Trump'ın (kendine) operasyonu!

ABD'nin 28 Şubat'ta İran'a saldırısıyla başlayan savaş ikinci ayını doldurdu.

Hava operasyonları savaşı, ateşkes kararının ardından demeçlerle devam ediyor!

Trump "ateşkes" ilan etse de "atışkes" ilan etmedi!

Dünya Trump'ın yaptığı bir açıklamanın ne anlama geldiğini çözmeye çalışırken tam tersi bir açıklama ile karşılaşılıyor.

Trump'a göre İran'ın durumu şu:

- Ne olur barış yapalım diye yalvarıyor!

- ok kötü durumdayım, öldüm bittim diyor!

- Bir yolunu bul, Hürmüz'ü aç diye feryat ediyor!

Trump bunları söylerken İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Putin'le Petersburg'da görüşüyor. Putin şunları söylüyor:

- Büyük bir direniş gösteriyorsunuz.

- Rusya sonuna kadar sizinle beraberdir!

***

Savaşın ikinci ayı ilginç bir suikast girişimi ile geldi.

Trump'ın Beyaz Saray gazetecileri için verdiği yemek sırasında Cole Allen isimli 31 yaşındaki bir kişi salona daldı, ateş etti!

Böyle yemeklerin verildiği otellerde genellikle başka müşteri bulunmasına izin verilmez. Verilse bile kimliği sıkı güvenlik çemberinden geçirilir!

Allen, "Şu Trump'a bir suikast girişiminde bulunup geleyim" demiş, almış silahı mermiyi otele dalmış!

Eğer bu tablo bir güvenlik zaafı ise çok vahim!

Kontrollü bir senaryo ise daha da vahim!

İki olasılıktan da vahimi şu:

İşin içinde İsrail parmağı mı var

Son iddiayı güçlendiren saldırganın daha önce üzeride İsrail Savunma Bakanlığı armalı tişörtle fotoğrafının olması!

Eğer bu şaşırtma amaçlı ise ayrıca vahim! Demek ki ABD'deki güç içinde güç odakları farklı mesajlar vermek istedi.

Yoksa İsrail şöyle de demiş olabilir mi:

- Ya benim dediklerimi aynen uygular, İran'ı dümdüz etmek için saldırı talimatını verirsin ya da biz başka talimatlar veririz!

Bu da vahim üstü vahim!

Yazı çok vahimli oldu ama öngörülemezliklerin ortasında görünenler bunlar!

Trump'a seçim öncesi yapılan suikast girişiminde de şu cümle kayıtlardaki yerini almıştı: