Hükümdar yol vermezse eşkıya kervan basamaz!

Başlık Sadi-i Şirazi'nin sekiz yüz yıl önceki t-onlarca özlü sözünden biri. Bu sözü ne yazık ki güncel gelişmeler için de sık kullanır olduk.

16 Eylül'de gizlenemez hale gelen fon vurgununun patlamasının üzerinden üç hafta geçti. Hâlâ bir Fatma Betül Sayan Kaya (FBSK) kadar yol alınabildi.

Atılan kimi adımların da hem ucu belli değil hem yasal dayanağı net değil.

Fonda zarara uğrayanlara bir milyon liraya kadar ödeme yapılacağı duyuruldu. Ne zaman yapılacağı duyurulmadı.

Haksız kazanç elde edenlerin TMSF'de açılan hesaba para yatırabileceği duyuruldu. Bunun hangi yasa maddesine dayalı yapıldığı belli değil. Belirsizliği gidermek için başsavcılık açıklama yaptı. Bunun kabul gören bir durum olacağı belirtildi. Yürürlükteki yasaya göre haksız kazancın iki katını yatırması gerekiyor, yapılan duyuruya göre "Ne kadar götürdünüzse götürdünüz ne kadar getirebilirseniz getirin, dikkate alacağız"!

***

Mali piyasalarla ilgili uzman bir Cumhuriyet okuru 16 Temmuz 2026 tarihli, 33311 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kısa bir Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) yönetmelik değişikliğini gönderdi. "Yatırımcı Tazmin Merkezi Yönetmeliğinde Değişiklik" başlıklı kararda can alıcı cümle şu:

"YTM'nin malvarlığı, amacı dışında kullanılamaz, teminat gösterilemez, kamu alacakları için olsa dahi haczedilemez, iflas masasına dahil edilemez ve üzerine ihtiyati tedbir konamaz."

Temel uğraşı finans sistemi olan, bu alanda sorumluluklar da üstlenmiş bir profesöre yukarıdaki değişikliği sorduk. Şu yanıtı verdi:

"Kendi içinde basit bir düzenleme gibi duruyor ama tarih kritik. Temmuz ayına kadar biz de 'dev bir meteor geliyor. Önlem alın, çarpmasın' diye çok uyardık. Dinleyen olmadı. Temmuzdan sonra artık uyarmayı bıraktım. Neden mi ünkü meteorun çarpması kesinleşmişti!"

Bir başka uzmanın görüşü de şu yönde oldu:

"Ayrıntılar bir yana, bu belge her şeyin göz göre göre olduğunun kanıtı şeklinde göründü bana..."

Bu belge bağlamında vurgulamak istediğimiz şu:

Henüz bulmacanın bütün parçaları tamamlandı. TMSF'den İMKB'ye SPK'den MASAK'a pek çok kurumda sorumlu noktada olanlar zamanında ne yaptı sorusu da hâlâ çengelli. Bu kurumlarla iktidarın yayın organları arasındaki gerilim bu çengelin hayli çatallı olduğunu gösteriyor. Belki de uzak olmayan bir gelecekte bağıra bağıra gelen vurgun öncesinde çok susturucu kullanıldığı ortaya çıkacak!