Şinanay yavrum şinanay

Dört büyüğün maçlarında hakem kararları, küfürlü tezahüratlar ve isim hakkı sorunları bir anda patladı—peki Türk futbolu adalet ve düzen arasında seçim yapmak zorunda mı?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, haftalık dört büyük maçlarının sonuçlarından ziyade saha dışı sorunlara odaklanıyor: hakem kararlarındaki tutarsızlık, RTÜK ilke kararlarına rağmen küfürlü tezahüratların yayınlanması ve stadyum isim hakkı sorunlarını eleştiriyor. Türk futbolunun çıkmazının adalet değil, sistematik olarak işleyen hukuksuzlukta mı yattığını soruyor.

Altı üstü bir lig diyeceğim ama bu hafta ligin altı ile üstünü ilgilendiren öylesine maçlar sahnedeydi ki... Hele dört büyüğün taksimatındaki iki kapışma vardı ki, vay vay vay...
Galatasaray kazansa lig biterdi. Berabere kalsa, Trabzon biterdi. Fenerbahçe ile Beşiktaş arasındaki mücadeleden beraberlik çıksa Kadıköylü ikinciliği bile kaybedebilirdi.
"-di" diyoruz, bunların dışındaki iki sonuç çıktı. Cim-Bom yakalandı, Trabzonspor ile Fenerbahçe potada yerini aldı.
Bu karşılaşmaların sonuçları için çok şey yazıldı, çok şey de konuşulacak. Biz iyisi mi, herkesin aksine saha dışına bakalım.
Haydi "gidelum" Trabzon'a!
Dev maçtan 2-3 gün önce, Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, Uğurcan Çakır'dan girip, Nhaga'dan çıktı... Aradan aylar geçmiş, transfer çoktan bitmiş.
Son dönemde milli takım futbolcularıyla ortaya çıkan "karakter" meselesi, bir kez daha karşımıza geldi. Trabzonspor'un eski Başkanı ve bugünün Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu'nun söylediği, "En karakterli milli takım"ın baş kahramanları arasında oysa Uğurcan Çakır... Fırsatımız olsa da, Hacıosmanoğlu'ndan, Uğurcan'ın karakter tahlilini alabilsek...
Yetti mi, yetmedi tabi! "Şinanay, şinanay" diyerek-bilerek-isteyerek küfre çanak tutanlar karşısında neler olacak, Disiplin sevklerinde göreceğiz. Her maçta 3-5 blok için yazan-çizen temsilciler, bakalım bu karşılaşmadaki raporunda, tüm tribünlerin "çirkin ve kötü tezahürat"ını yazmış mıdır acaba Hem de; bu temsilcimiz, bizi Avrupa'da temsil eden isimlerin başındaysa...
Üstelik bu galiz küfürler, tam da RTÜK'ün ilke kararlarının çıktığı günün ertesinde, yayıncı kuruluş ekranlarında yer alırsa... RTÜK'ün ilke kararlarının 7. maddesini bir hatırlayalım:
"Küfürlü tezahüratlar ve sigara içen kişilerin görüntüleri ekrana yansıtılmayacaktır." NOKTA.
Aaaa... Bunları konuşup da, Galatasaraylı arkadaşların "saha olayları"ndan söz etmemek olur mu Abdülkerim Bardakcı'yı hakem görmüş ve cezalandırmış. İkinci sarıdan kırmızı... Başka var mı Yok. Abdülkerim tek başına mı bunları yaşadı Tabii ki değil... Ama onun dışında Trabzonspor'dan da sarı-kırmızılılardan da "dayılananlar" vardı.
Onları da raporlarda görmek isteriz ki, adil bir bakış açısı gerçekleşsin.
Şimdi, "Hakem sahada olduğu sürece temsilci ne yapsın" diyeceksiniz. O da doğru... VAR'ın olduğu maçta olaylar, bir kırmızıyla mı biterdi

******************

Şeytanın gör dediği
Fenerbahçe-Beşiktaş derbisinin yönetimi Yasin Kol'a teslim edildi. Burada yaptığı işin doğru olup olmadığına bakmayacağım. Bizim değerlendirmemiz, görevlendirmenin doğru olup olmadığı...