Millet aklı!

İktidar partisinin 25. yılı "kutlamaları" hem memleketin geldiği noktayı özetledi hem de Erdoğan'ın ana hedefinin ne olduğu bir kez daha ortaya çıktı!

Kurulduktan 15 ay sonra iktidara gelen AKP'nin 25. yılına iki haber damgasını vurdu:

-AKP'ye katılanlar!

-Süleymancılara yönelik operasyonlar!

Yıldönümünde AKP'nin Türkiye'ye kattıklarından çok AKP'ye katılanlar konuşuldu!

3 milletvekili ve 7 belediye başkanına rozet takıldı. AKP yöntemini buldu, amaca giden yolları kullanıp önümüzdeki hafta 10 başkana daha rozet takabilir. Ancak her kesimden 10 kişi bulup rozet takamaz!

Soruyoruz:

-10 işçi emeklisi bulup "Bu iktidar döneminde durumunuz iyileşti" söylemiyle rozet takabilirler mi

-10 asgari ücretli bulup, "Alım gücümüz günden güne artıyor, emekli olunca bir ev bir araba alacağım" dedirtip rozet takabilirler mi

-10 genç bulup, "Geleceğimi arıyordum, bu ülkede buldum. Geleceğe güvenle bakıyorum" demesini sağlayıp rozet takabilirler mi

Örnekleri kesip vurgulayalım:

Yapamazlar!

Bu bağlamda iktidarın milletle bağı kopmuştur!

***

Başta ekonomi olmak üzere hemen her alandaki sorunları çözmek yerine kullanmayı tercih eden ve bunun algısını "ustaca" yöneten bir iktidar var. Yoksa 5 yılda enflasyon hedefini 17 kez değiştirip her seferinde bunu "bağımsız" Merkez Bankası aracılığıyla kamuoyuna duyurmak nasıl başarılabilir

Bir ülkede ekonomik kriz 8 yıl sürüyorsa bu başarısızlık değil, tercihtir! Böyle bir "tercih" varken millete şunu söylüyorlar:

-50 yıl sonrasını planladık!

Sormak gerekir:

50 gün sonrasını görüyor musunuz ki 50 yıl sonrasından söz ediyorsunuz

Bir yanıyla ekonominin bir başka yanıyla toplumsal huzurun sorunu haline gelen "karapara aklama" merkezli haberleri okurken aklımıza şu soru takılıyor:

-2008'den bu yana 8 kez "mali barış" adı altında düzenleme yapıldı. Süre dolunca uzatıldı. Son uzatma haziran ayındaydı. Buna göre iktidar, kaynağı ne olursa olsun, miktarı ne kadar olursa olsun, cinsi TL, Dolar, Avro fark etmez neyin varsa getir, sisteme sok, diyor. Böyle bir ülkede karaparanın lafı mı olur

Yine bir ucu ekonomiye dayanan bir başka gündem şu:

Süleymancılar operasyonu!

15 Temmuz 2016'daki süreçten sonra bu köşede dile getirdiğimiz gerçeklerden biri şuydu:

-Böyle giderse FETÖ gider SETÖ gelir, o da gider METÖ gelir!

Ne yazık ki bu gerçekliği yaşıyoruz!

Süleymancılar operasyonunda dikkatimiz çeken pek çok unsurdan ikisi şu:

-Şafak baskını görüntüleri, ters kelepçeli çekimler yok!

-Operasyonun çerçevesi özenle daraltılıp bunun dışına çıkılmayacağı vurgulanıyor!

Altını çizelim; usul bakımından olması gereken bu! Ancak buna sadece burada uyuldu!