Gazze'de açlık bir silaha dönüştü
Mustafa Ceylan
Gazze'de yaşananlar artık sadece bir abluka değil, topyekûn bir yok etme planının parçası.
Ve bu planın merkezinde İsrail var; destekçisi, hamisi, suskun ortağı ise ABD.
2 Mart'tan bu yana insani yardımın girişine izin verilmedi.
Evet, tam iki aydan uzun süredir, 2,4 milyon insan açlığa terk edildi.
Çocuklar, bebekler, yaşlılar, kadınlar...
Kimse bu kuşatmadan muaf değil.
Artık Gazze'de kıtlığın ileri aşaması yaşanıyor; bu sadece bir uyarı değil, bir insanlık suçu.
İsrail yönetimi, Gazze'yi tam anlamıyla nefessiz bırakmış durumda.
Sınır kapılarını kapalı tutuyor, yardım konvoylarını engelliyor, fırınların çalışmasını bile istemiyor.
Açlık, burada bir tesadüf değil; organize, sistematik ve bilinçli bir saldırı yöntemi.
Bu, modern dünyanın gözü önünde gerçekleşen bir vahşet.
Gazze'de her gün açlıktan ölen çocukların sesi, bombaların gürültüsünde kayboluyor.
Birleşmiş Milletler'in son verileri içler acısı: 6-24 aylık bebeklerin 92'si temel besinlerden yoksun.
Bir düşünün; emekleyen, konuşmayı daha öğrenmemiş bebekler, açlıktan kıvranıyor.
Bu tablo karşısında hâlâ susan, tarafsız kalmaya çalışan bir "uluslararası toplum" var.
Ama unutmayın, susmak burada tarafsız kalmak değildir, suç ortaklığıdır.
ABD ise bu suç ortaklığının baş aktörü.
Her türlü uluslararası hukuku ayaklar altına alan İsrail'e milyarlarca dolarlık askeri destek sağlayan bir ülke, artık "barış" ve "insan hakları" gibi kavramları ağzına almamalı.

4