Kime niyet kime kısmet

ABD-İsrail'in İran'a yönelik başlattığı hava saldırıları, sözcüğün tam anlamıyla havada kaldı. Şimdi nasıl yere indireceklerini düşünüyorlar.

Atalarımızın binlerce yıllık deneyimlerinden süzülüp gelen sözler vardır. Ders alınabilirse her biri ötekinden öğreticidir.

Savaşta gelinen noktaya bakınca insanın aklına o sözlerden birkaçı art arda geliyor. Pek çoğu da etrafımızdaki coğrafyada şekillenmiş.

Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak var!

Dimyat, Mısır'da Nil Irmağı'nın deltasında kurulu bereketli mi bereketli bir kent. Suyun toprakla dansı böyle olur. O berekete hayran kalmıştım.

Şapa oturmak var!

Şap, özellikle Kızıldeniz'de, suyun bir metre kadar altında oluşan kimyasal kütle. Osmanlı, gemileri şapın üzerine oturup kalınca bundan ders çıkarmış!

Basra harap olduktan sonra... Bu deyim de iş işten geçtikten sonra Hürmüz Boğazı'nın hemen üstündeki Basra'da karşınıza çıkar!

***

Kime niyet kime kısmet diyelim, buradan devam edelim.

ABD'nin hedefi İran'daki rejimi değiştirmek, en azından "ehlileştirmekti"! Eğer en üst düzeydekileri ortadan kaldırırsa gerisi kolaydı.

Başardı! Başta dini lider Hamaney olmak üzere 40'tan fazla devlet yöneticisi öldürdü.

Ne oldu

Yerlerine daha radikalleri geldi. İran'daki rejim değişikliği için halkın daha fazla sokağa döküleceğini düşündü. Zaten bu konuda bir altyapı var. 47 yıllık zaman diliminde defalarca muhalif hareket olmuştu, giderek de yükseliyordu.

Bunu da başardı ama...

Halk İran yerine ABD'de sokağa döküldü. Amerikalıların istemi Trump'ın İran hayaline benziyordu:

"Kral istemiyoruz!"

Savaşta bir hedef de şuydu:

İran kendi içinde bölünecekti.

Bütünlük bozulacaktı. Beraberinde ABD'nin istemlerine boyun eğen bir yönetim, yani manda oluşacaktı.

Başardı ama...

İran değil NATO bölündü! Şimdi Trump NATO için "çöp" diyor, hatta tiksindiğini söylüyor! Avrupa da kendi içinde ikiye hatta daha fazla parçaya bölündü:

Trump'a doğrudan karşı çıkanlar, gizli karşı çıkanlar, yanındaymış gibi görünüp başarısızlığını bekleyenler. İran, dünyada zaten yalnızdı, daha da yalnızlaşacaktı. Arkasında varmış gibi görünen güçler de çekilecekti.