Kışlalı ve gençlik!

Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı'nın 27. ölüm yıldönümü Avrupa'yı saran gençlik hareketlerinin yükseldiği günlere denk geldi.

21 Ekim 1999'da evinin önündeki aracına konan bomba sonucu alçakça katledilen Kışlalı'nın başta siyaset bilimi ve Atatürkçülük olmak üzere pek çok kitabının yanında gençlik hareketlerine ilişkin ayrı bir çalışması var.

Kışlalı, Gençlik Ayaklanmaları başlığıyla kitaplaştırdığı bu eserinde Fransa'daki ve Türkiye'deki 68 hareketinden yola çıktı. Gençlerin gelecek kaygısını ciddiye almak gerektiğini, bunun sadece gençler açısından değil ülkenin geleceği açısından da elzem olduğunu vurguladı.

Kışlalı, Türkiye'de de gençlerin sesini her türlü yöntemi deneyerek duyurmaya çalıştığı o günlerde üniversite yönetimine şu öneride bulundu:

"Gençleri susturmaya çalışmak çözüm değildir. Gelin tam tersini yapalım, üniversite yönetimine gençlerden de bir temsilci alalım!"

***

Kışlalı İstanbul Kabataş Lisesi'nde yatılı okuduktan sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni bitirdi. Yüksek lisansı Paris Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde yaptı. Doktora hocası dünyaca ünlü siyaset sosyolojisi uzmanı Prof. Maurice Duverger'di.

Duverger, "Halksız Demokrasi" başlıklı eserinde şu saptamaya yer vermişti:

"Yönetimler otoriter eğilimlere yöneldikçe, siyasi partiler zayıfladıkça halktan kopmaya başlar. Mustafa Kemal, halktan kopmayı değil, halkçılığı hedeflemiştir."

Duverger, Türkiye'yi ve Atatürk'ü incelemiş, bilimsel çalışmalarının konusu yapmıştı. Kışlalı da küresel bakan, ülkesel düşünen bir bilim insanı olarak Türkiye'ye döndüğünde siyaset bilimiyle siyasal mücadeleyi harmanladı. Böylece Ecevit'in kadrosunda en üretken kişilerden oldu.

Fransa'da Fransızlaşmadı bir Fransızı Türk yaptı. Paris'te âşık olduğu Nicole'le çok güzel günler geçirdiler. Doktorasını başarıyla tamamlayıp Türkiye'ye dönecekti. Aşkları ne olacaktı Kışlalı çalışmalarını Türkiye'de sürdürmek istiyordu. Bunu Nicole de biliyordu. Güzel bir tatil dönüşü, Sein Nehri kıyısında Kışlalı'ya şöyle haykırdı:

"Benimle evlenmezsen seni öldürürüm!"

Kışlalı sevinçle karşılık verdi:

"Türkiye'de bunu genellikle erkekler söyler!"

Nicole Türkiye'de kendisine bir ad seçti:

Nilgün!

Sevgili Nilgün Hanım'ın davetiyle, Kışlalı ailesinin sofrasına biz de birkaç kez oturduk. Şiir gibi, şarkı söyler gibi Türkçe konuşurdu!

Kışlalı'nın giyim kuşam titizliğini de şöyle özetlemek mümkün:

Ütüsüz pantolonla bahçe sulamazdı!

***

Kışlalı'nın cenaze töreninde herkes gözyaşlarına boğuldu. En çok da öğrencileri!

Derslerinde bütün düşünceler dile getirilirdi. Kışlalı herkesi saygıyla dinler, konuşma sırası kendisine geldiğinde çok net ifadelerle yanıt verirdi.