Ben İbrahim Hacıosmanoğlu'nu "cesur" zannederdim. Gidere gider yapacağını düşünürdüm. Ama o kolay yolu tercih etti, "devam" dedi.
Benim bildiğim Hacıosmanoğlu, "Siz kimsiniz" der, olağanüstü seçime gider, bir de adaylığını koyardı, yapmadı. "Çiğ yemedik ki karnımız ağrısın" diyerek, koltuğuna kazık çaktı.
Sanki 15 yöneticisi istifa eden, kurullarının delik deşik olan kendi değilmiş gibi, 22 Haziran 2027'yi görmeyi kafasına koymuş bir başkan var karşımızda...
Üstelik MHK bombasını en hafif hasarla savuşturdu. Anthony Taylor, can simidi oldu da yeni başkan aramaktan kurtuldu. Taylor'a itiraz eden oldu mu Olmadı. Ferhat Gündoğdu'nun ardından gelen ilk hafta atamaları bile birçok kişinin içine sindi. Hata yok muydu Vardı tabii... Ama yanlış yoktu!
"Kalan sağlar bizimdir" mantığı içerisinde, herkese gider yaptı. Mecnun Otyakmaz gittiyse, Fuat Göktaş var ya... Cin gibi hukukçu... Bitirim bir avukat olduğunu söylemişlerdi ama işinin ne kadar ehli olduğunu son süreçte cümle aleme gösterdi.
Fakat durun; şişman kadın daha sahneye çıkmadığına göre perde kapanmaz. Haziran ayında yapılacak olağan genel kurula kadar neler yaşanacak neler...
İlk büyük sınav, sanırım kanun değişikliği ve statü düzenlemesi için yapılacak genel kurul olacak. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı, 2 Ocak'ta doluyor. Bu süreçte ilk olarak Futbol Federasyonu Kanunu'nda bir takım değişiklikler gerekiyor. Kanunda sadece Tahkim kısmı mı değişir yoksa başka şeyler de olur mu bilemem. Bildiğim, ligin ikinci yarısıyla birlikte TFF Yönetimi'nin seçmediği, bağımsız bir Tahkim'in ortaya çıkacak olması...
İkincisi; naklen yayın ihalesi... Digiturk, "Ben yokum" der mi Ya da onlara rakip ciddi bir talip çıkar mı

14