Bugün Mustafa Kemal Atatürk'ün NUTUK'un son sayfalarını seslendirişinin 99. yıldönümü. 15 Ekim 1927'de çıktığı Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünden 20 Ekim arşamba günü akşam saatlerinde indi. Günde yaklaşık 6 saat tarihe not düşen Atatürk, öngörüsünü burada da gösterdi, sonraki yıllarda kimsenin tarihi çarpıtmasına izin vermeyecek şekilde, kendi deyişiyle "halkına hesap verdi".
1927 yılı haziran ayı sonundan ekim başına dek üç ay boyunca bilgilerle, belgelerle tamamlayarak konuşmasını hazırlayan Atatürk sadece tarih yapan değil, aynı zamanda tarihi bizzat yazan lider.
Geleneksel bir söylem; Atatürk ve silah arkadaşları Cumhuriyeti kurdu, diye başlar. NUTUK bu gözle okunduğunda şöyle demek de mümkün:
Atatürk pek çok silah arkadaşına rağmen Cumhuriyeti kurdu!
***
NUTUK her zaman güncelliğini koruyan bir eser. Bugün yıldönümünde ayrıca dile getirmemizin nedeni, Türkiye'nin güncel sorunlarına bir nebze Atatürk'ün baktığı gibi bakmaya çalışmak.
NUTUK şöyle başlıyor:
"19 Mayıs 1919 günü Samsun'a çıktım. Durum..."
O gün ülkenin dış işgalden iç çöküşe kadar ne halde olduğu anlattıktan sonra kurtuluş ve kuruluş için başlattığı mücadeleyi ilmik ilmik anlatıyor. NUTUK'tan çıkarılacak t-onlarca dersten biri şu:
Asıl olan sorunun büyüklüğü değil, onu aşma iradesinin büyüklüğüdür!
Bugün Türkiye'nin sorunları karşısında yurttaşın karamsarlık içinde olduğu görüyoruz. Böyle bir ortamda mücadeleyi seçenler için en büyük lüks de budur; karamsarlık!
Durum şu:
Vatandaş fonuna kadar soyuldu! Fon vurgununun önceki finans krizlerinden çok farklı boyutlar var. Vurgunu yapanların devletin içinden yardım ve destek aldığı kesin. Vurguna devlet gücünü kullananların da katıldığı kesin. Vurgunun anlık değil, sistematik olarak yapıldığı ve giderek boyutunun yükseltildiği kesin. Vurguna sadece bir kesimin değil, ilgili bütün tarafların gücü ve yetkisi ölçüsünde katıldığı kesin. Binlerce küçük yatırımcının vurguna uğradığı kesin.
Kesin olmayan tek şey var:
Bu vurgunun hesabı sorulacak mı
İktidar muhalefete karşı yargıyı, kendisi için sargıyı tercih ediyor! Bütün derdi, zarar görenleri bir nebze sarıp sarmayıp tepkisizlik yaratmak!
En acı olanı, fon vurgunu gerçeğini ortaya çıkarmak için çaba harcayan gazetecileri ödüllendirmek yerine cezalandırmak!
Türkiye'nin en çok izlenen haber kanalı Halk TV'ye kayyum atanması ülke tarihinin en olağanüstü günlerinde bile görülmemiş bir uygulama.

22