Malum, 19 Mart 2025 tarihinde ana muhalefet ve Türkiye'nin birinci partisi konumunda olan Cumhuriyet Halk Partisine yönelik Özgür Özel'in deyimiyle "AKP yargı kolları" tarafından bir operasyon başlatıldı...
İktidarın bu operasyonun asli amacı elbette Cumhuriyet Halk Partisini bir iç karışıklığa, kaosa ya da bölünmeye sürükleyerek iktidarı sandıkta değiştirme tehdidini ortadan kaldırmaktı.
AKP aslında bu operasyon ile iktidarın sandıkta seçimle değişebildiği demokratik sisteme ve 1950'den bu yana süren çok partili siyasal hayata savaş açmış bulunmaktadır.
Eğer bu savaşta iktidar başarılı olur ve Cumhuriyet Halk Partisini yeniden vesayet altına alarak yeni bir kontrollü muhalefet dönemi başlatırsa ülkemizde iktidarın özgür seçimler yolu ile vatandaşlar tarafından değiştirilebildiği çok partili siyasi yaşam sona erecektir.
ok partili yaşamın sona ermesi sonucunda memleket Rusya vb. ülkelerde uygulanan kontrollü muhalefetin bulunduğu, göstermelik seçimlerin yapıldığı ama iktidarın seçimler ile değişmesine izin verilmeyen gerçekte tek partili bir diktatörlüğe dönüşecektir.
İşte kayyum Kemal böyle bir operasyona piyon olmayı, koltuk hırsı ile gerçekte bir tek parti devleti kurmayı amaçlayan iktidar tarafından kullanılmayı kabul etmiş bulunmaktadır.
Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş ise sadece Cumhuriyet Halk Partisini değil Türk demokrasisi ve çok partili yaşamı savunmak için olağanüstü bir güç ile devletin tüm imkânlarını kullanan bugünkü ceberrut iktidara karşı savaşmaktadırlar.
Bende bu makale ile onların bu savaşına katkı sunmak güç vermek istedim.
Bunu nasıl mı yapacağım
Bakın iktidarın yargı kolları her yöntemi deneyerek Cumhuriyet Halk Partisini yönetilemez bir halde tutmaya oldukça kararlı görünüyor...
İktidarın işbirlikçisi kayyum Kemal de iktidarın yargı kolları ile işbirliği yapıp bu sürece katkı sağlamaktan hiç vazgeçmeyecekmiş gibi duruyor.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin böyle yönetsel bir krize sürüklendiği bu kadar vahim bir noktada muktedirlerin fırsatı değerlendirmek isteyeceğini ve bir baskın seçim yapmaları olasılığı olduğunu da hepimiz görüyoruz...
Bu noktada süreç böyle devam ederse Özgür Özel ve yoldaşlarının önünde ne yazık ki tek bir seçenek kalıyor o da: Yeni bir parti çatısı altında siyasi mücadeleye devam etmek ve seçimlere girmek.
Bu noktada birçok kişi; "aman bölünmeyelim, parçalanmayalım, mücadeleye Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında devam edelim, bölünürsek kaybederiz" Söylemi ile moral bozuyor, bu yolu tıkıyor, Özgür Özel ve yoldaşlarını bu korkunç hukuksuzluğa boyun eğmeye çağırıyor.
Peki, bu söylem ne kadar gerekçi, gerçekten de Cumhuriyet Halk Partisi bölünürse kaybedilir mi
Bırakın bu sorunun yanıtını ben vermeyeyim tarih versin..
Yakın tarihte Türk siyasi hayatında iki büyük bölünme gerçekleşmiştir, bunlar:
İlk bölünme Cumhuriyet Halk Partisi içerisindeki muhalif bir grup olan Celâl Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan tarafından gerçekleştirilmiş ve Cumhuriyet Halk Partisinden istifa eden bu kişilerce Demokrat Parti kurulmuştur.

16