Kupa tozlanır o korku kalır

Gençlerbirliği, ligin ilk maçında Fenerbahçe'yi 2-1 yendi, taraftarını sevindirdi...

Babasıyla beraber hevesle maç izlemeye giden küçük bir çocuğun üzerindeki Fenerbahçe forması, Gençlerbirliği tribününde olduğu için zorba bir Gençlerbirliği taraftarının tepkisiyle çıkarıldı.

*

Bu olay, başkentteki galibiyeti gölgede bıraktı. O zorbaya tepkiler çığ gibi büyüdü.

*



Evet, rakip takım tribününe deplasman takımı formasıyla girmek tehlikeli ve yanlış... Ama o bir çocuk...

*

Hangi kulüp sevdası, hangi renge duyulan bağlılık, polis kucağında korumaya alınan bir çocuğun gözündeki o korkuyu ve endişeyi haklı çıkarabilir

Haberin Devamı

*

O çocuğa tepki gösteren şahsın başka bir videosu daha düştü sosyal medyaya... O videoda Gençlerbirliği kültürünü, "Nezaket, edep, terbiye, vicdan, saygı, saygınlık" diye tanımlıyor aynı kişi.

*

Bu edebiyatı yapan şahıs, tribünde küçük bir çocuğun giydiği formaya ise tahammül gösteremiyor. Kendisini sakinleştirmek isteyenleri de dinlemiyor.

*


Eryaman'da o gün çıkarılan şey sadece bir takım forması değildi, bir çocuğun spora olan sevgisi, saflığı ve tribünlere duyduğu güvendi...
*

Bir kişinin yaptığı bu stadyum kabadayılığı, tabii ki tüm Gençlerbirliği camiasına da mal edilemez. Nitekim Gençlerbirliği, kendine yakışanı yaptı, "Bu saygısızlık yalnızca minik bir Fenerbahçe taraftarına değil, 103 yıllık Gençlerbirliği tarihine yapılmıştır" açıklamasıyla küçük çocuğu, tuttuğu takımın formasıyla en kısa sürede tesislerinde ağırlamak istediklerini de belirtti.

*

Yarın, galibiyetler, şampiyonluklar unutulur, kupalar tozlanır ama o gün o çocuğun kalbine yerleştirilen korku kolay kolay silinmez. Küçük bir çocuğa küçük de olsa bir saygı gösterilmezse hangi takımı tutarsanız tutun hep kaybetmeye devam edersiniz...

*

Haberin Devamı

Bir çocuğun masumiyetini bir kumaş parçası ile sınamak, ona düşman muamelesi yapmak taraftarlık değildir. Gençlerbirliği camiasının bu zihniyeti tribünlerinden uzak tutması şarttır. İlhan Cavcav'ın mirasına yakışan bu olacaktır...

MUZDA 80'LER ENDİŞESİVE BAŞKENT DİPLOMASİSİ



MERSİN Anamur... Akdeniz'in göz bebeği... Türkiye'de muz üretiminin en çok yapıldığı yerlerden... Muzdan ekmek kazanan üreticiler ise bugünlerde dertliler.

*

Anamur Muz Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Salim Erdem ve Anamur-Bozyazı Ziraat Odası Meclis Üyesi Mehmet Düzün, geçen hafta Ankara'daydılar. AK Parti milletvekilleri ve yetkililerle görüştüler sıkıntıları anlattılar, çözüm önerilerini paylaştılar.

*

Haberin Devamı

Dertli üreticiler, başkente geldiklerinde bize de uğradılar.

*

Paylaştıkları mevcut tablo şöyle...

-Devlet desteği ve üretim patlaması: Yüzde 145.8'lik gümrük vergisi koruması ve 2 yıl ödemesiz, düşük faizli süspansiyonlu krediler... 2000'de sadece 30 bin ton olan yerli muz üretimi, Akdenizli çiftçinin seferberliğiyle 2023'te 35 kat artarak 1 milyon tonun üzerine çıkmış. Türkiye, muzda ithalata bağımlı olmaktan çıkıp kendi kendine yeten bir ülke konumuna ulaşmış.

-Geriye dönüş ve üretimin düşüşü: Yüzde 145.8 olan gümrük vergisinin yüzde 7'ye düşürülmesi dengeleri altüst etmiş. Endişeye kapılan üreticinin alternatif ürünlere yönelmesiyle 2023'te 1 milyon tonu aşan rekolte, 2025 sonunda 860 bin tona gerilemiş. 2026 ise üretici için daha zor olmuş. Kilogram maliyeti 42 TL olan yerli muz, pazarda 8 ila 25 TL arasında alıcı bulabiliyormuş.

Haberin Devamı

-Tarih tekerrür eder mi: 1980'li yılların sonunda gümrük vergileri sıfırlanınca yerli üreticinin rekabet edemeyip seralarını söktüğünü hatırlatan üreticiler, iç piyasada rekabet kalmayınca, ithal muz fiyatlarının 10-20 katına çıktığını, 90'larda vatandaşın muzu kiloyla değil, tane ile almak zorunda kaldığına dikkat çekiyor. Fiyatlar bu şekilde devam ederse Çukurova ve Akdeniz'deki üreticinin seraları sökerek üretimden tamamen çekilme noktasına gelmesinden endişe ediyorlar.

MUZ ÜRETİCİSİNİN 4 TALEBİ

Akdenizli muz üreticileri, üretimin devamlılığı için Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'dan bekledikleri acil adımları ise şöyle sıralıyor:
-Muz ithalatındaki gümrük vergisinin yeniden yüzde 145.8 seviyesine çıkarılması.
-İran, Irak ve Suriye'ye transit geçiş süsü verilerek iç piyasaya vergisiz sokulan kaçak muzlar için denetimlerin sıkılaştırılması.
-Market zincirlerine en az yüzde 70 yerli muz satma zorunluluğunun getirilmesi.