21 Mayıs butlan kararından sonra genel durumu şöyle özetlemiştik:
Türkiye sadece doğal depremler değil, aynı zamanda siyasal depremler ülkesidir! Ciddi bir kırılma ve karılma döneminin içindeyiz!
Cemil Tugay'ın AKP rozeti takma mecburiyetiyle karşı karşıya kalması bu kırılma içinde bir başka fay hattını oluşturuyor.
Bir hafta içinde 4 belediye başkanı, 1 belediye başkanvekili tutuklandı, 1 belediye başkanı rozetlendi. 2 belediyeye de operasyon düzenlendi. Dün Tugay'ın AKP Genel Merkezi'ne girdiği saatlerde polis de eşme Belediyesi'ne giriyordu. Başkan yardımcısının gözaltına alınmasının siyasal yorumunun şu olduğu konuşuluyor:
"eşme Belediye Başkanı Lâl Denizli de AKP'ye geçmeye zorlanıyor. Yardımcısına operasyon bir sinyal; ya rozet ya kelepçe!"
Önümüzdeki günlerde Tugay'a şöyle bir görev verildiği konuşuluyor:
"Olabildiğince çok başkan getir!"
Şimdiden toto oynanmaya başlanmış bile!
***
Tugay 2-3 aylık sessizlikte AKP dersini iyi çalışmış. Bu elbiseyi giymek için hayli prova yapmış. Konuşması fena sayılmayacak bir icazet alma seviyesindeydi. Daha önceki AKP değerlendirmeleriyle yan yana konduğunda siyasal tarihimizin keskin dönüşler cildinde yer alır.
"İzmir'i çok seviyorum" nakaratı bu dönüşü örtecek nitelikte değil. İzmir böyle bir sevgiyi kusar.
Geçen hafta Sosyal Demokrasi Derneği'nden ve Atatürkçü Düşünce Derneği'nden (ADD) istifa etti. Demek ki AKP'ye girmek için ADD'den istifa etmek gerekiyor! Daha önemlisi kendisi ADD istifasının bu kadar çok tepki göreceğini öngöremediğini söyledi. Bu kadarını öngöremediyse bundan sonra yaşayacaklarını da öngöremiyor demektir.
Bunun yanında bir haber daha paylaşalım; Tugay, doktor. Plastik cerrah. Meslektaşlarının WhatsApp grubundan atılmış. Gruptakiler kendisine aylardır soruyormuş:
- AKP'ye geçeceğin söyleniyor, doğru mu
Yanıt veriyormuş:
- Nereden çıkarıyorsunuz Deli misiniz Asla böyle bir şey olamaz!
Hipokrat yemini diye bir şey var! Hiç değilse meslektaşlarına yalan söylemeseydi!
Meslektaşları gruptan atarken bir isim armağan etmişler:
Elastik cerrah!
Benzetmede kusur olmaz, rüşvet alan kadar veren de sorumludur derler!
İşin bir de AKP boyutu var. AKP daha 2010'lu yıllarda yerel seçimlerdeki süper başarıyı şöyle tanımlardı:
- İzmir, Antalya, ankaya'dan ikisini alırsak başarı tamamdır!

13