Geçen hafta Ankara Üniversitesi'ndeydim.
AnkaraÜniversitesiUygulamalı Bilimler Fakültesi Gayrimenkul Geliştirme ve Yönetimi Bölümü'nün lisans ve lisansüstü programları, Lisanslı Uzmanlar Kraliyet Kurumu (Royal Institution of Chartered Surveyors-RICS) tarafından aldığı yeniden akreditasyonla "Kıta Avrupa'sında En Çok Akredite Edilmiş Programa Sahip Üniversite" ünvanına sahip oldu.
*
AnkaraÜniversitesiRektör Yardımcısı ve Uygulamalı Bilimler Fakültesi Gayrimenkul Geliştirme ve Yönetimi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Harun Tanrıvermiş'in davetiyle bu başarı için düzenlenen belge takdim törenine katıldım.
*
Türkiye'nin en köklü yükseköğretim kurumlarından olan Ankara Üniversitesi, bu yıl 80'inci yaşını kutluyor ve "Devletin fikir mutfağı"olarak tanımlanıyor.
*
Haberin DevamıNecdet Ünüvar
Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar'ın törende yaptığı konuşmada verdiği rakamlar bu tanımın önemini de yansıtıyordu.
*
Türkiye'deki 81 validen 45'i Ankara Üniversitesi mezunu. Türkiye'nin 150 büyükelçisinden 60 tanesi Ankara Üniversitesi mezunu. Türkiye'deki kaymakamların yüzde 27'si Ankara Üniversitesi'nden.
*
Ankara Üniversitesi, valilerin, büyükelçilerin, kaymakamların yanı sıra devlet kademelerindeki bürokratların, üst düzey kamu yöneticilerinin, diplomatların, yargı mensuplarının, bilim insanlarının, doktorların, mühendislerin, sanatçıların, siyasetçilerin ve düşünce insanlarının da yolunun geçtiği bir bilim ocağı.
*
Bu nedenle Cumhuriyet'in yönetim kadrolarının yetiştiği bu köklü üniversiteden mezun olanların hem "Devletin fikir mutfağı" olarak tanımlanan Ankara Üniversitesi'ne hem de Cumhuriyet'in başkenti Ankara'ya vefa borçları var. Her halükârda Ankara adına bu borcu es geçmemek lazım. Herkesin elinden geldiğince, imkân ve şartlar dahilinde bu kente daha fazla sahip çıkması şart...
Haberin Devamı73 YIL ÖNCEKİ ULUS FOTOĞRAFI
BU fotoğrafı Prof. Dr. Erol Göka'nın paylaşımında gördüm.
*
Uçaktan çekilmiş olan 1953 tarihli karede Ulus Meydanı tepeden görünüyor.
*
Dikkatle inceledim.
*
19 Mayıs Stadı ve etrafındaki yeşilliğe defalarca baktım.
*
Başkentin 73 senede betona nasıl boğulduğunu düşünüp durdum.
*
Ulus, bu haliyle bile günümüze ulaşsaydı bambaşka bir havada olurdu. Açık hava müzesi gibi insanların görmek için akın ettiği bir lokasyona dönüşürdü.
*
Şimdi gittiğimizde tarihin içinde tam bir şehir kaosunu yaşıyoruz. Eski fotoğraflara bakınca, "O dönemin kent sakinleri ne kadar da şanslılarmış" diyoruz...
MESUT ÖZARSLAN'IN AK PARTİ'YE GEÇİŞİ

19