Yeni Parti Gerçekten Yeni Mi

Özgür Özel, 21 Temmuz 2026 Salı günü CHP Grup salonunda CHP Grup Başkanı olarak CHP'den ayrılarak Yeni Parti kuracaklarını açıkladı... 24 Temmuz 2026 Cuma günü ise 91 milletvekili CHP'den ayrılarak Yeni Parti'nin kurucusu oldu. Ancak Özel'in konuşması sanki CHP'den tam bir "kopuş" konuşması değil, "ayrılıyoruz ama kalbimiz burada" mesajı veren bir konuşmaydı...

Yeni Parti'nin ayrılacak milletvekilleri üzerinden kurulacağını, belediyelerin ve belediye başkanlarının CHP'de kalacağını söyledi... Özgür Özel muhtemelen; CHP'den ayrılmayacak ama Kemal Kılıçdaroğlu hizbinden de olmayanları karşısına almayacak şekilde ve onlara karşı "açık kapı stratejisi" izlemek istiyor. Çünkü Özel ve kurmayları, bu kitlenin kendi tahminlerin ötesinde bir gücü olduğunu gördüler; yani, CHP'de kalanlar sadece Kemal Kılıçdaroğlu taraftarlarından ibaret değil. Bu kitlenin Kılıçdaroğlu ve Özel-İmamoğlu hiziplerine katılmayan giderek büyüyen üçüncü yolcular ile Yeni Parti'nin gücünü görmek isteyen "bekle görcü"lerden oluştuğu söylenebilir.

Ayrılanlar kadar CHP'nin de bu kadar büyük kalması, CHP tartışmasının gidenler açısından da kolaylıkla bitmeyeceğinin bir göstergesi... Belediye başkanları da hizipler arası mücadelenin belediye meclislerine sıçramasından ve belediye meclislerinde çoğunluğu kaybetmekten korkuyor olabilirler. Diğer taraftan belediye başkanlarının üzerindeki hizip baskılarının başkanların başka partilere savrulduğu süreci daha da hızlandırmasından endişe ediliyor olabilir...

Her hâlükârda belediye başkanlarının CHP'den ayrılmıyor olması, Kılıçdaroğlu'nun CHP'si lehine Özgür Özel'in Yeni Parti'si aleyhine yorumlanacaktır. Bu yüzden de Özgür Özel ve Yeni Parti tarafı sayıca güçlü oldukları milletvekili sayısını kurucu yapıyor ve bunu vurguluyor...

YENİ PARTİ SÜRECİ

Özel-İmamoğlu hizbinin mahkemenin "tedbirli mutlak butlan' kararından önce Özgür Özel'in ifadeleriyle yeni parti kurma senaryolarını ve yedek parti kurma tedbirini hazırladıkları halde, yeni parti pratiğinin teoriye pek uymadığı anlaşılıyor. İmamoğlu ve Özel'in genel başkanlığı kazandıkları 4-5 Kasım 2023 sonrasında partiyi bir arada tutmak konusunda sergiledikleri kötü yönetimi ve hatta zaman zaman nobranlıkları CHP'nin bütünlük içinde yola devam etmesi imkanını zaten ortadan kaldırmıştı. Mahkemenin tedbirli mutlak butlan kararıyla yönetim değişikliği bu durumu derinleştirdi... Kemal Kılıçdaroğlu hizbi de bu süreci partinin bütünlüğü içinde çözmek yerine, bundan istifade ederek partiyi ele geçirmeyi tercih etti.

Üçüncü yolcu bir yerde duran CHP milletvekili Oğuz Kaan Salıcı'nın Yeni Parti ve CHP'den ayrılma sürecine ilişkin değerlendirmesi bu bakımdan dikkat çekicidir: "Cumhuriyet Halk Partisi'nde yaşananları doğru teşhis edelim. Olan biten, bölünmenin ötesine geçmiştir; dağılma emareleri görülmektedir... Dağılma emareleri dün değil, Özgür Özel genel başkanken başlamıştır. 4-5 Kasım Kurultayı'ndan önce yazdığım yazıda Özgür Özel'e bir soru sormuştum: 'Partiyi bir arada tutabilecek misin' Maalesef olmadı..."

Oğuz Kaan Salıcı ayrılma sürecinin köklerini son mahkeme kararında değil, Özgür Özel'in genel başkanlık döneminde ve içi fikren doldurulamamış değişimcilikte görüyor. Bu süreci bir bölünme değil "dağılma" olarak nitelendiriyor: "İşte bu yüzden bunun adı dağılmadır. Tehlike, bölünmenin ötesindedir. Bu dağılmayı sadece mutlak butlan kararına bağlamak gerçeği gizlemektir. Partide fikren altı doldurulamayan bir 'değişim' sonucunda merkezi otorite ve parti aidiyeti zayıflamış; bireysel pozisyonlar ön plana çıkmıştır."

Salıcı kendi ifadesiyle "dağılma süreci"ni Özel- İmamoğlu hizbinin planlamasının ve Kılıçdaroğlu'nun bu planla mücadele edememesiyle izah ediyor: "Ve bu ayrılık, çok önceden planlanmış bir senaryonun son perdesidir." Oğuz Kaan Salıcı bu şekilde iki hizbe de mesafe koyarak CHP içinde iki hizbe karşı devam edecek mücadelenin de işaretini vermiş oluyor. Üçüncü yolcuların bundan sonra sadece Kemal Kılıçdaroğlu yönetimiyle değil, partiyi dağılmanın eşiğine getiren ve bölen Özgür Özel-Ekrem İmamoğlu hizbiyle de polemik yapacağı şimdiden anlaşılıyor.

Yeni Parti ise daha başlangıçta sadece CHP'den ayrılacak milletvekilleriyle yola çıkmaya karar vererek kendi, "yeni" vasfına ve iddiasına büyük zarar verecek bir hata yaptı. Bundan sonra yapacağı her açılımda başka görüşten kişi ve görüşlerin CHP'den gelenlere göre ikinci sınıf olacağı bir kuruluş ve dizayn hatası yapmış oldular.