Hakeme ne desem boş

Gençlerbirliği çok koşan genç oyuncularıyla çok başarılı futbol oynayan bir takım. Modern futboldan örnekler verdiler, kutluyorum. Trabzonspor ikinci yarıya daha coşkulu girdi. Gençlerbirliği bu coşkuyu kalabalık savunma ile önledi, hızlı geçişle golü buldu. Yenilen golden sonra Fatih Tekke'den doğru hamleler geldi. O alışık olduğumuz kanatlardan yüksek ortaları göremediğimiz gecede nihayet kornerden gelen yüksek topla beraberliği yakaladı. Trabzonspor çok zorlandığı maçı tecrübesiyle kazanmayı bildi. MHK Başkanı çullulara çulsuzlara takılı kalıp aklı sıra subliminal mesajlarla uğraşacağına işine, evrensel atama prensiplerine odaklansa ve de hakemlerin performanslarını takip etse Ali Yılmaz'ın son 2 maçında ki formsuzluğunu görür bu maça atamazdı! Ama bunu görmek için liyakat lazım.

Ali Yılmaz o kadar basit temaslara uydurma fauller çaldı, oyuncularla o kadar çok saha içinde muhabbet yaptı ki oyunu ve tempoyu kesen kendisi oldu. 52'de Nwakeme'nin aleyhine çaldığı faul sonrası oyuncular gülmeye başladılar. Oyunun gerildiği anlarda hakemin kapasitesini çözen oyuncular kararları kendileri vermeye birbirlerini itip kakmaya oyunu çirkinleştirmeye başladılar. 90'da Bouchouari ile Furkan mücadelesinde hakem sarı kartını çıkardı herkes önceden sarısı olan Bouchouari'ye gösterecek diye beklerken çünkü oyuncuyu işaret etti yerden kalkmasını bekledi. Oyuncular etrafını sardı mobing yaptılar, kart Furkan'a döndü! Hakemlik burada bitti. Demek ki kapasitesi bu kadarmış. Üzüldüm! Maçta 33 faul çaldı yarısı faul değil. Hakem için ne söylesem boş...