'Başkanımızı çaldılar!'

CHP'li belediye başkanlarına karşı 'kuşatma' iddiası ile tutukluluğun hukuki geçerliliği sorgulanıyor, ama seçilmiş yetkililere yönelik soruşturmalar tamamen siyasi motivasyonlu mu?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, son bir hafta içinde CHP belediye başkanlarına yönelik birbirini takip eden soruşturma ve tutuklama kararlarını koordineli bir 'kuşatma' olarak nitelendiriyor. Tutuklu yakınlarının serbest bırakılması ve daha sonra tekrar gözaltına alınmasını hukuki meşruiyeti sorgulanacak uygulamalar olarak gösteriyor. Ancak siyasi muhalefet tutukluluğu meşru görmeyi reddederken, bu olayların gerçekten sistematik bir baskı olup olmadığı yoksa adli süreci siyasileştirmek mi söz konusu?

Geçen hafta sonu Bursa Kitap Fuarı'ndaydık. "Bursa Nutkundan Bugüne" başlıklı konferansta konuştuk. Bugün ve yarın da İzmir Kitap Fuarı'nda olacağız. Cumhuriyet ve Bilgi yayınevlerinin standında okurlarla buluşacağız. Kitap, son kullanma tarihi olmayan, şarj istemeyen, insanın istediği an ulaşabileceği, aynı anda geçmişi de geleceği de içinde barındırabilen, insanlığın en büyük buluşu.

Bursa Kitap Fuarı'nda doğal olarak en çok Mustafa Bozbey'i konuştuk. Dört dönem Nilüfer Belediye başkanlığından sonra 31 Mart 2024'te Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nı kazanan Bozbey'in insanların neredeyse bütün gereksinimlerine yanıt vermeye çalışan bir başkan olduğuna tanığız. Gerek Nilüfer gerekse büyükşehir döneminde kültür alanında yaptıkları Bursa'nın sınırları dışında da ses getirdi.

19 Nisan Pazar günü fuara çocuğuyla gelen bir okur, "Size bir kitap armağan etmek istiyorum" dedi. Bozbey'in önsözüyle, Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin kültür hizmeti olarak basılmış bir Nâzım Hikmet kitabı. Özenle seçilmiş fotoğraflardan dakikalarca kendimi alamadım.

Fuarın dışındaki park alanında dolaşırken "Kent Lokantası" tabelası dikkatimi çekti. Bozbey, "Afiyet olsun" diyordu. Bir süre tabeladan gözlerimi alamadım. Bu hizmetin mucidi tutuklu, Bursa'daki uygulayıcısı tutuklu!

Bunlar "önemli" suçlar!

***

Sadece bu haftanın başından sonuna yaşananları alt alta koyunca bile CHP'ye yönelik olağanüstü bir kuşatma, daraltılıp genişletilen bir mengene olduğunu görüyoruz. Satırbaşlarını sıralayalım:

- Haftanın başında altı belediye başkanını içine alan Aziz İhsan Aktaş davasına adını veren, 704 yıl hapis istemiyle tutuksuz yargılanan kişinin banka hesapları serbest bırakıldı. Aynı gün bu dava duruşmalarının devamı başladı.

- Haftanın ortasında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'la ilgili soruşturma izni verildiverilmedi kılıcı yeniden gitgele başladı. Uşak'ta ikinci dalga geldi, Eşme ilçesi başka bir operasyon olarak devam etti.

- Haftanın ikinci yarısı Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel'in tutukluluğu, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar'ın serbest bırakılmasına karıştı. Adıgüzel'in yoksullar için çıkardığı yardım kartlarına yapı-ruhsat bedellerine ilişkin iddialar karıştı. Aydar aylardır soruyordu: "1.5 milyon liralık alacağın karşılığı olarak 20-25 milyon liralık villanın verildiği iddia ediliyor. Bunun neresinde mantık var" Aydar'ı dün arayıp geçmiş olsun dileyelim dedik, tutuklu Seyhan Belediye Başkanı