısı olarak, yeni başbakan Andy Burnham, devraldığı Rusya karşıtı mirasa uygun bir görüntü sergilese de, tepkileri göze alarak 2027'deki Manchester G20 Zirvesi'ne Rusya'yı ve kabul ederse Vladimir Putin'i davet edeceğini açıkladı. Hükümetin dış politika belgesinde (The Burnham Programme) "Kısa vadede Rusya'nın Ukrayna'daki saldırganlığına karşı tavizsiz ama uzun vadede Rusya'nın da dahil olduğu istikrarlı bir Avrupa güvenlik mimarisi" hedefi var.
***Dönelim başa...
2022'de savaş başladığında bugünlerde aklı başında herkesin anladığı şeyleri söyleyen ve muhataplarını zorlama pahasına çaba gösteren bir Avrupalı lider söyleyin ama adı Recep Tayyip Erdoğan olmasın!
Newsweek dergisine verdiği söyleşide dediği gibi: "Eğer o dönemde taraflar bizim arabuluculuğumuza ve barış formüllerimize sadık kalsalardı, bugün on binlerce insanın canını alan bu savaş bu kadar uzamaz ve yayılmazdı."
***Üstelik Erdoğan'ın tek işi o değildi. Arada diğer işlerini de gördü. Erdoğan o sırada Karabağ'ın işgalden kurtarılmasından sonra Azerbaycan-Ermenistan barışı için, Suriye'de meşru bir güvenliğin sağlanması için, Libya'da iç savaşın bitmesi ve tarafların barışması için 'de' çalışıyordu.
Bir gündemi de 2021 sonunda adı Türk Devletleri Teşkilatı olan örgütlenmenin vizyonuydu.
Bunların arasında Rusya-Ukrayna savaşında İstanbul Anlaşması'nı oluşturdu, bozdular. Ama tahıl koridorunu açmayı başardı.
Ardından diğer gündemlerini, AB ülkelerinin tepkilerine, ambargolarına rağmen yürüttü, Karabağ'da ateşkes 2023'te, Suriye'de yeni yönetim 2025'te, Libya'da tarafların ortak parlamento kurması 2026'da başarıldı.
Türk Devletleri Teşkilatı, önümüzdeki günlerde en büyük Ankara Zirvesi'ne hazırlanıyor.
Erdoğan'ın dediğini yapmadılar' ama "o, dediğini yaptı."

13