Trajedi mi, komedi mi

Keşke, böyle bir günde güzel bir tabloyu ortaya çıkaran fırça darbelerine katkımız olsaydı. Keşke sadece A Milli Takımımız'ın Kosova'dan alacağı galibiyeti konuşabilsek, "mutluluk" tablosu yaratabilseydik.

Ama bugün 31 Mart ya... UEFA ya da ulusal lisans alması gereken kulüplerin başvurusunun son günü... Parasına hükmü geçen kulüpler için de, cezasını ödeyip, 7 gün geç başvurma süre olanağı var.

Türk futbolunun hiç başlamayan tiyatrosunda, yeni bir oyun daha sahnelenmek üzere... Bunun türünü trajedi olarak mı saymalı, komedi mi

Oysa 2025-26 sezonunun, geçen temmuz ayının son gününde kesinleşmesi gereken lisansların durumu, tam 8 aylık rötarın ardından 27 Mart'ta açıklandı. Kağıt üzerinde birer kuraldan ibaret görünen bu durum, adalet terazisine dokunan "gizli bir el" ile aşağıya çekildi. Kimse de rahatsız olmadı. İşini doğru yapan kulüpler bile...

Kim bundan faydalandı Süper Lig için söylüyorum; Konya, Antalya, Kayseri, Karagümrük, Kocaeli ve Gençlerbirliği... Bakar mısınız şu takımlara Bunlardan üç puan silmiş olsanız, küme düşme hattında dengeler değişirdi. Yarın bu "üç puan"lar marifetiyle kümede kalsalar, sorumlular hesabını verebilecek mi Kimine baba şefkatiyle omuz atanlar, diğerlerini kırbaçladıktan sonra adaletin anlamı kalmıyor.

"Futbol bir oyun" doğru... "Ayak oyunu" olduğu da bir başka yüzü... Ama iş "tiyatro"ya evrildiğinde ona dur diyebilecek delikanlıları beklemek de boynumuzun borcu...

Yoksa Kosova'yı yenmişiz, Dünya Kupası'na gitmişiz ya da Allah korusun tam tersi olduğunda, sorumluları ipe dizmişiz ne fayda...

Türk futbolu, palyatif tedavi içerisinde... Bunu görmeyenler, görmek istemeyenler, gün gelecek, bugün eksi 60 puan ceza alan Adana Demirspor gibi onlarca kulüp sıraya dizildiğinde ne yapacaklar merak ediyorum.

Cevabı, puan cetvellerinde değil, vicdanın derinliklerinde aramak gerekir. Yoksa ne A Milli Takımımız'da ne de Montella'da...

İmajın bedeli
Futbolun mali tablosunda "arkadan dolanmayı" seven kulüpler için icat edilen "imaj hakkı", bizim takımlarımız için de can simidi olmuştu.

Fakat son dönemde iş o kadar abartılı hal aldı ki, UEFA'nın işe el attığı ortaya çıktı. Avrupa futbolunun patronunun, Kerem Aktürkoğlu için inceleme başlattığı, Fenerbahçe'nin cezadan kurtulamayacağı dilden dile dolaşırken, şimdi de Icardi'nin imaj hakkı ortaya çıktı.

Futbolcu, sözleşme dışında gerçekleşen bu durum için -doğal olarak- ihtarname çekti. Yasal haklarını koruma adına hukuksal yolları takip etmesini garipsemedik de, Galatasaray Genel Sekreteri Eray Yazgan'ın bunu, "bahşiş parası" olarak tanımlaması sanki biraz abartılı oldu.