Mustafa Balbay

Cumhuriyet

Süreç yeni başlıyor!

Kritik haftalardan bir hafta daha başladı. 21 Kasım Cuma günü Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun AKP, MHP ve DEM Parti oylarıyla İmralı'ya gidip Öcalan'la görüşme kararı alması iklimi değiştirdi. Ya da sürecin kamuoyuna açıklanmayan bir boyutunu daha gün ışığına çıkardı. Komisyonun tam adını anımsatmamızın nedeni şu: Bu ada uyg

CHP milleti dinledi...

Son birkaç gündür uzun süredir konuşamadığımız, Anadolu'nun pek çok yerinden eski-meyen dostların sesini duyduk. Tümünde ortak kaygı şuydu: - CHP aklıselimle hareket etmeli. Meclis'teki komisyona katılması anlatılabilir ama İmralı'ya gidiş anlatılamaz. - Sorunların çözüm yeri Meclis'tir. Ancak Meclis, heyet halinde böyle bir ziyareti yapmaz, yapama

İşi İmralı'ya sürdüler!

Kamuoyunda "Terörsüz Türkiye" diye bilinen komisyonun tam adı şöyle: Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu! 17 toplantıdan sonra gelinen nokta bu kavramlar üzerinden ikilemlerin ortaya çıktığı bir tablo oldu! Milli dayanışma demek önceliği ortak paydalara verip adım adım bu duyguyu güçlendirmek demektir! Erdoğan'ın dünkü konuşması dayan

Erdoğan'la Bahçeli'nin Öcalan sorunu!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin dün partisinin grup toplantısındaki konuşması bir süredir kulislerde dalgalanan pek çok olasılığın doğruluk payını arttırdı. Bahçeli, İmralı'ya Öcalan'la görüşmeye kimse gitmeyecekse yanına üç arkadaş alıp kendisinin gideceğini söyledi. Partisinin milletvekillerinden izin istedi. Bahçeli ile Erdoğan en son 12 Ka

Akdeniz'de ABD kuşatması!

Güney yelpazemizde birbirinden farklıymış gibi seyreden gelişmeleri birleştirince ortaya Türkiye'nin etrafını saran bir yay çıkıyor. Kuzeydoğumuzdan aşağı inip güneybatımıza doğru kuş-ku bakışı şöyle görünüyor: Azerbaycan, İsrail'le ilişkilerini stratejik düzeye çıkardı, alçalmadan ilerliyor. Trump'ın geçen ağustos ayında devreye girmesiyle ABD'd

İddianamenin satırları!

Satır sözcüğünün ikinci anlamı şu: "Et kesmeye, kemik kırmaya yarayan, büyük, ağır ve enli, kendinden saplı bir tür bıçak." 3900 sayfalık iddianameyi kısa sürede satır satır okumak olanaksız ama her sayfada birkaç satır olduğu için bölümler halinde okumak da genele ilişkin ipucu veriyor. Bu, vücuttan bir tüp kan alıp genel durumla ilgili veri elde

AKP'nin bitmeyen Atatürk zikzakları!

Bir 10 Kasım'da daha Mustafa Kemal Atatürk'ün unutulmaz, unutturulamaz olduğunu yaşadık. Bir 10 Kasım'ı daha AKP'nin bitmek bilmeyen Atatürk zikzaklarıyla geçirdik! Önce sıcak bir kulis bilgisi verelim. AKP'nin bu 10 Kasım'da Atatürk'ü genel başkan düzeyinde anması, kendi ölçeklerinde içerikli bir konuşma yapması rastlantısal değil. Bir başka deyiş

Bana her şey Ergenekon'u hatırlatıyor!

Dün sabah iktidar medyasının haber vermesiyle gündeme düşen İmamoğlu iddianamesi saat 15.00 sıralarında kamuoyuna ulaştı. Bu aşamadan sonra belirlenen mahkeme 15 gün iddianameyi inceleyecek, kabulünden sonra yargılama sürecine geçilecek. 3 bin 741 sayfalık iddianameyi birkaç saatte okumak elbette mümkün değil. Nasıl ki usul esasın kapısıysa, üslup

45. yıl...

7 Kasım 1980 Cuma günü. Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde günün sonuna yaklaşıyoruz. Hocamız Prof. Dr. Şadan Gökovalı dersin ortasında bir duyuru yaptı: "Arkadaşlar Gazete İzmir diye yeni bir gazete yayına başladı. Orada çalışmak isteyen dersten sonra yanıma gelsin." Son sınıf öğrencileriyiz. Derste 20-25 kişi kadarız. Ortalarda oturuyorum.

Hukuksuzluk Tayfun'u!

1293 gündür hapiste olan Tayfun Kahraman'la ilgili Anayasa Mahkemesi'yle İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi arasındaki asimetrik çatışma Türkiye'nin hukuksuzlukta geldiği noktanın yeni bir ivmesi oldu. Bundan kötüsü olmaz, demek de mümkün değil. Bu düzen içinde olur! Tayfun'un sözlük anlamı kısaca şu: Dünyanın en olağanüstü hava olaylarından biri! Bi