Almanya ile de yeni dönem olur mu

Almanya, son 10 yıldır Türkiye ile arayı çok açtı.

Berlin'den bakıldığında, Türkiye Almanya ile arayı açmış görünüyordur elbette.

İki durumda da sonuç değişmiyor, aramız açık...

Bu durumlarda yapılacak iki şey vardır, ya inceldiği yerden kopar ya da inceldiği yerler güçlendirilir, kopmaz.

Almanya-Türkiye ilişkileri kopacak veya koparılabilecek ilişkiler değil.

O halde inceldiği yerleri güçlendirmekten başka yol yok.

***

Almanya için hedefleri olduğunu saklamayan AB'nin Şansölyesi Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'e bakılırsa, "Avrupa kıtası Rusya, Türkiye veya Çin'in etkisine girmemeli"... (Nisan 2026 konuşması)

Von der Leyen'in sözcülüğünü yaptığı kanat, Avrupa kimliği ve AB organizasyonu, NATO ve üye ülkelerin statüleri, Rusya ve Çin'in coğrafi, politik ve ekonomik anlamları konusunda tutarsızlar.

Neyin ne olduğu konusunda 'yönetici akıl' için olmazsa olmaz bilinç düzeyinde değiller.

Veya bilinçli olarak o düzeyden uzak duruyorlar!

O yüzden, von der Leyen'in yapmak zorunda kaldığı gibi, "Türkiye'nin kim olduğuna" dair aklı başında tepkiler geldiğinde "aslında öyle demek istemedim" açıklamasına düşüyorlar.

***

Von der Leyen'in bu sözüyle 'neyi hedeflediği'ni en iyi Almanlar anladı.

Alman medyasından şu tepkiyi okudum: "Von der Leyen, kendi iç siyaseti için AB'deki konumunu kullanmamalı."

Neyse ki Almanya hükümetinde değil, şimdilik...

***

Almanya hükümetleri, en azından son iki hükümet, Türkiye ile ilişkileri yeniden değerlendirme sürecinde.

Ama bu pek planlı yürümüyor.

Mecbur kaldıkları bazı adımları atıyor ve onu gerekçelendirmeye çalışıyorlar.

Ama o kadar çok 'laf' biriktirdiler ki, her gerekçelendirme yeni çelişkilere sebep oluyor.

Bu da bir aşama...

'AROG' filmindeki bir sahnede denildiği gibi, "zamanla oturacak"...

***

Şimdi, 18 Mayıs'ta Berlin'de Türkiye-Almanya Stratejik Diyalog Mekanizması toplantısı var.

Toplantının olağanüstülüğü yok.

Ama olağan toplantıların, yeni durumların gerektirdiği yeni ilişkiler için zemin oluşturma fırsatı sunmak gibi bir özelliği de var.

Son iki hükümetin Türkiye'ye yönelik örtülü-açık ambargoları kaldırdığına, Türkiye'nin istediği Eurofighter Tayfun savaş uçakları için onay verdiğine işaret etmiştim.

Şimdi yeni adımlar konuşulacak.

İki NATO müttefiki, artık ambargoların kaldırılmasından 'ortak savunma projelerine' geçiş yapacaklar.

NATO dışında en iyi iki ticari ortak olarak, ticaret hacmini 50 milyar doların altından alıp 60 milyar doların üstüne çıkarabilecek alanları, projeleri ve yatırımları konuşacaklar.